İkisi de ilkçağlardan bu yana düşünerek, savaşım vererek... En acı son göze alınarak arandı. Özgürlük ya da "hürriyet"in adaletle hem kan hem can bağı vardır. Biri sayrıysa öteki sağlıklı olur mu Özgürlüğün güvencesi adalet, hak hukuka uygunluksa... Niçin bugünlerde ikisini de fenerle arıyoruz
Bilgisizlik, önyargılar, gericilik... Dil ve yurttaşlık bilincini yok edecek denli azgınlaşıyorsa, suskun kalmak kime yakışır Susmak da bedel ödetebilir. 1950'lilerin büyük bölümü cumhuriyetin okullarında... Atatürk'ün tinsel kalıtı akla bilime inanan öğretmenlerle... Cumhuriyetin kuruluş felsefesini öğrenip içselleştirerek büyürken... Belli ki bir bölümü de Atatürkçü düşünceyle tanışmayan, devrimleri... Kurtuluş Savaşını bile yadsıyan fesli delilerin ocağına eline düşmüştü.
Geçenlerde siyasal sanlı bir kadın, berbat bir dille Atatürk'e, Atatürkçülere ahlaksızca saldırdı... Yirmili yaşlardaymış... Ne okuyup ne yazmış bilmiyorum, bildiğim şu...
AKP iktidar olduğunda doğanlar 23- 24 oldu; 5 yaşında olanlar 29-30; 10 yaşındakiler iş bulup yuva kurabildilerse çoluk çocuğa karıştılar. Aşağı yukarı üç kuşak AKP'nin eğitim ekonomi çarkından geçti. Bu genç kadın sağlam duvara yaslandığına inanarak... Bu rezilliği "umumi istek" gibi de savundu.
2018'den beri "muhalif" aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler, sanatçılar... Kullandıkları dille topun ağzında... "5237 sayılı" yasaya göre adlı sanlı, paralı pullu hiç kimse, "Halkın farklı kesimlerini dil, ırk, din, mezhep veya bölgesel kimlik üzerinden birbirine düşman etmeye yönelik" söylem ve eylemde bulunamaz. Bulunursa, yargıda karşılığı olmalı... Keşke, "dinsel değerlere" aşırı duyarlılık, "ulusal değerlere" de gösterilse... Atatürk'e, laikliğe, cumhuriyete, kadınlara sözlü eylemli "hakaret" edenlere çoğu kez önce soruşturma... Sonra çoğunu "adli kontrol tedbiri, denetimli serbestlik"le evine uğurlama... Haklı eleştirisi "tahrik" sayılan gençler, gazetecilerse doğruca tutukevine... Of!
Atatürk'ün kazandırdığı haklarla okuyan, siyasete girebilen... Şık giyimli, hoş görünümlü kadın, Atatürk ve "Kemalistler" için kullandığı çirkin, çarpık sözcüklerle öyle çirkinleşiyor ki... Dindar değil dinci; kindar da değil... ünkü kullandığı kirli, yaşlı, kopya dil, onun dili değil... O da onun gibi dilini, yurttaşlık bilincini yitiren akranları da... 2010'dan sonra çöken dinselleştirilmiş eğitimin öğüttüğü kuşaktan... Dindar kindar kuşaklar yetiştirmek isteyen iktidar, büyük ölçüde başardı. Ancak eğitim, ekonomi, adalet sayrı...

7