Ünal Bolat

Türkiye

Karşımıza çıkan meçhul köylü

"Enteresandır, gittiğimizde daha önceden hazırlanmış bir yemek sofrasıyla karşılaştık."Hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Arkadaşlarla camilere dağıldık ve cami önlerinde kitap satışlarımızı gerçekleştirdik. Akşam Konya'nın Kulu ilçesine gidip orada yatsı namazı çıkışı kitaplarımızı satacaktık. İftarımızı da yolda bir lokantada açacaktık.

"Bence siz ikindiyi bekleyin!"

"Ramazanın son günü taşradaki köylüler de gelir ikindi sonrası kabir ziyaretin gideriz..."Zannediyorum 1980'li yıllarda Ramazan-ı şerif ayı ağustos ayına denk geliyordu. O zamanlar memleketimiz Başmakçı'da Tatlıdil isimli bir kitabevi açılmıştı. Rahmetli Selami Durmuş abinin riyasetindeki bu kitabevinde arkadaşlarla toplanıyor, kitap satışı için pr

Sevgi yamalı önlük

"Öğretmen, öğrencisi ile konuşmadan gözlerinden onu anlayan çareler üretebilendir..."Sabah ilk derse henüz girmiştik, sobada çıtır çıtır yanan meşe odunu içimizi ısıtıyordu. Ders hayat bilgisi ve mevsimler konusunu işliyorduk. Kış şartlarının çok çetin geçtiği bir dağ köyüydü burası.Kapıyı açtığımda masmavi boncuk gözlü, burnu soğuktan havuç gibi k

"Öldükten sonra da gelsin"

"Babamın hatırasına gazete abonesine devam edin parasını da gelip benden alın..."Abone çalışmasıyla ilgili hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...O zaten abone idi. Abim de çocuklarına ve evde okuma-yazması olmayan eşine anlatmış. "Ben öldükten sonra da gazeteye devam edersiniz" demiş. Gün geldi abim rahmetli oldu. Yengem abimin vefatından 17

Bin abone mi, nasıl olur

"Yine bir seferinde İstanbul'a gittiğimde dediler ki:"Ramazan, senden bin abone istiyorum..."Gazetemiz Türkiye'nin 18 ciltlik İslâm Âlimleri Ansiklopedisinin verildiği yıllar İstanbul'a gittiğimde Enver Ören ağabeyler beni ne zaman görseler Gölhisar'daki abone durumunu sorarlardı. Ben de buna çok sevinirdim. Yine bir seferinde İstanbul'a gittiğimde

En güzeli nişanlı olmak

"Seni hiç yakar mıyım oğlum dedin ama yaktın beni anne" dediğimde o sevinçten ağlıyordu...Annemin ısrarı üzerine dünür olmaya gittiğimiz evde gördüğüm ve ilk görüşte âşık olduğum, sonra da anneme "ne olur söz istemeden ayrılma" diye yalvardığım süreci anlatmaya bugün de devam ediyorum...Meğer evlenmek ne güzel bir duyguymuş. Evlenecek olmak ne heye

Bir gördüm, âşık oldum...

Canım anam cevabımı bekliyordu. "Anacığım söz almadan sakın kalkma" deyince o da şaşırdı!Dünkü hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum... Benim mürüvvetimi görmek isteyen annem, benim kararsızlığıma iç çekiyor "Yavrum sen benim her şeyimsin. Seni hiç yakar mıyım Yeter ki, bir gör" diyordu. Tamam annemin bu ısrarından kurtuluş yoktu, onu üzmemek

Anne beni yakma!..

"Anne razı olmayacağın biriyle kesinlikle evlenmem, için rahat olsun ama lütfen şu an değil..."Babam ben küçükken bir iş kazasında vefat etmiş. Canım annemle birlikte ana oğul çok zor hayat yaşadık, ama çok şükür kimseye muhtaç olmadan yağımızla kavrulduk. Hem çalıştım hem okudum. Üniversiteyi bitirdim, mühendis oldum. Çok şükür yurt dışına dil kur

Bu nasıl sevgi böyle

"Hanımı görmesem rahat edemem, diyemiyor da 'bana bakacaktı nerede kaldı' diyor!.."Amcam Hasan Bayrak Tokat Niksar Ayvalı Köyünde çiftçilikle uğraşan kendi hâlinde iyi bir insandır. Bundan iki sene önce köyde, gece rahatsızlık geçiriyor. Amca oğlu Hilmi"Amcaseni doktora götüreyim" dediğinde "yok oğlum ben ölmeyeöleceğim, namaz kılarken öleyim" diyo

Hak yerini buldu ama...

"Allah'ın hikmeti ya, aynı gün o dairde hem de on adet akupunktur cihazı sattık..."Ramazan Mercan abiyle ilgili hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...Ramazan Mercan abi, beni resmîdaireden kovan o adamla o gün kavga etmemi engelledi. Yaklaşık altı ay sonra o kovulduğum daireye yeni bir müdür atandı. O müdür de tanıdığım bir abinin ahbabıymış