Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

Türkiye
Kültür-Sanat 628 yazı 0 takipçi

"Haklısın" demeyi bilebilmek

Hayatın bazı anlarında iletişim hâlinde olduğunuz insanlarla çok basit konularda ufak şeyler için zaman zaman tartışmaya girersiniz.Özellikle pazartesi günleri iş yerlerinde, kahvehanelerde futbol muhabbeti hemen yerini alır. O haftaki sürpriz sonuçlar, takımların, futbolcuların durumu, hakem kararları gibi birçok konu uzun uzadıya anlatılır. İş öy

Balıkesir'de mahalle hayrı

Mahallemizde, geçtiğimiz günlerde (28 Nisan 2024 Pazar) bir hayır düzenlendi. 20 yılı aşkın bir süredir devam eden bu hayır artık geleneksel hâl aldı. Ecdadımız fethettikleri yerlerde cami, hastane, medrese, kervansaray, han, hamam, çeşme gibi müesseseler yapmış, okuyan talebeler, yolcular, muhtaç ve fakir kimselerin her türlü ihtiyaçlarını karşıla

Çok...

Çok mu gülüyoruz ya da çok mu ağlıyoruz Sinirlenince yıkıp döküyor muyuz veya çok mu boş veriyoruz Çok... Her duygumuz çok oluyor. Aşırılık, günümüz hastalığı. Fazla yemek, fazla konuşmak, fazla uyumak, duygularımızı fazla yaşamak. Kendimi bazen çok gülerken buluyorum bazen de çok ağlarken. Sebepler ise hep küçük ve dünyalık şeyler. Duyguların bile

Çanakkale Savaşlarında mart ve nisan ayı

Çanakkale Savaşları bir devrin battığı yerdir. İlk saldırı 3 Kasım 1914'te olmuştur. Mart ayına gelene kadar özellikle 19-25 Şubat tarihinde bombardımanlar olmuş ama bir sonuç elde edilememiştir. Bu süre zarfında İtilaf Devletleri Osmanlı'nın Boğaz'a döşediği mayınları büyük ölçüde temizlemiştir. Mart 1915'in ilk kahramanlığını Bigalı Mehmet Çavuş

"Benim kim olduğumu biliyor musun"

Bu sözü söyleyen kimse, gerçekten de kim olduğu bilinmeyen bir kimsedir. Genelde herhangi bir meziyeti, bir vasfı bir özelliği yoktur. Ama oldukça hodkâm oldukça nobran oldukça bencil bir kimsedir. Kendinden başkasını düşünmeyecek kadar, nefs-i emmare sahibidir.Bu sözü genellikle nerede ve kime karşı söylerlerKendisinin hakka hukuka kanuna kurala u

İyi anne baba mısınız

Her şeyden önce iyi anne-baba olmanın yolu ebeveynlerin iş birliği hâlinde ve istikrarlı davranmalarından geçer. Ebeveynlik eğitimi evlilik öncesine dayanır. Evlilik öncesi taraflar birbirlerini değerlendirirken çocukların anne babası olacaklarını da düşünmelidir."Ben bununla evlenmek istiyorum ama acaba ebeveynliği nasıl olur" diye tarafsız olarak

Hilmi...

Hilmi'nin en sevdiği renk kırmızı, en sevdiği hayvan aslan, en sevdiği meyve sık sık değişiyor.Kimden mi bahsediyorum Hilmi adında bir yavrucağızdan. Yavrular hep masum olur, günahsız melek olurlar zaten. Hilmi de öyle. Üzülse de kızsa da sevse de sevmese de hep masum.Bazen evin içini aydınlatan güneş olur, bazen yağmurlu bir gün gibi ıslak olur, y

Manzara

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde mutlu yaşayan, elindekiyle kanaat etmeyi bilen, sadece kendisini değil, çevresindeki diğer insanları da düşünen güzel insanlar varmış. Öyle iyiymiş ki bu insanlar, esnaf komşusu siftah yapamadıysa müşterisine dönüp "ben siftahımı yaptım, karşı komşudan al o da nasiplensin" diyecek kadar yüce gönüllüymüş. Hat

Komşu komşunun külüne muhtaç

Medeniyeti kurgulayan akıl her kim ise bilerek bilmeyerek "komşuluk" denilen o sihirli mutluluk kaynağını insanlığın elinden aldı. İnsanları birçok modernliğe kavuşurken komşusuz kaldılar. Modern şehirlerde her şey bulunurken bir komşu bulunamaz oldu... Ne muhtaç olduğu bir durumda gidebileceği bir kapı kaldı insanların, ne kendilerine gelebilecek

Objektif bir bakış açısı

Objektif bir bakış açısıOrd. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil "Din ve Laiklik" kitabında der ki:"Lâik" dînî olmayan müessese demektir. Devletin din işlerine müdâhil olmaması, memleketteki mezheplere karşı tarafsız bir vaziyet alması kısaca din ve devlet işlerinin ayrılarak, dînin kendi içinde ahlâki ve mânevi hayâtını sürdürmeye çalışmasıdır. Yâni münâseb

Turizm haftasında Türkiye

Ülkemizde 15-22 Nisan günleri turizm haftasıdır. Ülke olarak dünya var olduğundan beri bulunduğu stratejik konum bakımından daima dünyanın en çok ilgisini çeken ve dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir coğrafyada yer almaktayız.Üç kıtanın ortasında Asya ve Avrupa'ya köprü görevi yapan, üç tarafı denizlerle çevrili, yer üstü ve yer altı kaynaklarıyla

'Ben' duygusundan sıyrılmak...

Aslında yazının başlığına bakarak "bencillik egosundan nasıl kurtulmalıyız" sorusuna cevap aramak istediğimi belirtmeliyim.Bunun zıddı olan açılım ise 'biz' yani paylaşımcı olmaktır. Sadece kendimiz için değil, çevremizdeki ve dünya insanı için birlik, beraberlik ve katılımcı ruhunu içimizde hissetmeliyiz.Öncelikli olarak yapmamız gereken kendimizi