Mahmut Övür

Mahmut Övür

Sabah
Gündem 590 yazı 9 takipçi

Bir daha asla!

Birkaç gündür medya, dini cemaatler üzerinden siyaset-ticaret ve kripto ilişkileriyle dikkat çeken Alihan Kuriş ve Alparslan Kuytul'u konuşuyor. Her iddia, her yeni operasyon izleyenleri biraz daha dehşete düşürüyor. Mallar, mülkler, külçe külçe altınlar, eurolar, dolarlar, silahlar, şifreli telefonlar, kurulan karanlık ilişkiler... En son, eski İç

Süleymancılar, İBB ve Ahbap'ın 'para' kardeşliği

Ne zaman paradan söz edilse, söylediğine ilişkin kesin bir kayıt bulunmasa da Napolyon'a mal edilen o meşhur söz hatırlanır: "Savaşı kazanmak için üç şeygerekir: Para, para, para..." Ne tuhaf değil mi Birileri bugün aynı sözü siyasete, ticarete, hatta cemaate uyarlamaya kalkınca ortaya son dönemin operasyonları çıkıyor ve devlet nereye dokunsa altı

İtirafçılar konuşuyor

İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü" davası kısa bir aradan sonra yeniden başladı. Davanın ilk dönemi, "suç örgütü lideri" Ekrem İmamoğlu'nun şovu, YP Genel Başkanı Özgür Özel'in de başkanları "temizleme" çabasıyla geçti. Tam o günlerde şu notu düşmüştüm: "Artık tutuklu sanıkların ezberlenmiş ifadeleri bitti. Sıra, stüdyoya gelecek gerçek 'itirafçılar

Cemaat, siyaset ve Almanya

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş ve yakın ekibine yönelik operasyon her hâliyle FETÖ'ye yönelik ilk dershane çıkışını hatırlatıyor. O günlerde CHP, bugün ise Yeni Parti hemen harekete geçti ve "siyasi operasyon" diye bağırmaya başladı. Oysa durum sadece siyasi tercihle ilgili değil, ortada toplanan milyarlarca liradan, cemaat liderliğindeki "şüp

Bir cemaat ne zaman cemaat olmaktan çıkar

Önceki günkü Süleymancılar operasyonunu yalnızca gözaltılar, şirketler ve milyarlar üzerinden okursak Türkiye'nin yıllardır yaşadığı çok daha büyük bir meseleyi yine ıskalarız. En başa dönelim; Süleyman Hilmi Tunahan'ın yola çıktığı yıllarda holding yoktu. Şirketler grubu yoktu. Yüz milyarlara varan para hareketleri yoktu. Ama en önemlisi siyasete

Özel'in büyük sınavı ve düşüşün başlangıcı

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "şaibeli kurultay"da genel başkan seçilmesinden sonra ilginç bir profil çizdi. Önce yerel seçimleri yönetmesiyle, sonra da izlediği "normalleşme siyaseti"yle herkesi şaşırttı. Milletvekili ve grup başkanvekili olarak hatiplikte ve polemik yapmada "acar siyasetçi" olduğu biliniyordu ama CHP gibi bir partiyi yönet

Mekke İttifakı ve terörsüz Türkiye

Başkan Erdoğan, "Anadolu İhtilali" ile başlayan siyasi yolculuğuna o kadar çok şey sığdırdı ki saymakla bitmez. Bugün artık "Türkiye Yüzyılı" paradigmasıyla yalnızca içeride değişim üreten değil, bölgesel denklemleri etkileyen bir siyasi aktör durumunda. Şimdi partisinin 25'inci yılında ülkeyi iki tarihi hamleyle taçlandırıyor: Terörsüz Türkiye ve

Yeni Parti'nin Demirtaş bahanesi

Terörü sonlandıracak "çerçeve yasa"ya baştan karşı çıkanlar, eleştirenler oldu ama hiçbiri adı yeni olan ama yeniliğin hiçbir işaretini göstermeyen Yeni Parti kadar ikileme düşmedi, kendisiyle çelişmedi. Şaşırttı mı Şaşırtmadı tabii... Eski "statükocu" CHP'den "yeni" diye ayrılıp tam tersi "tek tipçi" CHP noktasına savrulmak da siyasi maharet ister

Başarıyı kardeşlikle taçlandırma vakti

Bazı tarihi dönemler vardır; devletler yalnızca ne yaptıklarıyla değil, neyi sonsuza kadar geride bıraktıklarıyla büyürler. Türkiye tam da böyle bir anın eşiğinde.... Bu sebeple bugün konuşulan mesele, sıradan bir siyasi açılım meselesi değil. Adına ister "Terörsüz Türkiye", ister "çözüm", ister "barış süreci" densin; milletin aradığı cevap açıktır

Silahlar susar, şehirler konuşur

Türkiye bazen öyle dönemlerden geçiyor ki, yaşanan değişimi sadece güvenlik gerekçesiyle açıklamak yetersiz kalıyor. Son dönemde içeride ve dışarıda bu anlamda baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. İçeride terörsüz Türkiye eksenli tarihi adım atılırken, dışarıda da Başkan Erdoğan Mekke'ye gidiyor, Türkiye-Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ortak

Yeni Parti'de bir ilk 'zincirleme rüşvet'

Tek parti dönemi dâhil bugüne kadar birçok parti kuruldu. Kimi iktidara geldi, kimi iktidar ortağı oldu, kimi de tabela partisi olmaktan öteye geçmedi. Ama hiçbir partinin bagajı, "Yeni bir yol açacağız" diye yola çıkan Yeni Parti kadar yüklü olmadı. Adı yeni ama içinde siyasetin bütün hastalıklarını barındırıyor. En başta Ekrem İmamoğlu vesayetiyl

12 madde bize ne anlatıyor

Klasik ve tekrar olacak ama söylemeliyim; tarihi ve olağanüstü günlerden geçiyoruz. Siyaset, ortaklaşa bu ülkenin en büyük sorunu terör meselesini devreden çıkarmanın eşiğinde. AK Parti, MHP ve DEM Parti'nin imzalarıyla 12 maddelik "terörü sonlandıran" yasa tasarısı nihayet Meclis Başkanlığı'na sunuldu. Bunun ne anlama geldiğini herkesin şapkasını