Ömer Lekesiz

Ömer Lekesiz

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 335 yazı 1 takipçi

'Yitirilmiş Hikmeti Ararken' geçen bir ömür

12 Eylül darbecilerinin kültürü sam yeli değmiş kar gibi eritmeye çalıştıkları yıllardan biriydi; elimizin biraz kalem tutmaya başladığı Mavera da İstanbul'a gidince, Dıral Dedenin düdüğü gibi ortada kalan bir grup genç okur-yazar, özellikle İstanbul'dan düşünce ve kültür adına gelebilecek yeni sözlere kulak kabartmaya, ilgili her kitabı, dergiyi b

Filistin'deki Siyonist zulmün çok kısa tarihi

Cemal Paşa'nın, defni geciktirilmiş bir cesedin ürkünçlüğünü taşıyan hatıralarında, Filistin ve Suriye sahnesinde ortaya çıkan "pek uğursuz" olaylarla adını eşitlediği Alman Generali Falkenhayn, Osmanlı'nın zikredilen cephelerde savaşan ordusuna 1917 yılı Haziran ayı başında komutan tayin edildiğinde başlamıştı Filistin'deki Siyonist zulmü.Cemal Pa

Bir kitabın iki örnek yayım ve tercümesi

"Her tercüme ters serilmiş bir halı gibidir, şekilleri görünür ama renkleri görünmez" şeklindeki genel kanaatin doğruluğuna bir itirazımız yok. Ancak bu genel kanaatin, kendi dil özellikleri ve grameri korunarak Arapça ve Farsçadan müştereken inşa edilmiş Türkçe için pek geçerli olduğunu söyleyemeyiz. Zira ilmî düşünce -tefekkür- iletişim sokak di

Yakasız gömlek giyen münevvere rahmet

D. Mehmet Doğan Hakk'ın rahmetine kavuştu. Mekânı cennet olsun. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Onu ilk nerede tanıdığıma dair aradığım zihnî surette, 1978 yılındaki Ankara'nın Hatay sokağı öne çıkıyorsa da, onu çok daha önce gıyaben tanıdığıma eminim. Zafer çarşısındaki Dergâh kitabevinden, Hareket dergisinin IV. (Ocak 1966-Mart 1977

İmam Gazzâlî'ye göre sanat ve yazı

Toplumsal, kültürel ve siyasal şartlarla da ilişkili olarak, "Anlayışımızı artıyor, bakış açımızı genişletiyor, eleştirel düşünmemizi sağlıyor" vb. mülahazalarla, kafirlerin sanat hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye emek harcarken, zihnimizin çok fazla kirlendiğini fark etmenin telaşıyla, ahir ömrümde -başkalarınınkini değil- kendi nefsimi kurtarmak

Sözlükler için Şiraze

Allah'ın bir bağışı olarak dil, varlığın hilkatine bitişiktir; her varlık hakikatine tabi kılınan kendi lisanınca, Rabbiyle ve kendi hemcinsleriyle iletişim kurar.Bu bağlamda insanlık için dilden maksat, dil ve renklerindeki farklılığın, Allah'ın göklerle yeri yaratmasındaki gibi bir yaratışın kanıtı olmasıdır ve bunda bilenler için var olan ibretl

Sahne soytarılarının sefaleti

Şu sahne soytarıları Batılılara köpeklik etmede yüksek(!) dereceli bir alışkanlık kazandıkları için mi çocukları, kadınları, ihtiyarları parçalayan kudurgan sokak köpeklerine kendi karındaşlarından daha fazla sahip çıkmakla kalmıyor, bu sorunun halli için gayret gösterenlere de ahlaksızlıkta şirretleşmiş bir dille, kuduz olmuş bir köpek hiddetiyle

Şehidimizin adı Haniye, kuşkularımızın adı İran

Şehidimizin adı İsmail Haniye.Ona Yürüyen Şehit demek yanlış olmasa gerek. Zira o geçtiğimiz nisan ayında üç oğlunun ve içlerinde torunlarının da bulunduğu onlarca çocuğun işgalci ABD-İsraili tarafından şehit edildiklerini öğrendiğinde, onların şehadetini Rabbimizden gelen bir şeref olarak niteleyip, "Oğullarım Gazze'yi terk etmedi. Gazze'de kahram

'Bir çağdayız ki eskilerin başladığı bizim sonumuzdur'

Sezai Karakoç, Leyla ile Mecnun mesnevisinin sebeb-i telifine mahsus "Parantez" ara başlıklı ikinci şiirinde, varlığı dikkat edilmeyecek şeylere dikkat etmekten ibaret olduğu için asıl dikkat edilmesi gerekenleri görmeyen ve bu yanıyla asıl kendi cehaletini örtmek için edebiyatta eleştiriyi ve muhalefeti put edinen sabırsız birinin, sebeb-i telife

'Ve toprak bağırmadıkça kesilen bir kurban gibi'

Önceki yazımızda "Sezai Karakoç'un Leyla ile Mecnun mesnevisindeki sebeb-i telifi başlı başına bir şiir dersidir" demiş ve ilgili ilk şiiri sözde öncelik daima şairindir vurgusuyla birlikte okumak için nakletmiştik. Şimdi o şiirde Karakoç'un ne söylediğine bakalım: Karakoç o şiirinde,1- Sözün Nizâmî, Molla Câmi ve Fuzûlî örneklerindeki gibi -en büy

'Daha iyisini mi yazacaksın içlilikte Fuzuli'den'

Sebeb-i telifin mesneviye mahsus olduğunu, büyüklerimizin bu mirası nesirlerine de taşıyarak yaygınlaştırdıklarını söylemiştik. Geçtiğimiz salı Taha Abdurrahman'ı izdiham nedeniyle dinleyemeyince, sıcak günü dost yüzlerin serinliğinde tamamlayabilmek için Cemal Şakar ve Mustafa Kirenci'yi ikamet ettikleri mahallede ziyaret ettim.Sohbetimizde sebeb-

Taha Abdurrahman İstanbul'da

Taha Abdurrahman (d. 1944, Fas Cedide), İslam Düşünce Enstitüsü'nün davetiyle bir konferans vermek üzere İstanbul'a geldi ve nasipse bugün saat 18:00'de TDV İslam Araştırmaları Merkezi'nde (İSAM) dinleyicilerine hitap edecek. İslam Düşünce Enstitüsü'nün kurucusu Mehmet Görmez Hocamızın, Taha Abdurrahman'ın eserlerinin Türkçe çevrilmesi konusundaki