Prof. Dr. Bilal Sambur

Milat

Birey, sanat, özgürlük

Sanat ile özgürlük arasındaki ilişki, insanın onurunu, yaratıcılığını ve özerkliğini merkeze alan hümanist liberal düşüncenin en sahici tezahürlerinden biridir. Sanat, insanın kendisini ifade etme hakkının estetik alandaki karşılığıdır. Bu nedenle sanat, ne devletin ideolojik aygıtı ne de kolektif kimliklerin hizmetkârı olabilir. Sanat, her şeyden

Entelektüel hümanist bir tecrübe olarak aşk

Akıl ve aşk arasında kurgulanan mesafeler ve duvarlar, aslında sahtedirler. Aklın zaferi, aşkla mümkündür. Düşünen insan sever. Düşlemeden düşünmek olmaz. Seven insan da düşünen ve düşleyen insandır. Düşünen insanın sevemeyeceği, seven insanın da düşünemeyeceği şeklindeki sahte kalıplar, aslında aşkı, aklı ve düşünmeyi birlikte ortadan kaldırmaktad

Kesin inançlılık aydın olmak mıdır

Aklını kullanmaya cesaret eden, düşünen, sosyal, siyasal, kültürel, teolojik, felsefi, sanatsal, ekonomik, bilimsel ve akademik alanlarda modern bir anlayışla hareket eden insani, özgürlükçü ve dünyasal nitelikte hayata, tarihe, topluma, doğaya ve geleceğe bakan aydınlanma zihniyetinin, hayatı ve insanı çölleştiren, kuraklaştıran ve karartan kurall

Karlı bir gecenin derinliklerinde

Uzun zaman yağmasını beklediğim kar, zayıf ta olsa yağmaya başladı. Kışı karsız düşünmek mümkün değildir. Her kar yağışında, kışı bambaşka bir tecrübe olarak okuyor ve yaşıyorum. Kış, bir mevsim olmaktan ziyade felsefi bir metindir. Bütün felsefi ve entelektüel soruları, sanki kış soruyor gibidir. Kış, tabiatın insana yönelttiği en ciddi ve en öğre

Göçü korkuyla kurgulamak: Göç iletişim mi İktidar mı

Göç bugün yalnızca sınırları aşan insanların hikâyesi değil; siyasal iktidarın, medyanın ve kamusal dilin nasıl çalıştığını gösteren bir turnusol kâğıdıdır. Göçmenlerin kendisinden çok, onlar hakkında kurulan söylem konuşulmalıdır. Çünkü asıl mesele, göçün ne olduğu değil; göçün nasıl anlatıldığıdır. Medya, büyük ölçüde göçü açıklayan değil, yönete

Hümanizmi yeniden anlamak

Hümanizm, çoğu zaman Batı düşüncesine ait, seküler ve tarihsel bir kavram olarak ele alınmaktadır. Ancak hümanizmi yalnızca bu çerçeveye hapsetmek, onu güncel ahlaki ve siyasal sorunlar karşısında etkisiz bırakmaktadır. Hümanizm, soyut bir felsefi söylemden ibaret değildir. Hümanizm, insan onuru, özgürlük ve eleştirel akıl merkezli güçlü bir etik d

Maskülen zehirlenme

Erkek ve kadın arasında insani, manevi, duygulu, duyarlı ve düşünceli ilişkilerin kurulması, herkesin önünde bir çetin okuma ve sorumluluk olarak durmaktadır. Gücü, parayı ve şöhreti ele geçiren erkeklerin, kadınları güçle ve parayla tehdit ederek kullanmaya kalkmaları ve onlar üzerinde hakimiyet kurma girişimleri, kalıblaşmış ve kabalaşmış bir ata

Hayatın temeli olarak insan hakları

Bütün medeniyetin ve insanlığın temeli, insan haklarıdır.İnsan hakları olmadan özgürlük, barış ve adaletin olması mümkün değildir. Barışın olması için gerekli olan adalettir. Adaletin gerçekleşmesi için insan haklarına saygı duyulması gerekmektedir. İnsan haklarının ihlal edildiği ve çiğnendiği yerlerde barış, demokrasi, hukuk ve özgürlük varolmaz.

Barış maneviyatı

"Barış savaşın yokluğu değil ruhun kuvvetinden kaynaklanan bir erdemdir." Spinoza Herkes barıştan söz etmesine rağmen, birçok yerde barış istenilen bir durum değildir. Birçok kültürde barış, zayıflık ve çaresizlik işareti ve hali olarak anlaşılmakta ve algılanmaktadır. Birçok kültür, barış isteyenleri, toplumu ve kültürü bozmak isteyen marjinaller

Barış maneviyatı

"Barış savaşın yokluğu değil ruhun kuvvetinden kaynaklanan bir erdemdir." Spinoza Herkes barıştan söz etmesine rağmen, birçok yerde barış istenilen bir durum değildir. Birçok kültürde barış, zayıflık ve çaresizlik işareti ve hali olarak anlaşılmakta ve algılanmaktadır. Birçok kültür, barış isteyenleri, toplumu ve kültürü bozmak isteyen marjinaller