Yetenekli Kalemler

Türkiye

Biz böyle nesiller miydik

"Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" diyen bir Hazreti Ali Efendimizin sözünden nerelere geldik. Biz böyle nesiller miydik Ne ara buralara geldik Çok değil bundan birkaç yıl öncesinde 'hocam eti senin kemiği benim' denilen nesilden bugün en ufacık bir sıkıntıda öğretmenin CİMER'e şikâyet edildiği bir nesle geldik. Bundan birkaç yıl önce

Benim yerimde siz olsanız

Zor insanlarla başa çıkmak konusunda önerilerimize devam ediyoruz... En iyi yöntem denebilir ki: "Siz ne öneriyorsunuz" ya da "Benim yerimde siz olsanız ne yaparsınız" veya "Siz olsanız ne hissederdiniz" gibi sorular sorarak susmak, en yararlı ve dürüst yöntemlerdir. Sözün özü; konuşmanın yarardan çok zarar getireceği durumlarda sessiz kalmayı öğre

Zor insanlarla başa çıkmak

1- Haksızlığa karşı konuşmadan önce düşünmek lazım. Kendinize şunu sorun: "Ben olsam ne hissederdim" Empati kurmak en akıllıca iş. Ayrıca kendinize şunu sorun: "İnsanlar niçin bu kadar zor" Hoşa gitmeyen insanlara kızgınlıktan çok empatiyle yaklaşmayı tercih etmek, düşmanlığı uyuma dönüştürebilir.2- Endişe verici soru ve durumlarda asabınızın bozul

Sözün gürültüsü, sükûtun asaleti

İnsan bazen kendi sözünden yorulur. Gün boyu konuşur, anlatır, yorum yapar; akşam olduğunda ise içinde tarif edemediği bir ağırlık hisseder. Sanki çok şey söylemiş ama az şey anlatmıştır. Bir cümle fazla kaçmış bir yerde susması gerekirken devam etmiştir. İşte o an insan, kelâmıyla yüzleşir.Bu çağın en belirgin tarafı, konuşmanın yersiz hâle gelmes

Kızıma, sevgi üstüne bir konuşma

"Bu hayatta sevgi var her şey var kızım... İnsanlar arasındaki bütün tartışmalar sevgisizlikten, sevmeyi başaramadıklarından çıkar...Oysa sevgi öyle bir güzellik öyle bir ışık ki en karanlık yerleri bile gündüze çevirir. Sevgi yoksa en aydınlık yerler zifirîkaranlıktır.Sevginin açtığı yoldan gidilebilenler ancak mutlu olur... Sevginin ve mutluluğun

Şeref tablosu çocuklarımız

Yüzlerce, binlerce sayfa okur, "bilgi" edinir, "kültür" kazanabiliriz. "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasına katılabilir, kazanç elde edebiliriz. Bu, "beynin okuması"dır; bakmak, kelimeleri tanımak, kavramak, cümleyi algılamak, "lügati" vasfa bürünmektir.Bir okumak da vardır ki "anlamak" için okumadır, "kalbin okuması"dır. Beyne bağlı göz ile nele

Gelin girmeyen ev olur da!..

"Ölmeden önce ölünüz" buyurulur. Elbette ölmeden önce ölmek bahsi öyle kolay bir iş değil. Ancak seçkinlere nasip olacak bir başarıdır. Ölmeden evvel ölmek esasında ölümün sırrına ermek demektir. Gafletin tesiriyle unuttuğumuz ne çok hakikat var. Kendimize hatırlatmamız gereken ne çok gerçek var.Şöyle bir sözü vardı rahmetli babaannemin; "Gelin gir

"Siz ağa gibi istiyorsunuz!.."

Bir fakiri gördüm ki başını Kâbe'nin eşiğine koymuş idi. Ve yüzünü yere sürüyor, ağlıyor ve diyordu ki: "Ey Gafur, Ey Rahîm olan Rabbim! Sen, biliyorsun ki zalim ve cahil olan insandan ne zuhur eder ki, sana lâyık olsun.Hizmetteki kusur arzımı getirdim. Zira, tâatime güvenmem. Asiyeler, günahtan tövbe ederler.Arifler, ibadetten istiğfar ederler. Ab

Bazen susmak erdemdir

Her insanın içinde gizlediği bir derinlik vardır. Kimi bunu duygularıyla örter, kimi hatıralarının tozlu raflarına saklar ama ariflerin taşıdığı sır bambaşkadır. Onların sırrı, bir insanın hayatını değil, bazen bir kavmin istikbalini belirleyecek kadar büyük bir yüktür.Kur'ân-ı kerimde Hazreti Yusuf kıssası bu hakikati hatırlatır. Küçük bir çocukke

Perşembeden hazırlanmak...

Hiçbir Müslüman kardeşimin aslında bilerek ve isteyerek o yüce mabede yabancılaşmasına inanasım olmasa da dünyevileşme engelini aşamayanların içinin yandığı sohbetlere de tanık olmuyor değilim.Ama insanın yeter ki içinde olsun. An gelir hayat bir cami avlusu şadırvanında mümin kardeşinin ardında abdest sırası bekleterek hazırlar insanı namaza.Her ş