Birçok yazımızdaki –aynı makale üzerinde- farklı yorumlar, çoğu kez bizi hayrete düşürüyor.
Mesajımızı anlaşılır biçimde aktaramadığımız endişesiyle, yazılarımıza gelen yorumları önemsiyoruz. Bizi Amerika muhabbetiyle ittiham edenlerden, Bediüzzaman'ın Avrupa/ Amerika telâkkisini dikkate alamayanlara kadar...
Okuyucularımızın değerlendirmelerinin size de garip geleceğini düşündüğümden, "Demokrat Avrupa" rumuzlu yorumu sizlerle paylaşmak istedim...
"...Yazarımızın 'Amerikan Düşmanlığı veya İhtilâlci Marksizm' başlıklı makalesi, hissiyatın galebe çaldığı şu zorlu günlerde, bizleri Kur'ânî bir mizan olan 'ayırt edici hikmete' davet etmesi bakımından çok kıymetlidir. Amerika'yı veya Batı'yı tek bir blok olarak görmek, bizi hem adaletten uzaklaştırır, hem de farkında olmadan Marksist ideolojilerin toptancı diline hapseder.
"Üstad Bediüzzaman, Avrupa'yı (Batı dünyasını) ikiye ayırırken bizlere sarsılmaz bir feraset ölçüsü vermiştir. Sizin de dikkat çektiğiniz o nirengi noktasına göre:
• Birinci Amerika (müsbet): Semavî dinlerden aldığı ilhamla beşeriyetin sosyal hayatına, adalete, fen ve sanata hizmet eden; insaniyetperest ve hakikîİsevîliği temsil eden taraftır. Bu Amerika zalim değildir; bilâkis mazlumun ve adaletin yanındadır.
• İkinci Amerika (zalim): Semavî dinlerin hakikatinden uzaklaşmış, materyalist felsefeyi esas alan, modern komünizmin güdümüne girmiş, sömürgeci ve dünyayı ateşe veren taraftır. Bugün Gazze'de yaşanan soykırıma destek veren, dünyayı silâh zoruyla dizayn etmeye çalışan bu İkinci Amerika, her türlü tel'ini ve laneti hak etmektedir.
"Tarihin ilk Amerikalı Papası olan Leo XIV, bu noktada en çarpıcı örnektir. Bizzat Amerikan vatandaşı olduğu halde, kendi ülkesinin yönetimini elinde tutan zalim İkinci Amerika'nın politikalarına, haksız savaşlarına ve Siyonist tahakküme karşı sert eleştirileri yöneltmesi tesadüf değildir.
"Papanın bu tavrı, 'Amerikalı olmak' ile 'Zalim İkinci Amerika'nın cürümlerine ortak olmak' arasındaki devasa farkı ispatlar. Kendi devletinin haksızlıklarına 'Dur!' diyebilen bir Papa portresi, Bediüzzaman'ın işaret ettiği müsbet Birinci Amerika damarının ne kadar canlı olduğunu göstermektedir. Küresel adaletteki doğal müttefikimiz; sömürgeci odakların temsilcisi olan zalim yapılar değil, Amerikalı Papa'nın şahsında sembolleşen hakperest damardır.
"Makalede vurgulanan 'Marksist retorik' uyarısı, dindar camia için mühim bir ikazdır. Eğer biz zalim İkinci Amerika'nın cürümlerine bakıp, müsbet Birinci Amerika safında duran vicdanlı Amerikalıları, sokaklara dökülen insaf sahiplerini ve zulme dinî bir haysiyetle karşı çıkan ruhanîleri yok sayarsak, toptancılık en başta adalete aykırı olur. Müslüman'ın feraseti; zalim olan tarafı tel'in ederken, hakperest olan damarı ayırt etmeyi gerektirir.

5