2025'i uğurlayacağımız günlerde "Türk Dil Kurumu 2025 yılının kelimesi/ kavramı"nı açıkladı. Gazetem Cumhuriyet'ten Rengin Temoçin aradı, konuştuk. Bir de adını, gazetesini saklamayan başka bir muhabir aradı. Asıl haber, resmi TDK'nin açıklaması değil, onun değerlendirmeleriydi:
"Hocam bizimkiler, haberi olduğu gibi sayfaya koydular. ünkü haberde iktidar vardı. Beni görevlendiren filan olmadı, merak ettiğim için sizi aradım. 'Dijital vicdan' Türkçe sayılır mı Kayıt yapmıyorum, bu sohbeti yazsam, bizimkiler kullanmaz. Konuşmak istemezseniz..."
Sözcüklerini seçerek konuşan genç muhabir yirmili yaşlarda... Büyük bir kentte doğmuş, liseyi burada, üniversiteyi Anadolu'da küçük bir kentte bitirmiş. Kalabalık ailesi, "orta karar muhafazakâr"mış. Okulunu bitirince her işi yapmış. Yayın siyasasına "bazen sıcak, bazen ılık" baktığı gazetesine ekonomik nedenle bağlıymış.
Zamanım vardı... Dinliyordum.
"Hocam, size bir sorum bir de eleştirim var" dedi, durdu: "Bir dakika, Cumhuriyet'teki açıklamanızı açacağım. 'Dijital vicdan' çok mantıklı, akıl açıcı, vicdanı rahatlatıcı bir tamlama değil' demişsiniz. Tamam, dilci olarak eleştirebilirsiniz. Ama siz Atatürkçüsünüz. Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu'na niçin karşısınız"
Burnumun direği sızladı. Kırk yaşın altıdaki pek çok yazar çizer, hatta akademisyen, öğretmen gibi o da bugünkü kurumu, Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu sanıyordu. Ona 43 yıl önce Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu'nun başına gelenleri kısaca anlattım, birkaç kaynakla bilgisunarda arama yapmasını önerdim.
12 Eylülün sahte Atatürkçüleri, Atatürk'ün 1932'de siyasanın güdümüne girmemesi için dernek olarak kurduğu... Eliyle yazdığı vasiyetnamesiyle gelir bıraktığı Türk Dil Kurumu... Atatürk'ün vasiyetnamesi çiğnenerek, 1982 Anayasasının 134. maddesine dayanarak halkın değil 12 Eylülcülerin seçtiği "Danışma Meclisi"nden çıkarılan darbe yasasıyla 17 Ağustos 1983'te devlet dairesi yapıldı. Atatürk'ün kurduğu TDK adına, yapıtlarına, malvarlığına el konularak bir bakıma kapatıldı. Bu nedenle bugünkü TDK Atatürk'ün kurduğu dernek değildir. 43 yıldır siyasanın güdümünde olan Kenan Evren'in oluşturduğu resmi dairedir.
Resmi TDK, kırk yıl önce ölçünlü dil ve yazım birliğini bozdu. Son çeyrekte cumhuriyet, laik eğitimin öznesi Harf ve Dil Devrimleri saldırıya uğrarken... Tüm kural ve kurumlarıyla eğitim dinselleşirken tepkisiz kalan resmi TDK, birkaç yıldır "yılın kelimesi"ni seçiyor. "TDK ile Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) işbirliği" içinde "oluşan Değerlendirme Kurulu"nca belirlenen "kelime/kavram"ları halkoyuna sunuyor. 2024'ün "kelimesi"nin "kalabalık yalnızlık" olduğu duyurulmuştu.

13