Şenol Kaluç

Şenol Kaluç

Karar
Kültür-Sanat / Eğitim 130 yazı 0 takipçi

Eğitimde öldürücü umut

Geçtiğimiz pazartesi günü gazetemizin Görüşler sayfasında yayınlanan Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdülbaki Değer'in "Öldürücü Umut: Gelecek Aynası ve Yoksulluk Sarmalında Bugün" başlıklı yazısı, içine düştüğümüz ve yıllardır boğazımızı sıkan enflasyonist ortamın yarattığı toplumsal tahribatı ele alıyordu. Ancak ben Değer'in açtığı düşünsel patik

Bir bayram muhasebesi

Bugün bayram cümlemizin bayramını gönülden kutlarım. Bayram olduğu için de gündemin yoğun gerginlikleriyle ilgili bir yazı yazarak zaten sıkıntılarımıza yenilerini eklemek gelmiyor içimden. Keşke hayatımız biraz daha rutin olsa diye dua etmekten başka bir çare yok.Bizde bayramlar, bayram olmaktan çıkalı kısa bir süre oldu. "Ah nerede o eski bayraml

14 Mayıs 1950'den günümüze: Demokrasi, vesayet ve siyasal meşruiyet

14 Mayıs 1950, Türkiye'nin demokratikleşme tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Bu tarihte halk, ilk kez seçim sürecine etkili biçimde katılmış ve iktidar sandık yoluyla el değiştirmiştir.Söz konusu önem yalnızca Demokrat Parti'nin iktidara gelişiyle sınırlı değildir. Uzun yıllardır ülkeyi yöneten Cumhuriyet Halk Part

Patronlar biraz da paylaşmayı bilse!..

Devlet adlı eserinde Platon, devletin temel görevinin yalnızca düzen sağlamak olmadığını, aynı zamanda toplumdaki ortak iyiliği korumak olduğunu savunur. Ona göre bir toplumda aşırı zenginlik kadar aşırı yoksulluk da tehlikelidir. Çünkü gelir uçurumu büyüdükçe toplumsal denge bozulur, sınıflar arasındaki gerilim artar ve devletin bütünlüğü zarar gö

Ara tatiller öğretmenin nefesidir

Eğitim zor iş. Sanayi İnkılabı ile birlikte kitleselleşen ve modern devletin temel kurumlarından biri hâline gelen bir sistemin içindeyiz. Bugün birçok mesleği icra etmek için klasik anlamda uzun eğitim süreçlerine ihtiyaç duyulmadığı sıkça dile getiriliyor. Okuma yazma ve temel matematik becerileriyle bireylerin kendilerini geliştirebileceği bir ç

Sigaranın yeniden yükselişi

Bizim çocukluğumuzda bugünkü gibi bolluk olmadığı için gazoz kapakları, bilyeler ve sigara kağıtları ile oynadığımız oyunlar vardı. Sigara paketi koleksiyonlarımızla övünürdük, karton paketler daha popülerdi.Her kâğıdın bir değeri vardı. Nadir bulunanlar çok daha kıymetli, hemen her köşede bulunabilenler daha az. Hatırladığım kadarıyla ortaya biris

Bir zamanlar bir Meclis vardı!...

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan temsil geleneği vardı, ama Türk Tipi Başkanlık bunu nasıl değiştirdi—farkında mıyız?

Umut işkencesi

Macaristan sandığı açtı, Türkiye'de muhalefet hâlâ koridorda yürüyor—peki bu koridor hiç sonlanmaya yazılı mı?

Artemis II Ay yolunda, gündem Murat Övüç

Ay'a uzanan insanlık teknolojik başarılarını kutlarken, neden aynı çağda güvenlik korkuları ve lider fanatizmi tarafından tutsaklaştırılmak zorunda?

Af kültürü ve devletin seçici ciddiyeti üzerine

Türkiye'de af ve cezalar seçkin azınlığı korurken sıradan vatandaş neden aynı muameleyi görmüyor?

Yetenek, yetkinlik ve yatkınlık sarmalında eğitim sistemimiz

Türkiye'nin en büyük sorunlarından birisi eğitim sistemini yeniden organize edebilmektir. Bu sorun sadece pedagojik bir tartışma değil, doğrudan doğruya bir insan kaynağı yönetimi problemidir. Bugün dünyada sermaye bulabilir, teknoloji satın alınabilirsiniz; ancak doğru insan kaynağı ne hızlı yetiştirilebiliyor ne de kolayca ithal edilebiliyor. Bun

Üç beş iyi insan ve İlber Ortaylı

Eskilerin ibretlik bir sözü vardır; çoğumuz çocukluğumuzdan beri duyarız:"Dünya ayakta duruyorsa üç beş iyi insanın yüzü suyu hürmetinedir."Ramazan günleri gelip geçerken bu söz çeşitli vesilelerle aklıma geldi. Bazen insan yaşananlara bakınca bu dünyanın hâlâ nasıl ayakta kalabildiğine gerçekten anlam vermekte zorlanıyor.İç siyasette kimsenin kims