Misbah Eratilla

Yeni Asya

Halil'in cesaret ve sadâkati

Halil Yürür 1954 yılı içerisinde Bediüzzaman'ı ilk defa ziyarete gitti.Bediüzzaman bu görüşmede Halil Yürür'e elli kişinin ismini söyleyerek "İstanbul'dan sana vekâlet veriyorum. Seninle onlara selâmımı gönderiyorum" dedi. Kısa bir sohbetten sonra İstanbul'a götürmek üzere Halil'e bir çuval Risale-i Nur eserleri verdi. Halil çuvalı sırtına aldığı g

Bediüzzaman'ın vefalı talebesi Seyyid Mehmet Şefik Arvasî

Bediüzzaman'ın ilk talebelerinden Seyyid Mehmet Şefik Arvasî, Van'daki Horhor Medresesi'nde ondan ders aldı ve talebelik yaptı.Gerek Horhor'da gerekse öncesinde aldığı ders ve eğitimle Arapça'ya hâkimdi. Önemli tercüme eserler meydana getirdi. Mehmet Şefik, Horhor Medresesi'nde ders alırken, henüz 1. Dünya Savaşı başlamamıştı. Bediüzzaman; "maddî v

Emirdağ Çarşı Camii'nde teravih

Nuri Güven Emirdağ'da bir camide imam olarak görev yaparken müftülüğün ısrarına rağmen çarşı camiindeki görevi kabul etmedi.Bediüzzaman'ı ziyaretinden sonra Çarşı Camii'ndeki imamlığı kabul etti. Tam yedi yıl Emirdağ Çarşı Camii'nde imamlık yaptı. Nuri Güven; "Bediüzzaman yedi yıl içinde üç defa cenaze namazı kılmaya geldi" dedi. "1950 yılı Ramazan

Nur Talebesi

Bediüzzaman Barla'ya geldiği ilk günden itibaren risale yazma işine hızlı bir şekilde başladı.İlk Haşir Risalesi'ni yazdırdı. Daha latin harflerine geçilmediğinden Haşir Risalesi'ni Kur'ân harfleriyle matbaada bastırdı. O günden sonra risaleleri kâtipler eliyle yazma işi hızlı bir şekilde devam etti. Yazılan risaleler elle çoğaltılarak ihtiyaç duyu

Zeynep Hanımın dinmeyen gözyaşları

Recep Unaz, Bediüzzaman'ı ilk defa ziyaret ederek ellerinden öper. Antalya'ya gideceğini, bir hizmetin olup olmadığını sorar.Bediüzzaman: "Elmalı'da talebem Zeynep Hanım var, ona benden çok selam söyle, merak etmesin duama dâhildir" diyerek ona selamını götürmesini söyler. Recep ağabey, mevsim kış olduğundan birkaç gün sonra yola çıkar, Antalya'ya

Makamlarını bilememişler

Bediüzzaman'ın saff-ı evvel talebelerinden Mustafa Çelik; Kuleönlü Sarıbıçak Mustafa, Sofuoğlu Mustafa Hulusi, Sarıbıçak Mustafa Hulusi, Sarıbıçak Mustafa, Büyük Mustafa, Sallabacak Mustafa Hulusi, Mübarek Mustafa diye farklı isimleriyle tanınırdı.Bu şahıs aynı zamanda çok mübarek, ihlaslı ve ehli kalp bir Nur talebesi idi. Risale-i Nur'da adı geçe

Dalaz Hoca gibilere çok ihtiyaç vardır

İbrahim Ethem Talas birçok köyde imamlık yaptıysa da çevrede Sandıklı Alamescit Köyü imamı olarak bilindi.Sandıklı'da Nur postacılığı dahil Risale-i Nurlar'ı yazma, neşir ve tebliğ konusunda ders vermediği kimse kalmadı. Risale-i Nur'a karşı heyecanı sürekli canlı olduğundan her seferinde heybesine Risale-i Nurlar'ı koyarak ihtiyaç sahiplerine ulaş

Kur'ân'ın tokadı

Bediüzzaman Eskişehir hapsinden sonra Kastamonu'ya sürgün gönderildi. Kastamonu'da kaldığı süre içinde gördüğü eziyeti binlerce sayfa yazılsa azdır.Tüm baskı ve eziyetlere rağmen Risale-i Nur'un yayılması engellenemedi. Kışın zemheride ekilen nur tohumları kısa sürede dünyanın her köşesinde çiçek açtı. Bediüzzaman'ın Kastamonu hayatında gördüğü ezi

Ceylan'ın can dostu

Ceylan Çalışkan Siirt'e askerî görevini yapmaya gitmeden önce Bediüzzaman ve Risale-i Nur'la ilgili istihbarat bilgisi ondan önce Siirt'e varmıştı.Ceylan, Bediüzzaman'dan aldığı terbiye ve derslerden askerlik süresi boyunca dik durdu ve kimseye boyun eğmedi. Haysiyetli duruşunu gören birçok asker onunla tanıştı ve gizli de olsa ondan Risale-i Nur d

Şam'dan davet

Şam'da görev yapan ünlü bir generalden Bediüzzaman'a: "Efendim Sizleri Şam âlimleri adına dâvet ediyorum. Yüksek fikirlerinizden biz de istifade etmek istiyoruz" diye bir davet gelir. Bediüzzaman bu davet üzerine 1911 yılı içerisinde Şam'a doğru yola çıkar.Bediüzzaman Şam'a giderken aynı zamanda hem Arap âlimlerini, hem de Arap dünyasını yakından t