Şenol Kaluç

Şenol Kaluç

Karar
Kültür-Sanat / Eğitim 126 yazı 0 takipçi

Ara tatiller öğretmenin nefesidir

Eğitim zor iş. Sanayi İnkılabı ile birlikte kitleselleşen ve modern devletin temel kurumlarından biri hâline gelen bir sistemin içindeyiz. Bugün birçok mesleği icra etmek için klasik anlamda uzun eğitim süreçlerine ihtiyaç duyulmadığı sıkça dile getiriliyor. Okuma yazma ve temel matematik becerileriyle bireylerin kendilerini geliştirebileceği bir ç

Sigaranın yeniden yükselişi

Bizim çocukluğumuzda bugünkü gibi bolluk olmadığı için gazoz kapakları, bilyeler ve sigara kağıtları ile oynadığımız oyunlar vardı. Sigara paketi koleksiyonlarımızla övünürdük, karton paketler daha popülerdi.Her kâğıdın bir değeri vardı. Nadir bulunanlar çok daha kıymetli, hemen her köşede bulunabilenler daha az. Hatırladığım kadarıyla ortaya biris

Bir zamanlar bir Meclis vardı!...

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan temsil geleneği vardı, ama Türk Tipi Başkanlık bunu nasıl değiştirdi—farkında mıyız?

Umut işkencesi

Macaristan sandığı açtı, Türkiye'de muhalefet hâlâ koridorda yürüyor—peki bu koridor hiç sonlanmaya yazılı mı?

Artemis II Ay yolunda, gündem Murat Övüç

Ay'a uzanan insanlık teknolojik başarılarını kutlarken, neden aynı çağda güvenlik korkuları ve lider fanatizmi tarafından tutsaklaştırılmak zorunda?

Af kültürü ve devletin seçici ciddiyeti üzerine

Türkiye'de af ve cezalar seçkin azınlığı korurken sıradan vatandaş neden aynı muameleyi görmüyor?

Yetenek, yetkinlik ve yatkınlık sarmalında eğitim sistemimiz

Türkiye'nin en büyük sorunlarından birisi eğitim sistemini yeniden organize edebilmektir. Bu sorun sadece pedagojik bir tartışma değil, doğrudan doğruya bir insan kaynağı yönetimi problemidir. Bugün dünyada sermaye bulabilir, teknoloji satın alınabilirsiniz; ancak doğru insan kaynağı ne hızlı yetiştirilebiliyor ne de kolayca ithal edilebiliyor. Bun

Üç beş iyi insan ve İlber Ortaylı

Eskilerin ibretlik bir sözü vardır; çoğumuz çocukluğumuzdan beri duyarız:"Dünya ayakta duruyorsa üç beş iyi insanın yüzü suyu hürmetinedir."Ramazan günleri gelip geçerken bu söz çeşitli vesilelerle aklıma geldi. Bazen insan yaşananlara bakınca bu dünyanın hâlâ nasıl ayakta kalabildiğine gerçekten anlam vermekte zorlanıyor.İç siyasette kimsenin kims

Vahşetin çağrısı: İran-ABD-İsrail

S. Zweig insanlığın zaman zaman aklını yitirdiği anlardan söz eder. Ona göre medeniyet, insan doğasının üzerine gerilmiş ince bir kabuktan ibarettir. Uygun şartlar oluştuğunda bu kabuk kırılır ve altından eski, ilkel ve karanlık yüz yeniden görünür.Tarih de bunu doğrular. İnsanlığın hikâyesi yalnızca ilerlemenin, bilimin ve medeniyetin hikâyesi değ

Yüzsüz bir bebek, hissiz bir dünya zamir üzerinden savaşın sosyolojisi

Hakan Günday'ın Zamir adlı romanı, daha ilk sayfalarında okuru sarsıcı bir sahneyle karşı karşıya bırakır. Bir mülteci kampında patlayan bomba, altı günlük bir bebeğin yüzünü paramparça eder. Kampta sağlam kalan tek ameliyathanede saatler süren bir operasyon gerçekleştirilir. Bebek hayatta kalır; ancak artık belirgin bir yüzü, mimikleri ve hatta gö

Tepkiselliğimizin sınırsızlığı ve ahlaki panik üzerine

Vur deyince öldürmek en büyük sporumuz olsa gerek!.. Herhalde dünyada duygularını bizim kadar derinden ve sert bir şekilde yaşayan bir millet çok azdır. Mutluluğun da kederin de ızdırabın da keyfiyetin de zirvelerinde dolaşmak bizim için çok normal. Sevdi mi ölümüne seven, sevmedi mi gene ölümüne nefret eden bir yapımız var.Sosyolojik çalışmalar, k

Hızlanan değerler, zayıflayan hafıza: Dün, bugün ve yarın arasında

Dünya genelinde ahlaki ve toplumsal değerler geçmişe kıyasla çok daha hızlı değişiyor. Dün tartışmasız kabul gören normların bugün sert biçimde yargılanması, bir dönem hoş görülmeyen bazı tutumların ise sıradanlaşması, bu hızın en görünür sonucu. Bu değişimde teknolojinin ve görece artan refah seviyesinin rolü açık. Ancak asıl dikkat çekici olan, d