Osman ZENGİN

Yeni Asya

İlk ve son halifelerin tevafuklu vefat günleri

Hayatınızda birçoğumuz acaib tevafuklarla karşılaşmışızdır. Bazen bakıyorsunuz umulmadık yerden, umulmadık hadiselerle bu tevafuklarla karşılaşabiliyoruz.Geçenlerde bir takvimin 23 Ağustos günkü yaprağında ilk İslâm Halifesi Hz. Ebubekir (ra) ile son Halife Abdulmecid'in aynı günlerde vefat ettiğini gördüm ve çok şaşırdım. İçimden, "Fesubhanallah!

Bulutlara selâm söyleyin; "Bunlar Allah'ın misafirleridir" deyin!

Elli beş senedir, şu Nur mesleğinde hep;" muhabbet fedâisi ve müfritane irtibat sevdalısı" olduk, olmaya çalıştık elhamdülillah. Ve hep de "ayak olmayı baş olmaya" tercih edenlerden olduk.Üç günlük seyisliği olup da başa geçme sevdalıları gibi bir derdimiz olmadı. Mümkün oldukça, "İhlâs ve Uhuvvet Risaleleri" prensipleriyle hareket etmeye çalıştık.

Nârin'in, narına yanasınız!

Ey, Allah'tan korkmaz, kuldan utanmazlar! Ey, nefis ve şeytanın emrindeki zalimler! Bu küçücük çocuğa nasıl kıydınızOlmayan vicdanınızı hesaba çekmiyorum ama hiç mi titremediniz, sızlamadınız, gözünüzün pınarı kurumuştur, öyle tahmin ediyorum. Çünkü Kahrolası hırsınız, süfli hevesiniz, pis hazzınız, şeytanî intikam hissiniz, o gibi vicdanî hasseler

İkinci hâin 12

Bilmece gibi olan bu başlığı hemen açayım: Cumhuriyet tarihimizde, "12" rakamı zikredilince, aklımıza hemen "12 Mart 1971" ve "12 Eylül 1980" hâin ihtilâlleri gelir.Süfyanizmin bu milleti "dinsizleştirme" projelerin mütemmimi, tamamlayıcısı mahiyetindeki ilk hâin ihtilâl olan "27 Mayıs 1960" yapılamasaydı ondan sonra takip eden ihtilâllerin hiç bir

İzmir'in Demokrat Mehmed'i

Son günlerde, tanıdık eş-dost ve akrabalardan vefat edenler bayağı çoğaldı. En son aldığımız haber de, "İzmir'in Demokrat Mehmed'i" diye bildiğimiz "Mehmed Tabak" oldu.Onu ilk tanıdığımda ısınmıştım. Biraz bizim eski kafadan külhanbeyi yapısı, dobra dobralığı, demokratlığı, samimiyeti ve nurun her faaliyetinin yanında olan sadık bir yolcusu olması

Sokak kedilerine niye bir şey diyen yok

Bir müddettir seyahatlerdeydim. Biraz da yoğunluktan, fırsat bulup yazamadım. O arada, tabiî birçok mevzu, peş peşe gelmiş. Zamanında yazamadığımız mevzuları "yazalım inşaallah!" dedik.Geçen günlerdeki mevzuun başlarında "sokak köpekleri" geliyordu. Ve kanunu da çıktı. Ben burada, kanun veya işin teferruatını değil, bizzat; işiterek, görerek yaşadı

Mehmed Şirin Arvas'a rahmetler...

1970 senesinde Risale-i Nurlarla müşerref olunca, benimle aynı senede "Nurcuların, dünyadaki tek gazetesi" olan Yeni Asya da, neşir hayatına başlamıştı.Tabiî, bizim içtimaî cihetimiz, sosyal yönümüz de olduğundan, Ankara Yeni Asya'nın Kediseven sokaktaki bürosuna da gidip gelmeye başlamıştık. Bazıları, gazete hizmetlerine burnunu kıvırıyordu ama bi

Elli beş sene evvel yine bu mevsimdeydi

Üzerinden, elli dört sene geçmiş, elli beşinci seneye girmişiz şükür. Daha dün gibi, o anları hatırlıyor ve hiç unutmuyorum. Evet, bu bizim risâle-i nurlarla müşerref olmamızın bir hatırasıdır.Babam ve annem rahmetliler, dindar ve namazını kılan insanlardı. Yedi çocuklarından, beşi hayatta kalmıştı. Ellerinden geldiğince, bizleri "iyi bir insan" ol

Hasan Diyarbakır

29 Temmuz 2024 günü, 70'li senelerden talebelik arkadaşımız, Rizeli Cafer Arslan aradı: "Hasan Diyarbakır'ın vefat ettiği haberi geldi, doğru mu acaba" dedi.Şaşırmıştım. Hasan ile ara sıra haberleşiyorduk. Nedir, ne değildir Diye sağa-sola sordum, pek haberdar değiller. Sonra, aklıma 80'li senelerde Erzurum'da iken, Üniversite'de, tıp fakültesinde

Kara Fatma'ya ne oldu

Bilmiyorum, yeni nesil "kara Fatma'yı" tanır mı Bizim neslin iyi tanıdığı, madeni olan, eski, beyaz 25 kuruşların üstünde resmi, hem Ankara Ulus meydanında sırtında mermi taşıyan, , hem de, memleketin bazı yerlerinde heykelleri olan Kara Fatma'dan bahsedeceğiz:Fatma Seher Erden (1888, Erzurum - 2 Temmuz 1955, İstanbul) ya da soyadı kanunundan öncek