Şenol Kaluç

Karar

Yüzsüz bir bebek, hissiz bir dünya zamir üzerinden savaşın sosyolojisi

Hakan Günday'ın Zamir adlı romanı, daha ilk sayfalarında okuru sarsıcı bir sahneyle karşı karşıya bırakır. Bir mülteci kampında patlayan bomba, altı günlük bir bebeğin yüzünü paramparça eder. Kampta sağlam kalan tek ameliyathanede saatler süren bir operasyon gerçekleştirilir. Bebek hayatta kalır; ancak artık belirgin bir yüzü, mimikleri ve hatta gö

Tepkiselliğimizin sınırsızlığı ve ahlaki panik üzerine

Vur deyince öldürmek en büyük sporumuz olsa gerek!.. Herhalde dünyada duygularını bizim kadar derinden ve sert bir şekilde yaşayan bir millet çok azdır. Mutluluğun da kederin de ızdırabın da keyfiyetin de zirvelerinde dolaşmak bizim için çok normal. Sevdi mi ölümüne seven, sevmedi mi gene ölümüne nefret eden bir yapımız var.Sosyolojik çalışmalar, k

Hızlanan değerler, zayıflayan hafıza: Dün, bugün ve yarın arasında

Dünya genelinde ahlaki ve toplumsal değerler geçmişe kıyasla çok daha hızlı değişiyor. Dün tartışmasız kabul gören normların bugün sert biçimde yargılanması, bir dönem hoş görülmeyen bazı tutumların ise sıradanlaşması, bu hızın en görünür sonucu. Bu değişimde teknolojinin ve görece artan refah seviyesinin rolü açık. Ancak asıl dikkat çekici olan, d

Epstein ve yüzleşememe hallerimiz

Uzun bir süredir hazırlıklarını sürdürdüğüm bir kitap çalışması için Cumhuriyet'in ilk yıllarına ait gazete arşivlerini tarıyorum. Gazeteleri karıştırırken dikkatimi ilk çeken şey, haberlerin büyük çoğunluğunun dış dünyaya dair olması oldu. Öyle ki dünyanın en ücra köşelerinden bile haberler varken, yurt içinde olan ve bugün bildiğimiz pek çok önem

Travmalardan ortak ülküye geçiş sorunumuz

Batı, kendi ürettiği etnisite ve üniter devlet anlayışını aşmaya çalışırken biz ise nedense çerçeveyi mümkün olduğunca daraltıyoruz. İçimizdeki etnik ve dinî farklılıkları da kapsayacak, onların çekincelerini en azından azaltacak ortak bir ülkü hayal etmek, çoğumuzda bir bölünme paranoyasına yol açıyor.Tarihsel olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulu

Aleviler arasındaki bölünme ve hak mücadelesindeki zafiyetler

Bugün Türkiye'de Alevi toplumu; sosyo-kültürel, ekonomik ve inançsal düzlemde eşit yurttaşlık taleplerini sıklıkla dile getirmektedir. Ancak bu meşru talepler, genellikle grubun kendi içindeki "kaotik" görüntü ve bitmek bilmeyen iç çekişmeler gerekçe gösterilerek egemen siyaset tarafından kolayca marjinalize edilmektedir.Azınlık hakları mücadelesin

Bozulan fiyat algımız ve açgözlülük

Bizim yaş grubunun en büyük travmalarından birisi enflasyon canavarı idi. Fiyatlardaki yükselişin bir türlü durdurulamadığı, paranın her gün değer kaybettiği yıllar. Gazetelerde de bol bol enflasyon canavarı ile ilgili karikatürler olurdu. İnsanların çoğu ev, araba alabilmek için emekli ikramiyesi beklerdi, maalesef şimdi o da yok.Üniversiteye başl

Trump bize ne anlatıyor

Bir yazımda Trump'ı İlk Çağ ve Orta Çağın Barbar Krallarına benzetmiştim. Hiçbir diplomatik ve ahlaki kural tanımayan bir lider. Aslında diplomasi İtalyan Şehir devletleri arasında ortaya çıkmış. Savaşla çözümün pahalı olduğu yerlerde karşılıklı anlaşarak işi çözme çabası. Tabii bu durumda da gene güçlü ve zeki olan aslan payını alıyor ama can ve m

Sosyal medya, azınlık raporu ve terminatör

Günümüzde sosyal medyanın inanılmaz bir gücü var. Eskiden yazılı basın ve TV'nin gördüğü işi bugün sosyal medya üstlenmiş durumda. Ancak sosyal medya inanılmaz derecede kontrolsüz bir mecra ve dolayısı ile buradan yola çıkılarak atılacak adımlarda çok dikkatli olmak gerekiyor.Geçmişte basın yayın yolu ile birçok suçsuz insanın hayatına kâbus gibi ç

Takvimlerdeki bir yıl daha eskirken!..

Bu gece takvim sayfalarından miladi olarak bir sayı daha düşecek. Eski yıl giderken yeni yılın gelmesinin anlamı ne derseniz açıkçası rakamların değişmesinden öte pek bir anlamı yok. Bir de sanırım bizi devlete bağlayan-bağlamayan hemen her şeyin zamlanması dışında…Çocukluğumda büyümeye bir adım daha atmak anlamına gelen bu rakamsal değişim şimdile