Şenol Kaluç

Şenol Kaluç

Karar
Kültür-Sanat / Eğitim 134 yazı 0 takipçi

Zorunlu eğitim ve MESEM'ler

Haziran ayı içinde LGS, TYT ve AYT sınavları yapıldı. Bu sınavlarda milyonlarca öğrenci daha iyi bir gelecek umuduyla ter döktü. Ancak, bu beklentinin gerçeğe dönüşmesinde soru işaretleri var.Bugün "eğitim şart" diyenlerin çoğunluğu nedense eğitimin sadece örgün kısmına odaklanıyor. Hâlbuki eğitimin bir de yaygın ve hayat boyu devam eden boyutu var

NATO'nun zor yılları ve Stoltenberg'in muhasebesi

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi, Türkiye açısından yalnızca diplomatik bir toplantı değil; yaklaşık 75 yıllık NATO üyeliğimizin muhasebesini yapmak için de önemli bir fırsat sunuyor.II. Dünya Savaşı sonrasında şekillenen iki kutuplu dünyanın Batı kanadını oluşturan NATO'ya katılabilmek için Türkiye büyük bedel

Şairin gölgesi ve şiirin kendisi

Edebi metinleri tartmak neden bu kadar zor Çoğu zaman metin ile yazarı birbirinden ayırt etmek mümkün olmuyor; özellikle de söz konusu isim çok ünlü ise. Bu durum, şairler söz konusu olduğunda daha da çarpıcı bir hâl alıyor.Kendi hayatımda oldukça erken bir dönemde fark ettiğim sarsıcı bir gerçek var: Yere göğe sığdıramadığımız pek çok ismin yazdık

Bir ulus nasıl kurulur, nasıl dağılır

Dünyanın hemen her yerinde toplumlar, yaşadıkları problemlerin yalnızca kendi başlarına geldiği yanılgısına kapılırlar. Gerçekte ise benzer problemler insanlık tarihinin başından beri yaşanıyor. Sadece kılıf değiştiriyor. Aynı nehirde iki kez yıkanmak mümkün olmasa da insanlık aynı tecrübeleri farklı şekillerde tekrar tekrar yaşıyor. Bizim bunları

Eğitimde öldürücü umut

Geçtiğimiz pazartesi günü gazetemizin Görüşler sayfasında yayınlanan Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdülbaki Değer'in "Öldürücü Umut: Gelecek Aynası ve Yoksulluk Sarmalında Bugün" başlıklı yazısı, içine düştüğümüz ve yıllardır boğazımızı sıkan enflasyonist ortamın yarattığı toplumsal tahribatı ele alıyordu. Ancak ben Değer'in açtığı düşünsel patik

Bir bayram muhasebesi

Bugün bayram cümlemizin bayramını gönülden kutlarım. Bayram olduğu için de gündemin yoğun gerginlikleriyle ilgili bir yazı yazarak zaten sıkıntılarımıza yenilerini eklemek gelmiyor içimden. Keşke hayatımız biraz daha rutin olsa diye dua etmekten başka bir çare yok.Bizde bayramlar, bayram olmaktan çıkalı kısa bir süre oldu. "Ah nerede o eski bayraml

14 Mayıs 1950'den günümüze: Demokrasi, vesayet ve siyasal meşruiyet

14 Mayıs 1950, Türkiye'nin demokratikleşme tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Bu tarihte halk, ilk kez seçim sürecine etkili biçimde katılmış ve iktidar sandık yoluyla el değiştirmiştir.Söz konusu önem yalnızca Demokrat Parti'nin iktidara gelişiyle sınırlı değildir. Uzun yıllardır ülkeyi yöneten Cumhuriyet Halk Part

Patronlar biraz da paylaşmayı bilse!..

Devlet adlı eserinde Platon, devletin temel görevinin yalnızca düzen sağlamak olmadığını, aynı zamanda toplumdaki ortak iyiliği korumak olduğunu savunur. Ona göre bir toplumda aşırı zenginlik kadar aşırı yoksulluk da tehlikelidir. Çünkü gelir uçurumu büyüdükçe toplumsal denge bozulur, sınıflar arasındaki gerilim artar ve devletin bütünlüğü zarar gö

Ara tatiller öğretmenin nefesidir

Eğitim zor iş. Sanayi İnkılabı ile birlikte kitleselleşen ve modern devletin temel kurumlarından biri hâline gelen bir sistemin içindeyiz. Bugün birçok mesleği icra etmek için klasik anlamda uzun eğitim süreçlerine ihtiyaç duyulmadığı sıkça dile getiriliyor. Okuma yazma ve temel matematik becerileriyle bireylerin kendilerini geliştirebileceği bir ç

Sigaranın yeniden yükselişi

Bizim çocukluğumuzda bugünkü gibi bolluk olmadığı için gazoz kapakları, bilyeler ve sigara kağıtları ile oynadığımız oyunlar vardı. Sigara paketi koleksiyonlarımızla övünürdük, karton paketler daha popülerdi.Her kâğıdın bir değeri vardı. Nadir bulunanlar çok daha kıymetli, hemen her köşede bulunabilenler daha az. Hatırladığım kadarıyla ortaya biris

Bir zamanlar bir Meclis vardı!...

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan temsil geleneği vardı, ama Türk Tipi Başkanlık bunu nasıl değiştirdi—farkında mıyız?

Umut işkencesi

Macaristan sandığı açtı, Türkiye'de muhalefet hâlâ koridorda yürüyor—peki bu koridor hiç sonlanmaya yazılı mı?