Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

Türkiye
Kültür-Sanat 646 yazı 0 takipçi

İletişimde görgü kuralları

Günlük hayatta görgü kuralları... Görgü kurallarına öncelikle toplum tarafından tanınmış siyasiler, sanatçılar, sporcular, devlet adamları vb. kişilerin örnek olması gerekir. Maddi hırs, şöhret olma peşinde koşanların bazıları için görgü ile arası pek de iyi değildir. Zira onlar maddi olaya odaklanmışlardır. Görgü kuralları maddi değil manevidir.Da

Bir dost göçtü, gönüller eksildi

İnsan bazı kayıplarda yalnız bir kişinin vefatına üzülmez. Bir selamın sıcaklığı, güzel bir arkadaşlığın hatırası ve kendisine güvenilen bir dostun yeri de bir anda sessizliğe bürünür. Mustafa Karaca Abi'nin vefatı, onu tanıyan ve seven gönüllerde böyle bir boşluk bıraktı.O; çok güzel bir dost, çok iyi bir arkadaş ve çok kıymetli bir din kardeşiydi

İşin bir de bu tarafı var

Bazen insanın içinden geçiyor. Sabah kalkınca kendisini bekleyen bir iş olmasa. Kimse bir şey sormasa. Neyi eksik, neyi fazla diye düşünmese. Evde herkes aradığını kendi bulsa. Hatta bize sormadan önce bir bakmayı denese.Hele bir de yaptığımız iş ertesi gün yeniden yapılacaksa... İnsan bir noktada, "Ben bunu dün de yapmıştım" diye itiraz etmek isti

Dinlediğim güzel sözler...

Okuduğum kitaplardan veya büyüklerden dinlediğim güzel sözleri not alıyorum. Bu sözleri sizlerle de paylaşmak istiyorum."Ağza giren ile ağızdan çıkana dikkat eden Allah'ın sevdiği kişi olur.""Gözün beyazı ne kadar beyaz ise gözün siyah kısmı o derece güzel görünür." Onun için akıllı insan rakibini yok etmez. Rakibinin durumuna göre değer kazanır. R

Beton kaleler

Kendi elimizle beton kaleler ördük. Hani derler ya "kendi kazdığı kuyuya kendi düştü" diye. Sanırım insan da bu beton kalelerle kendine bir yalnızlık çukuru ördü ama haberi yoktu... Apartmanlar insanları tekilleştirdi. Beton kendi gibi soğuklaştırdı bizi de... Kalplerimiz muhabbetsizlikten beton gibi buz kesti. Odalarımız çoğaldı, doğalgazla ısındı

Hasreti çekilen kişi...

Bizim Müslüman olarak bir kimliğimiz, bir duruşumuz, bir vakarımız vardır, olmalıdır. Ettiğimiz laflar, giydiğimiz kıyafetler, hâl ve hareketlerimiz olaylara karşı tepkilerimiz, örnek olması gereken ahlâkımız. Aklımıza ne gelirse artık... Müslüman portresini bu ve bunun gibi konularda, sosyal hayatta doğru bir şekilde temsil edebilmeliyiz.Bir Müslü

İnsan nerede hata yapar

İnsan hata yapar. Bazen düşünmeden konuşur, yanlış bir karar verir veya doğru bildiği bir şeyin aslında yanlış olduğunu zamanla fark eder. Bunların hepsi insana mahsustur. Asıl mesele çoğu zaman hata yapmak değil; yaptığı hata kendisine gösterildiği hâlde onu kabul edememektir.İnsanın kendi yanlışıyla yüzleşmesi kolay değildir. Çünkü "Evet, burada

Nasrettin Hoca mı, Hoca Nasrettin mi

Nasrettin Hoca bizim Nasrettin Hocamızdır ama Türk dünyasının ne kadar geniş olduğunun ve Türk dünyasında yaşayanların aslında birbiriyle tarihî ve kültürel bağlarla bağlı olduğunun en önemli göstergelerinden de biridir.Nasrettin Hoca veya diğer adıyla Hoca Nasrettin bütün Türk dünyasının ortak değeridir... Çünkü Türk dünyasında nereye giderseniz g

Çilesine âşık olanlar

İnsan, kâğıda yazılmış dümdüz bir cümle değildir; aksine, altı çizilmiş, kenarına notlar düşülmüş ve yırtılsa bile tekrar dikilmiş veya yapıştırılmış bir sayfadır. Hayatı sathi ve sığ yaşayanlar için acı, bir an önce kaçılması gereken bir yangındır. Oysa bazı müstesna beden ve ruhlar için dert, bir felaket değil; insanın özüyle, hakikatiyle tanışma

Konforun içinde kaybolan şuur

Bir zamanlar başörtüsü meselesini konuşuyorduk. Başörtüsü yalnızca bir örtü değildi bizim için. Bir haysiyet meselesiydi. Bir aidiyet meselesiydi. İki üç nesil bunun mücadelesini verdi. Kimisi okul kapısında bekledi, kimisi işinden oldu, kimisi hor görüldü, kimisi susturuldu. Ama vazgeçmedi.Bugün dönüp o günlere bakıyorum da... Başörtüsünü kazandık

Yazarlığın asıl derdi, anlaşılmak

Bir dost meclisinde veya bir çay sohbetinde laf ne zaman yazarlıktan açılsa, soru genelde hep aynı noktaya kilitlenir:"Bu işten iyi kazanıyor musun"Toplumda yazarlığı sadece bir kazanç kapısı, kitabı ise rafa konup satılan ticari bir nesne gibi gören bir yaklaşım var. Oysa Türkiye şartlarında bu işin getirisinin ne olduğu ortada. Sırf maddiyat için

Yarının yükünü bugün mü taşıyoruz

İnsan yarın işini, kazancını veya sahip olduğu imkânları kaybetmekten korkabilir. Ortada kesinleşmiş bir durum yokken bile kendisini ağır bir yük altında hissedebilir. Belirsizlik uzadıkça zihin yorulur, gönül daralır; bugünün güzellikleri fark edilmez.Geleceği düşünmek yanlış değildir. İnsan tedbirini almalı, çalışmalı ve imkânlarını dikkatli kull