Şükrü Bulut

Yeni Asya

Tuz kokar mı

Tuzun fıtratında, girdiği yeri kokuşmadan korumak olduğu bilinir…Fıtrat bozulmadan tuzun kokmaması lâzım. Aksi söyleniyorsa; ilk doğru, fıtratın bozulmakta olduğudur... Zamanı ve zamana bağladığı dünyamızın sahibi, Ahirzaman'a bir başka ehemmiyet yüklemiş. Varlığını binbir esma ile tanıtmaya vazifeli Efendimize, kıyamet öncesi zamanın özelliklerini

AKP'yi anlayamama sıkıntısı

Biliyorum, kimin sıkıntısı diyeceksinizKimin sıkıntısı değil ki... Evine ekmek götüremeyen işçinin sıkıntısı olduğu kadar; harmanının karşılığını bulamayan köylünün, küreselcilere asgarî ücretle emeği peşkeş çekilmiş işçinin, üniversiteyi güçlüklerle okuyup güvenlik görevlisi olan eğitimlinin, ekranlarla tüketimin parçası olarak yetiştirilen aile b

İstibdadı savaşla devam ettirenlere dair…

Savaş barışın zıddı olduğu kadar, istibdat da demokrasinin zıddıdır.Peygamberimizin (asm) haber verdiği âhirzamandaki tahripkâr cereyanların özelliklerinden olan; savaş, riyaset-i şahsiye, emniyetsizlik, ihtilâlcilik, hürmetsizlik, itibarsızlaştırma, münafıklık ve fıtrat düşmanlığı gibi manaların tecessüm ettiği ilk kapılar, elbette istibdat ile sa

Medrese, anne ise; anneden kaçılır mı

Kişinin, anlattığı meselede zamanından örnekler vermesi, fıtrattandır. Yaşadıklarımızı anlatıyoruz lâkin ekseri muhataplarımız, zamanlarımızı yaşamamış olabilirler…Bazı annelerin, zamanımız medreselerine serzenişlerine şahit oldum. Bir kısım anneler, çocuklarını medreseye yönlendirmede sıkıntı çekiyorlarmış. Bu tespitten sonra, hayalen elli-altmış

Kur'ân'a adanmış bir ömür veya M. Ali Bağlıtaş…

Sessiz yaşamış kahramanlara kim imrenmez ki…Sağlık Meslek Lisesini bitirip tayin yeri Bingöl'den son nefesine kadar... Binlercesinin imanlarının ve manevî hayatlarının kurtulmasına yardım etmiş insanların yaşadıkları, Levh-i Mahfuz'daki halleriyle anlatılsaydı, zamanımızdakiler onları "insanüstü" olarak tanımlarlardı. Risale-i Nurlarla Kur'ân'a hiz

"Kürtçülük meselesiyle" Türkiye'yi AB'den uzaklaştırmak…

İnsan unutsa da tarih ve zaman unutmuyor. Türkiye'nin Ortak Pazar hikâyelerini, Demokratlarımızın AB'ye girme teşebbüslerini ve 12 Eylül'cülerin Avrupa Birliği düşmanlıklarını, "Kürtçülük meselesi" çerçevesine dâhil etmemizi garipseyenler olabilir. 20. ve 21. yüzyılları Risale-i Nur'a bakmaksızın konuşanlar, yazdıklarımızı komplo teoriciliğiyle ili

Medreseler… Diyarbekir Anneleri ve Risale-i Nur…

Diyarbakır Anneleri; bir şivanın nağmesi veya elli senelik bir ağıtın, acılı yüreklerden tarihe yankısının sembolüdürler.Bu annelerin sergüzeştleri ve yaşadıkları acıklı hikâyelerin, "Anneler ve Medreseler" konumuzla alâkasını, Diyarbekir'i yaşayarak gezdiğimizde, başka yönleriyle de hissettik. Peygamberimizin (asm) haber verdiği "Ahirzaman" fitnes

Kemalist ihtilâlin bekçileri de Kemalist olurlar…

"Atatürkçülüğü yeniden ihya ve ilelebet yaşatma…" maksadıyla yapılmış 12 ihtilâli sürecinin, son bekçisi AKP'nin Kemalist bir nesil yetiştireceğini bilemeden rey verenler, Tevbe şartıyla inşaallah affa mazhar olurlar. Aksi halde demokrasiye, mukaddesata, millete ve insaniyete yapılmış ihanetin ortakları durumuna düşme ihtimali kuvvetlidir.AKP hüküm

Irkçılık ve radikalizmle beslenen fitnelerin merkezi Avrupa'dadır

Maksadımız, malumu i'lam değil. Hangi Avrupa'da… Küresel Marksizmin anavatanı Avrupa…Semavî dinlerle mücadeleyi dava edinmiş ve insaniyeti tahribe yönelmiş Avrupa... Bediüzzaman'ın tavsifiyle ikinci Avrupa... Bu Avrupa'dan şikâyetçi olan yalnızca biz değiliz; Hıristiyan Amerika başta olmak üzere, Hz. İsa'ya (as) ve insanî değerlere ilimle yürüyen B

Kürt meselesinin Marksistlere havalesi

Bediüzzaman Hazretleri, farklı ağalardan bahseder. Zamanın ağasını veya ruhunu tanımadan Kürt Meselesinde söyleyeceklerimiz doğru esaslara oturmaz.Birinci Dünya Savaşı'nın neticeleriyle dünya sahnesine çıkan aktörlerle ilgili Said Nursî; devletler ve milletler savaşlarının, yerlerini, insanlığın sosyal sınıflarının mücadelesine bırakacağını söylüyo