Mustafa Çağrıcı

Karar

Oruç insanî ve ahlâkî bir erdemdir

Dünyada varlık içinde doğan, yaşayan ve ölen pek çok insan vardır ve bunlar aç ve susuz insanların hangi zorluklar içinde yaşamak zorunda olduklarını hayatları boyunca hiç tecrübe edemeden bu dünyadan göçeceklerdir. İşte oruç inanan her insana bu tecrübeyi yaşatan yüksek bir insanî ve ahlâkî erdemdir. Çünkü oruç, hayatının her yılının en az bir ayı

Ramazan ayrıca infak ve ihsan ayı

Peygamberimiz Ramazan ayını bir infak ve ihsan ayı olarak yaşadı. Ramazan o günden bugüne oruç, teravih gibi ibadetlerle olduğu kadar zekât ve fitresiyle, iftar sofrasıyla, hayırlarla, infak ve ihsanlarla da hep özel bir ay olarak yaşandı. Oruç, ahlâkî ödevleri de içeren bir dindarlık testi ve sınavı olarak düşünüldü. Pek çok Müslümanın içki, kumar

Mukabele geleneğimiz nereden geliyor

Mukabele kelimesi 'iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak' anlamına gelir. Aktarıldığına göre, her Ramazan'da vahiy meleği Cebrail Hz. Peygamber'e gelir, o güne kadar inmiş olan Kur'an ayetlerini karşılıklı birbirlerine okurlarmış... Bir hadiste, 'Allah'ın evleri'nde O'nun kitabını okuyan cemaati rahmet kaplayacağı, meleklerin onları çevreleyeceği' riv

Hoş geldin Ramazan

Ramazan sözcüğünün kök anlamı 'ağır sıcaklık ve yanma' ile ilgilidir. Bu ayda oruç tutan Müslüman açlık ve susuzluktan dolayı fizyolojik sıkıntı ve güçlük çeker. Bunun yanında, Allah rızası ve ibadet niyetiyle bu sıkıntıya gönüllü katlanarak oruç tutar ve böylece bazı bedensel arzu ve eğilimlerini dizginleyip terbiye eder. Yorumlara göre bu sayede

'Adalet Allah'ın yeryüzündeki terazidir'

Son zamanlarda ülkemizde yaşanan hukuk sorunlarından dolayı benim de beğendiğim "Devletin dini adalettir" şeklindeki cümle sık kullanılıyor. Dünya ve İslam kültürlerinde toplumlar için adaletin önemini ve gerekliliğini ifade eden buna benzer vecize değerinde başka sözler de var. Bunlardan biri, İslam kültüründe yaygınlık kazanmış olan "Adalet Allah

Müslüman dünyada problemli demokrasi

Günümüzde bile birçok Müslüman ülkede geçerliliğini koruyan toplumu pasifleştirici yönetim telakkisinin uzun bir geçmişi var. M. Âbid el-Câbirî'nin deyimiyle topluma mutlak "itaat ahlakı"nı empoze eden bu yönetim tarzı, Câhiliye (İslam öncesi Arap) kültürüne de Kur'an'daki ahlâkî siyaset düşüncesine de Peygamberimizin Sünnet ve sîretine de yabancıd

Depremler, yangınlar ve insanın değeri

Kısa zaman önce Kartalkaya'da tamamen insan kusurunun sebep olduğu, 78 cana mal olan bir yangın faciası yaşadık. 6 Şubat, 53 bin küsur insanımızın ölmesine, 107 bin insanımızın yaralanmasına, binlercesinin sakat kalmasına, ayrıca 518 bin konutun yıkılmasına veya ağır hasar almasına yol açan depremin ikinci yıldönümüydü.Bazıları bu depreme "asrın fe

'Allah'a ve ahiret gününe inanan'ın ahlak ilkeleri

Zaman değişse de insanoğlunun doğasının özü değişmiyor. Ayette denildiği gibi (Şems 918) insanın mayasında iyilik de var, kötülük de. "Hikmetinden süal olunmaz!" Süal etsek de cevabı yok. "Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez."Dinler kötülükleri yok etmek için değil, olabildiğince adalet ve hakkaniyet çizgisine çekmek için gelmiştir. Ama din adı k

'Bizde adet böyledir'

Her zaman olduğu gibi Kartalkaya'daki yangının da bir süre yasını tutarız; daha sonra hiçbir şey olmamış gibi önceki huylarımıza döneriz. 'Bizde adet böyledir'; adetimizden de vazgeçmeyiz. Bu işler öyle 'ah tuh'la, olay olduktan sonra sırf sorumlu aramakla, sorumluluğu birbirimizin üstüne yıkmakla olmuyor. Gözümüze kestirdiğimiz birilerini içeriye

Kültümüzde sünnet-bid'at karşıtlığı

31.01.2024 ve 06.11.2024 tarihli yazılarımda da bu konudan bahsetmiştim. Ne kadar yazsak yeridir. Çünkü bid'at "yenilik" demektir ve Müslüman dünya, yeniliği kötülemenin kültüre dönüştürüldüğü zamanlardan beri her alanda yenilik yapmaktan korkar hale getirilmiş, bu yüzden de hayatın değişik alanlarında sürdürülebilir bir dinamizm kazanamamıştır.Kur