Yazar, Atatürk'ün laik eğitim ve dil reformları üzerinden cumhuriyet projesiyle hesaplaşan güçleri eleştiriyor ve bu çatışmanın günümüze taşındığını söylüyor. Dil Derneği gibi kurumlara saldırıların aslında Türkçeyi Arapça-Farsça boyunduruğuna sokmaya yönelik olduğunu iddia ediyor. Peki, dil politikasındaki değişimler gerçekten saraylar ve din kurumlarının amaçlı bir stratejisi mi, yoksa toplumun değişen değerlerinin doğal bir yansıması mıdır?
Atatürk Anadolu'da, imparatorluğun uzak topraklarında yıllarca savaşmış... Kazanacağımıza inanarak Kurtuluş Savaşını örgütlemiş... İhanetleri, yanlışları yanılgıları aşarak cumhuriyeti kurmuş... Devrimlerle yolumuzu açmıştı.
Eğitim, ekonomi yaralı... evremiz ateş çemberiyken... Bu Atatürk düşmanlığı ne
Atatürk, yoksulluk eğitimsizlikle eriyen imparatorlukta halkın dil ve tarih bilincinin örselendiğini gören bir Osmanlı aydınıydı. Bağımsızlığını Lozan'da dünyaya duyuran cumhuriyet, 1924'te laik eğitimi başlattı. 1928'de halkı dinselleşen Arap abecesinden kurtaracak Harf Devrimini yaptı.
Atatürk için dil ile tarih, özel iki alandı. 15 Nisan 1931'de Türk Tarih Kurumu'nu; 12 Temmuz 1932'de de Türk Dil Kurumu'nu (TDK'yi) kurdu. Siyasanın güdümüne girmemeleri için bu iki kurumu dernek olarak örgütlemiş... Vasiyetnamesiyle İş Bankası'ndaki payından Türk Tarih ve Dil Kurumlarına gelir bırakmıştı.
TDK'nin, 26 Eylül 1932'deki ilk kurultayında Atatürk kurucu ve koruyucu başkan, Milli Eğitim Bakanı başkan kabul edilmişti. Dil, eğitimin temel taşıydı. TDK ile MEB arasındaki akılcı, bilimsel bağ güçlü olacaktı.
Harf-Dil Devrimlerinin doğumuna tanık olan aydınlar... 1950'de Demokrat Parti'den milletvekili olunca... Eğitim bakanının ilk işi TDK başkanlığını reddetmek, meclisin dilini Osmanlıcalaştırmak olmuş... Resmi kurumlarda devrimin sözcükleri yasaklanmaya başlamıştı.
1960'lardan 80'lere tutucu dinci iktidarlara göre "devrim, devrimci" demek suç... Devrimci TDK suçluydu. Harf Devrimiyle bir gecede cahilleştik... Dilde devrim "din"le bağımızı kopardı yaygarasıyla... Atatürk'le, cumhuriyetle hesaplaşılıyordu.
Divanü Lugat-it Türk'ten gelen "erdem/ ertem"i yasaklatan "Ertem" soyadlı eğitim bakanı TDK'nin kapatılacağını dile getirmişti. TDK düşmanlığı, 12 Eylül darbesiyle karşılık buldu. Atatürk'ün vasiyetnamesi çiğnenerek... Kurumları 1983'te yasayla devlet dairesi yapıldı. Resmi TDK'ye "Türk İslam sentezi"ni onaylayan, "devrim"i "ihtilal"le eşitlemek için "katlanma/çevrilme/bükülme" diye tanımlayan akademisyenler atandı.
Geçen 43 yılda dört kuşak yetişti.
Dil Devrimi üstünden Ata'ya sataşan, diliyle biçeminden, küflü savlarından yaşını, cinsiyetini, dünya görüşünü kestirebildiğim genç adam öğretmense, üzülürüm.
Dile, cumhuriyete saldırmak için beni seçmiş. "Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne... Kırk türkünle kendin çalıp kendin oynuyorsun..." diyor.

6