Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Yeni Birlik

2025'in ekonomi-politik haritası – II: Umutla endişe arasında dalgalanan piyasalar

2025 yılında borsalar yapay zekâ etkisiyle yükselirken, aynı anda altın ve gümüş de bir ralli yaşandı. Kripto paralar ise çok ciddi bir dalgalanma yaşadı. Burada düşen küresel enflasyon kadar değişen düzenleme rejiminin geçiş aşamasında oluşan belirsizlik ve jeo-politik risklerin etkisini görmemek mümkün değildir.GİRİŞ: YENİ DÜZENLEME REJİMİNİN FİN

2025'in ekonomi-politik haritası – I: Yeni küresel sistemin ayak sesleri

2025 yılında dünyada ekonomi politik rejim değişikliği tartışmaları arka planda sürerken, enflasyonda yumuşak iniş gözlemlenmekte… Yani yumuşak iniş gerçekleşirken zemin sert ve kaygandı…Yeni yılda herkese merhaba! 2026'nın bu ilk yazısında Dünya Ekonomisinde 2025 yılının muhasebesini yapmayı amaçlamıştım. Ama görünen o ki, yazı beklediğimden uzun

Japonya nasıl başardı Modernleşirken kapitalistleşebilmek

Ne oldu da Rusya ve Türkiye'nin aksine Japonya modernleşirken kapitalistleşebildi Zihniyet, kurumlar, coğrafya, şehirler ve deniz ticareti ile zamanlama çerçevesinde anlattım.Öncelikle bütün okuyucularımın Yeni Yılını kutlarım. Allah'tan Yeni Yıl'da hepimize sağlık, huzur ve bol kazanç vermesini niyaz ederim.1.GİRİŞRusya ve Türkiye üzerine yazdığım

Rusya ve Türkiye: İki imparatorluğun uzun modernleşme hikâyesi

Dünya tarihinde Sanayi Devrimi bir ülkenin kendi tarihi, sosyolojik, coğrafi ve iktisadi niteliklerine bağlı olarak ilk defa İngiltere'de ortaya çıktı. Diğer Avrupa ülkeleri onu taklit ettiler. Pekiyi ya Doğu'nun büyük imparatorlukları: Hindistan zaten İngiliz sömürgesi olmuştu. Çin kendi içine kapanmış ve uykudaydı… İran ise hiçbir zaman bir moder

Kapitalizmin kendiliğinden doğuşu: İngiltere nasıl başardı

Dünya tarihinde Sanayi Devrimi bir ülkenin kendi tarihi, sosyolojik, coğrafi ve iktisadi niteliklerine bağlı olarak ilk defa İngiltere'de ortaya çıktı. Diğer ülkeler, bilâ istisnâ, ya İngiltere'deki Sanayi Devrimini kopyalayarak takip ettiler ya da devlet merkezli modernleşme süreçleriyle açığı kapatmaya çalıştılar. İngiltere'nin bu gelişiminin ar

Kapitalizmin maddi bedeni - II: Şehirler, ticaret ve ilkel sermaye birikimi

Kapitalizmin iskeleti coğrafyadır. Denize yakınlık, ülkenin hangi enlem ve boylamlarda yer aldığı, iklim vb. Ama bir bedeni oluşturan sadece iskelet değildir, damar ve sinir sistemi ile organlar da gereklidir. İşte bugün kapitalizmin damar ve sinir sistemini oluşturan ticaret yolları ile hayati organlarını oluşturan şehirleri inceleyeceğiz.1.GİRİŞB

Kapitalizmin maddi bedeni - I: Harita, coğrafya ve devlet

Kapitalizmin doğuşunda bir ruh iklimine ihtiyaç olduğunu ve bunun bileşenlerinin ne olduğunu önceki iki yazıda gördük… Ama adı üstünde Kapitalizm; yani sermaye düzeni… Bu üretim tarzının muhakkak maddi unsurları da olacaktır. İşte ben, bu unsurları, Kapitalizmin Maddi Bedeni olarak tanımladım. Bu ilk yazıda harita, coğrafya ve devlete değineceğim…1

Kapitalizmin ruhu: Mokyr, Ülgener ve biz - II

Teknolojik ilerleme, kurumlar ve coğrafya kadar, bir toplumun "ruh iklimi" de önemlidir. Geçen yazıda Joel Mokyr ile Sabri Ülgener'in fikirlerini ele aldık, bu yazıda ise Douglas North ve Daron Acemoğlu'nun görüşlerini de ekleyerek kendi görüşlerimi ve sentezimi açıklayacağım. Ruh İklimi nedir1.GİRİŞ: DOUGLAS NORTH VE ESERLERİ: KURUMLARIN ÖNEMİ VE

Kapitalizmin ruh iklimi: Mokyr, Ülgener ve biz - I

Teknolojik ilerleme, kurumlar ve coğrafya kadar, bir toplumun "ruh iklimi" de önemlidir. Joel Mokyr ile Sabri Ülgener'in fikirleri, Türkiye'nin kendi özgün kapitalizmini neden üretemediğini anlamak için güçlü bir çerçeve sunuyor.1.GİRİŞ: KÂĞIT ÜZERİNDE KAPİTALİST BİR ÜLKE MİYİZBugün Türkiye'de kimle konuşsanız, kelimeler değişse de şikâyet benzer:"

Hegemon, para ve ahlak: FED'in yaratıcı yıkım çağı

40 yıldır FED, Volcker'dan Powell'a uzanan bir çizgide fiyat istikrarı ve kurumsal bağımsızlık üzerinden ABD hegemonyasının "güven makinesi" gibi çalıştı. Trumpçı dönemde ise aynı kurum, kısa vadeli büyüme ve iç siyaset baskısıyla yeniden şekillendirilmek isteniyor. Soru şu: Bu bir Schumpeterci "yaratıcı yıkım" mı, yoksa hegemonun ahlaki zeminini a