Misbah Eratilla

Yeni Asya

Bediüzzaman'ı dinlerken

Bediüzzaman Isparta'da 1954 yılı sonbahar aylarında bir gün yatsı namazına yakın bir zamanda talebelerin odasına gitti: "Bir ihtar var. Size Arabî risalelerimi ders vereceğim. Yarın sabahtan itibaren başlayacağız" deyince talebeler sınırsız bir sevinç ve mutluluk duydu.Bediüzzaman ertesi gün sabah namazı ve ardından tesbihattan sonra onları yanına

Barla'ya vefa yolculuğu

Bediüzzaman 1950 yılından sonraki zamanlarda ilkbahar mevsimi geldi mi birkaç talebesini yanına alır üç ay Barla'da kalırdı.1954 yılı ilkbaharı geldiğinde diğer yıllarda olduğu gibi bu yıl da Bediüzzaman Barla'ya gitmek için yanına Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çalışkan ve ilk defa Mustafa Sungur'u aldı. Isparta da ki evde Bayram Yüksel'i nöbetçi bırak

Tahtakurusu

İnebolulu 15 Nur talebesi aynı hücrede yirmi dört saat sorguya çekildikten sonra tevkif edilerek bir odaya konulur.Sonra her hareketleri takip edilerek Ankara'ya bildirilir. Bir süre sonra içişleri bakanı Hilmi Ural "Bu kadar vatan haini İnebolu'dan nasıl çıkar diye merakından İnebolu'ya gelir. Üç ay sonra İnebolu Cezaevi'nde kalan Nur talebeleri D

Meçhul kahraman

Atıf Ural daha dokuz aylıkken sağ kaburga tarafında cerahat toplandı.Doktor: "ameliyat yaparsak yüzde bir kurtulma ümidi var, yapmazsak ölecek" dedi. Annesi ameliyata razı olmadı. Babası yapılsın deyince ameliyat yapıldı. Cerahat alındı ve Atıf kurtuldu. Atıf'ın çocukluk ve gençlik yılları güzel geçti. Ağabeyi Kemal Ural Ankara ziraat fakültesinde

40 yıldır aradığını 40 dakikada buldu

Salih Özcan konferans salonunda talebelerle bir konferans düzenledi. İçeride Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri de vardı.Birden içeriye bir yabancı misafir de geldi, Tevfik İleri'nin yanına oturdu. Tevfik İleri kısa bir süre sonra Salih Özcan'ı yanına çağırdı, kulağına: "Bu gelen Pakistan Millî Eğitim bakan yardımcısıdır. Üstad'ı görmek istiyor. Sen

Bediüzzaman onu radyoda dinledi

Mahkeme kararıyla basımına izin verilen ve sonra basımına başlanan Risale-i Nur Külliyat'ı 1958 yılı Şubatı'ndan sonra kâğıt bulamayınca kitapların baskısı durdu.Tüm çabalara rağmen kâğıt bulunamadı. Bediüzzaman'ın talebesi Said Özdemir kâğıt bulmak için İzmit'e SEKA kâğıt fabrikasına gitti ve sorumlu müdürle kâğıt konusunu görüştü. Müdür, "Kesinli

Risale-i Nur kendi kendini muhafaza ediyor

Savlı Hasan Çavuş, Tahiri Mutlu'dan teksirleri aldı.Tashih yapması için Bediüzzaman'a götürdü. Evinin yakınına vardığında etrafına bakındı, gelen giden yoktu. Tam kapının ziline basacakken birden köşeye saklanan polis kolundan tuttu; "Hadi karakola" diyerek onu zorla götürdü. Hasan, emanet olan teksirleri düşündü. Yerine ulaştıramamanın sıkıntısı o

Kitapları "yakacağız" dedi

Risale-i Nur kitapları 1956 yılında mahkeme kararı ile "basılmasında bir sakınca yoktur" dedikten sonra 1957 yılında Latin harfleriyle matbaalarda basılmaya başladı.29 Aralık 1959 yılında 5050 adet Sikke-i Tasdik-i Gaybî kitabı doğuş matbaasında basıldı. Eserler daha matbaada iken emniyet güçleri tarafından baskın yapılarak kitaplar toplatıldı ve y

Bediüzzaman'a nasıl ulaşabilirim

Bediüzzaman talebeleriyle taksi ile Isparta'dan Urfa'ya geldi ve İpek Palas Oteli'ne yerleşti. Talebelerine: "Hulusî'nin memleketinden, ona yakın birisi var burada onu bulun" dediği Hafız Ömer, Eskişehir'de Bediüzzaman'ı ziyaret etmiş ve duasını almış biriydi.Bediüzzaman Urfa'ya geldiğinde Hafız Ömer Ramazan ayı boyunca diyanet tarafından gezici va

Ahmet'in hasreti

Ahmet Konya da lise öğrencisi iken Sabri Halıcı ile tanıştı.Yanında tecvitli Kur'ân okumayı öğrendi. Ardından ilmihal ve İslâmî bilgileri ders aldı. Bu arada ilk defa Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur ismini duydu. Bir müddet sonra PTT memuru Zübeyir Gündüzalp ile tanıştı. Bu tanışma sonrası risaleleri okumaya ve yazmaya başladı. Lisedeki sını