Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur'dan

Yeni Asya
Yaşam / Din 329 yazı 0 takipçi

Ulûhiyet, peygambersiz olamaz

İkinci İşaretHikâyede bir yaver-i ekremden bahsedilmiş ve denilmiş ki: Kör olmayan herkes onun nişanlarını görmekle anlar ki, o zat, padişahın emriyle hareket eder ve onun has bendesidir. İşte o yaver-i ekrem, Resul-i Ekremdir (aleyhissalâtü vesselâm). Evet, şöyle müzeyyen bir kâinatın, öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir Resul-i Ekrem, ışık şemse

Onun (asm) nuru, kâinatın ruhu hükmünde

İ'lem Eyyühe'l-Aziz!Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlem-i kebîr bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur. Eğer dünya mücessem bir zîhayat farz edilirse, o nur, onun ruhu olur. Eğer büyük bir insan tasavvur edi

Birisinin cinayetiyle başkaları mesul olamaz

İslâmiyetin pek çok kanun-u esasîsinden birisi, [Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. (En'am Suresi: 164)] ayet-i kerimesinin hakikatidir ki, "Birisinin cinayetiyle başkaları, akraba ve dostları mesul olamaz."Halbuki şimdiki siyaset-i hâzırada particilik taraftarlığı ile, bir caninin yüzünden pek çok masumların zararına rıza gösteriliyor.

Mevlid-i Şerifinizi ruh u canımızla tebrik ediyoruz

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!Evvela: Mevlid-i Şerifinizi ruh u canımızla tebrik ediyoruz. Ve muvaffakiyetinizi ve Nurların fevkalade tesirli intişarlarını sizlere müjde ediyoruz. Ve Nurcuları tebrik ediyoruz. Emirdağ Lahikası, s. 404 *** Üçüncü Kısım İrhasattan, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın velâdeti hengâmında vücuda gelen harikalardır ve hâd

Bir taifeden bir ferdin hatasıyla...

Beşerin vahşet ve bedevîlik zamanlarındaki bir kanun-u esasîsine, medeniyet namına dine hücum edenler, irtica ile o vahşete ve bedevîliğe dönüyorlar.Beşerin selâmet, adalet ve sulh-u umûmîsini mahveden o dehşetli vahşiyane kanun-u esasî, şimdi bizim bu bîçare memleketimize girmek istiyor. Garazkârâne ve anudâne particilik gibi bazı cereyanları aşıl

Küfür neden ebedî Cehenneme müstahak eder

Pek çok ayetlerin ve başta Resul-i Ekrem (asm) ve umum peygamberler ve ehl-i hakikatin, her vakit dualarında en ziyade "Ecirnâ mine'n-nâr", "Neccinâ mine'n-nâr", "Hallisna mine'n-nâr" [Bizi Cehennemden kurtar. • Bizi Cehennemden koru. • Bizi Cehennemden muhafaza eyle. (Cevşenü'l-Kebîr)] ve vahiy ve şuhuda binaen onlarca kat'iyet kesbeden Cehennemde

Küfür neden ebedî Cehenneme müstahak eder

Hem mahiyet-i küfür dahi Cehennemi bildirir. Evet, nasıl ki imanın mahiyeti eğer tecessüm etse, lezzetleriyle bir Cennet-i hususiye şekline girebilir. Ve Cennetten, bu noktadan gizli haber verir.Aynen öyle de, Risale-i Nur'da delilleriyle ispat ve baştaki meselelerde dahi işaret edilmiş ki, küfrün ve bilhassa küfr-ü mutlakın ve nifakın ve irtidadın

Cehennemin vücudunun rahmete zıddiyeti yoktur

İkinci Nükte: Cehennemin vücudu ve şiddetli azabı, hadsiz rahmete ve hakikî adalete ve israfsız mizanlı hikmete zıddiyeti yoktur. Belki rahmet ve adalet ve hikmet, onun vücudunu isterler.ünkü nasıl bin masumların hukukunu çiğneyen bir zalimi cezalandırmak ve yüz mazlum hayvanları parçalayan bir canavarı öldürmek, adalet içinde mazlumlara bin rahmet

Cehennemin pek çok vazife ve hikmeti var

Cehenneme dair beyanat-ı Kur'âniye o kadar vâzıh ve zâhirdir ki, başka izahata ihtiyaç bırakmamış. Yalnız bir iki zayıf şüpheyi izale edecek iki üç nükteyi, tafsilini Risale-i Nur'a havale edip, gayet kısa bir hülâsasını beyan edeceğiz:Birinci Nükte: Cehennem fikri, geçmiş iman meyvelerinin lezzetlerini korkusuyla kaçırmıyor. ünkü hadsiz rahmet-i R

Çok zâhirî musibetler var ki İlâhî birer ihtardır

Beşinci NükteÜç Meseledir. Birinci Mesele: Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip feryad etmek gerektir. Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bir kısmı ihtar-ı Rahmanî'dir. Nasıl ki çoban, gayrın tarlasına tecavüz eden koyunlarına taş atıp,

Hiçbir siyasetin haddi değil ki İslâmiyeti kendine alet etsin

Hakikat-i İslâmiye bütün siyâsâtın fevkindedir. Bütün siyasetler ona hizmetkâr olabilir. Hiçbir siyasetin haddi değil ki İslâmiyeti kendine alet etsin.ESDE, H. Şamiye, s. 255 İSLÂMİYET GÜNEŞİ YERDEKİ IŞIKLARA ALET VE TÂBİ OLAMAZ ...O gizli münafık zındıkların, Garblılaşmak bahanesiyle siyaseti dinsizliğe alet yapmalarına mukabil, bir kısım dindar e

İnsanın ebedî arzuları ahirete delâlet eder

(Dünden devam)Acaba hiçbir cihet-i ihtimali ve imkânı var mı ki, bu adi midenin hal diliyle beka duasını kabul edip nihayetsiz mu'cizatlı maddî taamlar ile onu minnettar ederek, her vakit tesadüfsüz, kasdî olarak fiilen cevap veren bir Kadîr-i Rahîm, bir Alîm-i Kerîm, kâinatın en ehemmiyetli neticesi ve arzın halifesi ve o Hâlık'ın güzidesi ve pere