Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_1ojhh7dfbms4qgrdn6m5lfkist, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Mehmet Ocaktan Köşe Yazıları -Sayfa 10 : koseyazarioku.com

Mehmet Ocaktan

Karar

Umarız demokrasi korkusu yüzünden bu çözüm de hüsranla bitmez

Türkiye'nin içinde bulunduğu bütün hukuksuzluklara rağmen, Devlet Bahçeli'nin başlattığı 'Terörsüz Türkiye' projesinin hayata geçmesi, bu ülkede yaşayan herkes için hayati bir önem taşıyor.Bu konuda farklı bakış açılarına sahip olabiliriz, hatta en sert eleştirilerde de bulunabiliriz ama PKK'nın silahsızlandırılmasını görmezden gelemeyiz. Çünkü bu

Fıkhı dinin yerine koymaya kalkarsanız

Müslümanların adalet Tasavvuru var mı8 Müslümanların nasıl bir adalet tasavvurunun olduğunu ya da olup olmadığını tartışırken, meselenin ister istemez bir şekilde fıkıhla kesiştiğini belirtmek gerekiyor.Çünkü fıkıh, özü itibariyle dinin asli kaynaklarından gelen kuralların, her dönemin şartları, kültürü ve örfü içinde yorumlanmasıdır. Kısacası fıkı

AK Parti, kendi eseri olan bu Türkiye fotoğrafına daha dikkatli bakmalı

Bazıları kabul etmekte zorlansa da AK parti iktidarının 2011, hatta 2013'e kadar elde ettiği seçim başarıları, halkta karşılığı olan icraatların bir sonucuydu. Hukukta, fikir özgürlüğünde, ekonomide önemli adımlar atılmış, AB'ye tam üyelik gibi ciddi bir hedef ortaya konulmuştu.Eğer AK Parti iktidarı, ortaya koyduğu bu hedeflerden ve bizzat kendi i

AK Parti iktidarı bu seslere kulak vermeli

Şu talihsizliğe bakır mısınız, "hukukun üstünlüğü" hedefiyle iktidara gelen, AK Parti'nin ilk on yılında bu konuda önemli mesafeler alan AK Parti iktidarı, şimdilerde hukukun, adaletin ayarını bozan icraatların altına imza atıyor. Bu arada, "İlk on yıl efsanesi anlatmayın, AK Parti başından beri böyleydi" diye slogan atanlara hatırlatalım, asıl ikt

Adaletsizliği alkışlayacaksak vazgeçelim bu dindarlık sevdasından

Ahlakın tefessüh ettiği, vicdanların kirlendiği, adaletsizliğin kimsenin yüreğini titretmediği bir ülkede sözün de yazının da bir değerinin olmadığını biliyoruz.Dolayısıyla hukukun, adaletin, ahlakın, hatta dinin bile siyasi ranta ve iktidara endekslendiği bir zihniyet ikliminde iktidarların adaletle hükmetmesini, hakka-hukuka riayet etmesini bekle

İran-İsrail savaşı çözümü bir başka bahara erteler mi

İster bir öngörü diyelim, isterse doğru yerde durduğunu söyleyelim, MHP lideri Devlet Bahçeli sürecin ilk gününden bu yana ısrarla çözüm konusunda acele edilmesi gerektiğini söylüyor.Şimdi geldiğimiz noktadan bakınca daha iyi anlıyoruz ki; Türkiye'nin son 50 yılında arkasında kan ve gözyaşı bırakan terör gibi netameli bir meselenin çözümünde acele

İç cepheyi hukukla mı yasaklarla mı güçlendirelim

Epey bir süredir iktidar cenahının 'iç cepheyi güçlendirme' söylemini dillendirdiğini biliyoruz. Son İran-İsrail savaşıyla birlikte bu söylemin, özellikle iktidar ve ona destek veren medya tarafından daha da güçlü bir şekilde topluma empoze edilmeye çalışıldığı muhakkak.Buna paralel olarak "İsrail'in hedefinde Türkiye var" masalıyla toplumda bir ko

Krallara hayır diyemeyenler özgürlüğü hak edebilir mi

Bizim gibi demokrasi kültürü gelişmemiş sipariş demokrasilerde, insanlar demokratik değerlerin kıymetini bilemezler. Bu yüzden de hukuk, demokrasi, özgürlükler, insan hakları gibi evrensel değerlerin müşterisi oldukça azdır.Hal böyleyken, demokrasi, hukuk ve temel insan haklarıyla geç tanışan özellikle Müslüman dünya temel sorunlarının kaynağı olar

Kapalı rejimle İsrail haydutluğu durdurulabilir mi

İnsanlığın başına bela olan bir İsrail haydutluğu ile karşı karşıyayız. Gazze'de çocukları, bebekleri, kadınları katleden soykırım suçlusu bir Netanyahu'dan insanlık adına iyi şeyler beklenmeyeceğini artık hepimiz biliyoruz.En son İran'a yaptığı saldırıda genelkurmay başkanı, Devrim Muhafızları Komutanı ve 9 bilim insanı öldürüldü. Normal bildiğimi

90'lı yıllar siyasetinin canlı hafızası olan Çağlar'ın fırtınalı hikayesi

O, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermek üzere olduğu 1945 yılında Gümülcine'de Hacer ve Mustafa Molla'nın çocuğu olarak dünyaya geldi.Henüz 5 yaşındayken, Batı Trakya'daki iç savaştan kaçıp ana vatanda hayata tutunmaya çalışan Türk bir ailenin çocuğu olan o isim Cavit Çağlar Şimdi önümde Hulusi Turgut'un hazırladığı ve Doğan Yayınlarından çıkan Çağla