Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur'dan

Yeni Asya
Yaşam / Din 329 yazı 0 takipçi

O'nu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır

(Dünden devam)Ben de dedim: "İnsan binler çeşit elemler ile müteellim ve binler nevi lezzetler ile mütelezziz olacak bir zîhayat makine ve gayet derece acziyle beraber hadsiz maddî, manevî düşmanları ve nihayetsiz fakrıyla beraber hadsiz zâhirî ve bâtınî ihtiyaçları bulunan ve mütemadiyen zeval ve firak tokatlarını yiyen bir bîçare mahlûk iken, bir

Kâinat büyük bir kitap

(Dünden devam)Hem meselâ, nasıl ki bir kitap bulunsa ki, bir satırında bir kitap ince yazılmış ve her bir kelimesinde ince kalemle bir sure-i Kur'âniye yazılmış. Gayet manidar ve bütün meseleleri birbirini teyid eder ve kâtibini ve müellifini fevkalâde maharetli ve iktidarlı gösteren bir acib mecmua, şeksiz, gündüz gibi, kâtip ve musannifini kemâlâ

Dünya sarayının damındaki yıldız lâmbaları

(Dünden devam)Hem nasıl ki, dört yüz bin millet, içinde bulunan ve her milletin istediği erzakı ayrı ve istimal ettiği silâhı ayrı ve giydiği elbisesi ayrı ve talimatı ayrı ve terhisatı ayrı olan bir ordunun mu'cizekâr bir kumandanı, tek başıyla bütün o ayrı ayrı milletlerin ayrı ayrı erzaklarını ve çeşit çeşit eslihalarını ve elbiselerini ve cihaz

Her fen, Allah'tan bahsediyor

Altıncı MeseleRisale-i Nur'un çok yerlerinde izahı ve kat'î hadsiz hüccetleri bulunan "iman-ı billâh" rüknünün binler küllî bürhanlarından bir tek bürhana kısaca bir işarettir. Kastamonu'da lise talebelerinden bir kısmı yanıma geldiler. "Bize Hâlık'ımızı tanıttır; muallimlerimiz Allah'tan bahsetmiyorlar," dediler. Ben dedim: Sizin okuduğunuz fenler

Her sabah bir melâike çağırıyor

(Dünden devam)Rivayet-i hadiste vardır ki, her sabah bir melâike çağırıyor: "Lidû lil-mevti ve'bnû lil-harâbi." Yani, "Ölmek için tevellüd edip dünyaya gelirsiniz; harap olmak için binalar yapıyorsunuz" diyor. İşte bu hakikati kulağımla değil, gözümle işitiyordum! Evet, o vaziyetim o vakit beni nasıl ağlattırmış; on senedir hayalim o vaziyete uğrad

"Dünya gaddardır, mekkârdır, fenadır; aldanmayınız"

... Ben gurbetten vatanıma döndüm, gurbetten kurtuldum zannediyordum. Vâesefâ, gurbetin en dehşetlisini vatanımda gördüm. On İkinci Ricada bahsi geçen Abdurrahman gibi ruhumla pek alâkadar yüzer talebelerimi, dostlarımı kabirde ve o ahbapların yerlerini harabezar gördüm.Eskiden beri hatırımda olan bir zatın bir fıkrası vardı; tam manasını göremiyor

Van Kalesi'nin başında bir Medrese-i Nuriye çiçeği

Saniyen: O matbu eserin [Münazarat] yüz beşinci sahifeden tâ yüz dokuza kadar parçaya dikkatle baktım.O zamanda aşâire ders verdiğim o sualler ve cevaplar vaktinde, mühim bir veli içlerinde bulunuyormuş. Benim de haberim yok. O makamda şiddetli itiraz etti. Dedi: "Sen ifrat ediyorsun, hayali hakikat görüyorsun, bizi de tahkir ediyorsun. Ahir zamand

Risale-i Nur, bu zamanın müthiş yaralarına tam bir ilâçtır

(Dünden devam)İşte bu sır içindir ki, Yeni Said'in hususi üstadı olan İmam-ı Rabbanî, Gavs-ı A'zam ve İmam-ı Gazalî, Zeynelâbidin (ra) -hususan Cevşenü'l-Kebir münacatını bu iki imamdan ders almışım- ve Hazret-i Hüseyin ve İmam-ı Ali Kerremallahü Veche'den aldığım ders, otuz seneden beri, hususan Cevşenü'l- Kebir'le daima onlara mânevî irtibatımda

Ehl-i Beyt, valiler yerine evliyalara kumandan oldu

Aziz, Muhterem Kardeşim!Bin üç yüz seneden beri âlem-i İslâm'ı ağlatan ve bütün ehl-i hakikate "Eyvahlar! Yazıklar olsun!" dediren âlem-i İslâm'ın en dehşetli büyük yarasını deşmek, düşünmek, benim hususi meşrebimde tahammülüm fevkinde elem veriyor. Hususan yirmi beş seneden beri ihlâs ile hakikî hizmet-i imaniye, beni her nevi siyasetten çektiği v

"Fitne kapılarını kapatmak Şeriatın güzelliklerindendir"

(Dünden devam)[...] Sahabelerin bir kısmı, o harplerde, adalet-i izafiye ve nisbiye ve ruhsat-ı şer'iyeyi düşünüp tâbi olarak, Hazret-i Ali'nin (ra) takip ettiği adalet-i hakikiye ve azîmet-i şer'iye ile beraber zâhidâne, müstağniyâne, muktesidâne mesleğini terk edip, muhalif tarafa bu içtihad neticesinde girdiklerini, hatta İmam-ı Ali'nin (ra) ka

Sahabe zamanındaki fitnelerden medar-ı bahis etmek...

(Dünden devam)İşte şimdi gizli münafıklar, Vehhabîlik damarıyla, en ziyade İslâmiyeti ve hakikat-i Kur'âniyeyi muhafazaya memur ve mükellef olan bir kısım hocaları elde edip, ehl-i hakikati Alevîlikle itham etmekle birbiri aleyhinde istimal ederek dehşetli bir darbeyi İslâmiyete vurmaya çalışanlar meydanda geziyorlar. Sen de bir parçasını mektubund

Âl-i Beyt'in muhabbeti, Risale-i Nur'da ve mesleğimizde bir esastır

Aziz, Muhterem Kardeşim!Evvela zatınızın bir risale kadar câmi' ve uzun ve müdakkikane hararetli mektubunuzu kemal-i merakla okudum. Peşin olarak size bunu beyan ediyorum ki, Risale-i Nur'un üstadı ve Risale-i Nur'a Celcelûtiye kasidesinde rumuzlu işaretiyle pek çok alâkadarlık gösteren ve benim hakaik-ı imaniyede hususi üstadım, İmam-ı Ali'dir (ra