Ömer Erdem

Karar

Balkonumda bir ıtır...

Onunla ilk kez bir çiçekçide karşılaştık. Onca renk ve yeşillik arasında sanki bir köşeye atılmış basit bir saksıya çöp misali sokuluvermişti. Belki de çiçekçi bile onun farkında değildi. Her biri şunca para eden alımlı, afralı tafralı, türlü türlü isimli çiçeğin arasında onun hükmü ne olurdu Serçe ayağı büyüklüğünde bir yanı hafiften kurumaya tutm

'Bakışlar gözlerin sesidir' ya da...

En çok istediğimiz ve pek az kazanabildiğimiz şeyin adıdır dostluk. Hayatın bizim de dışımızda çalışan bir kurgusu vardır ve onun içinde bazı insanlarla buluşur bazılarıyla ayrışırız. Bitmeyen bir oyun duygusuyla da açıklamak isterim dostluğu zamanla ortak duygular, düşünceler, mekanlar, kesişmeler hatta tesadüflerin ördüğü. Her gece orada duran bi

Karaçamın dirilişi

'Goca çamın gürlemesi dal ilen' diye bir Ege türküsü var. Hale Gür'ün sesine adeta 'dal gürlemesi' gibi oturan bu nağmeyi her dinlediğimde görkem duygusu konuk gelir içime. Goca çamdan hangi cins kastediliyor tam belli olmasa da aynı familyadaki nice ağaç çam hükmü görür bizde. Çamaltı, çamdibi, çamlık. çamardı ardı ardına görsel çağrışımlar yapar.

Sonuçta nereye döneceğiz

Çöl bölgeleri dahil dünyanın pek çok yerinde gökdelenlerin yükseldiği modern şehirler kuruluyor. Yakın gelecekte dünyanın büyük kısmı dev metropollerle dolacak. Bu oluş insan varlığını tam olarak neye dönüştürecek aşağı yukarı kestirmek mümkün. Fakat nerede duracağı ve ne türden bir ilahiyat üreterek ayakta kalacağı belli değil. Bu hikaye, bu gidiş

Türk çadırı, Viyana kahvesi

Özenle, düşüne taşına, ölçe biçe, gözete tarta seçilmiş belli ki yazı karakteri. Hem klasik olması istenmiş hem genç ve diri çağrışımlı modernliği olsun istenmiş. İyi eğitilmiş bir tabur askerin uygun adım yürüyüşünü andıran harflerin hareketli uyumunda gizli bir maksat var; göze de hoş gelmek. Marka yaratmak kolay mı 'Mevlana Dönercisi' açmaya ben

Memleketin iktisadi binası

Yıllar önce Babil Sahaf'ta bir fotoğrafa rastlamıştım. Muhtemelen kitaplara meraklı eski bir banka yöneticisinin terekesinden çıkmıştı. Siyah beyaz bir fotoğraftı ve kılık kıyafetten devrimlerin hız kazandığı yıllarda Karadeniz şehirlerinin birinde bir bankanın açılışı sırasında çekilmişti. Görsel izlerden yola çıktığımda tam olarak hangi bankanın

Merdiven, felsefe ve ölüm...

İoanna Kuçuradi'yi dinleyeli beri daha bir dikkat ediyorum evden misafir yolcularken. 'Aman arkanıza dikkat, merdivene güvenmeyin!' Apartmanın ilk girişinde bacaklarını zevkten iki yana açmışçasına gireni karşılayan geniş merdiven nedense tam dairelerin önüne gelince tuhaf şekilde daralıyor, karemsi bir forma kavuşuyor sonra da geri doğru dar, kesk

Kimin hizası kimin sesi ya da balondan mübalağa

'Yok, hayır kabak tatlısı öyle yapılmaz. Kirece yatırılmadan kabağın lezzeti yerini bulmaz. Sonra da üzerine ince dövülmüş Antakya cevizi serpmezsen kabak tatlısı yedim diyemezsin' diye öne geçiyor adam. Kadının biri arkadan atılıyor; ' Siz bir kez olsun Adapazarı'nın kabak tatlısını yeseydiniz böyle konuşmazdınız. Nedir o öyle. Kıtır kıtır sertleş

'Benden senden önce de vardı gün gece' ya da tersine dünya...

Devri zamanı fark etmez, şöyle veya böyle eline irili ufaklı bir güç geçiren ilkin etrafına yetmedi dünyaya nizam vermeye çalışır. Dirlik düzen, nizam intizam, uyum denge elbette gereklidir hem şahsi hem de toplumsal yaşam için. Çoğu kere kişi kendi iç dengesi yanında hayat için gerekli uyumu sağlamakta bile zorlanır. Sonunda hemen her şeyin bir uy

Çocukları kim savunacak

Çocukluğun kaybolduğu bir yüzyılın içindeyiz. Sadece hali vakti yerinde ailelerin çocukları değil şehirlerden küçük yerleşim yerlerine kadar hemen her bölgedeki her sosyal katmandan çocuklar aynı olumsuz çemberin içine alınmış durumda. Hayat eskiden de çocukları önceleyen bir kurguya sahip değildi bizde. Her çocuk kendi çevresindeki sosyo- kültürel