Mahmut Övür

Mahmut Övür

Sabah
Gündem 563 yazı 9 takipçi

'İhbarcı' Özgür Özel ve NATO

Uluslararası sistemin türbülansa girdiği, hatta Başkan Erdoğan'ın ifadesiyle "yoğun bakımda" olduğu bir dönemde, ayakta kalmayı başaran az sayıdaki yapılardan biri NATO. Son yıllarda "Beyin ölümü gerçekleşti", "ABD tarafından terk edilecek" denilen NATO, aksine büyümeye ve kendini yenilemeye devam etti. Önümüzdeki hafta ise Türkiye'nin ev sahipliği

Şaibeciler mi, butlancılar mı kazanacak

Biraz mola verip sağlık sorunlarımı ve bazı özel işlerimi halletmeye çalışsam da siyasetten uzak kalmak mümkün olmuyor. Nereye gitsem, kiminle konuşsam söz dönüp dolaşıp siyasete, daha doğrusu CHP'ye geliyor. Soru ise hiç değişmiyor: "Ne olacak bu CHP'nin hâli" Nasıl sorulmasın Türkiye'nin en köklü partisinde yaşananlar artık sadece bir parti içi ç

Muhalefetin 'çamur' Sözcü'sü

Son yıllarda Türkiye çevre alanında tarihi adımlara imza atıyor. Başta Emine Erdoğan'ın öncülüğünü yaptığı ve bir dünya markası olan Sıfır Atık Projesi olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından denizlerin, göllerin temizlenmesine, rekor seviyede millet bahçeleri ve parkların açılmasına, orman alanlarına yenilerinin eklenmesine kadar onlarca p

Rezil sorular ve linç canavarları

Önceki akşam Türkiye'de basın tarihine geçecek bir televizyonculuk rezaletine imza atıldı. Herhâlde önümüzdeki yıllarda iletişim fakültelerinde ibret alınacak ders olarak okutulur. Sözcü TV aslında cesur denebilecek bir kararla yıllardır itibarsızlaştırdığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu konuk aldı. Kılıçdaroğlu da aynı cesaretle kendisind

Cemil Tugay'ın 'silikon' siyaseti

Ankara'nın uzun süredir iki gündemi var: Biri küresel, diğeri yerel. Bir tarafta küresel düzeyde barışla sonuçlanan ABD-İran savaşı, Ankara'da NATO'nun geleceğinin tartışılacağı toplantı ve terörsüz Türkiye'ye ilişkin yasal düzenlemelerin neler getireceği var, diğer tarafta ise hiç değişmeyen ve yerel kalan CHP içi iktidar savaşı. Birinci gündem ne

Yeni parti için ilk talimat

Bölgeye hatta dünyaya nefes aldıracak ABD-İran barışı bile CHP'deki iç iktidar kavgasını gündemden indiremedi. Toplum, her şeyin mübah sayıldığı bir filmi izler gibi izliyor. CHP'nin yeni nesil siyasetçileri büyük bir pervasızlıkla kazandıkları belediyelerde iş yapmak yerine "güç ve para" peşine düşünce, operasyonlar başladı, önemli isimler cezaevi

Gazze, İran ve Hıristiyan Siyonistler

Geldiler, yaktılar, yıktılar, bebekleri çocukları katlettiler şimdi de "barış yapıyoruz" diye rüzgar estiriyorlar. ABD'den, Siyonist İsrail'den ve arkalarındaki Batılı güç Siyonist-Emperyalist ittifaktan söz ediyorum. Gazze'de taş taş üstüne bırakmadılar, İran'ın liderlerini öldürdüler, şehirlerini bombaladılar, Lübnan'ı yerle bir ettiler, Suriye'y

Bağıra bağıra gelen operasyon

Hep yazıyorum, son yıllarda CHP'li belediyelerde garip bir ekosistem oluştu. Küçük büyük fark etmiyor, akıl almaz bir zenginleşme ve yolsuzluk furyası var. CHP'liler, "Sadece bizim belediyelerde mi yolsuzluk var" diye kızıyor ama bu savunma hem utanç verici hem de haklı değil. Kuşkusuz geçmişte de bugün de birçok belediyede yolsuzluklar oldu ve olu

'Çıplak arama' ve 264 milyonluk ihale

Bir siyasi ekip, siyaset yolculuğuna para ve yalanı bulaştırmışsa eskilerin deyimiyle abad olmaları mümkün değil. Bugün CHP'de yaşanan kaosun, şaibenin, yolsuzluk iddialarının asıl nedeni bu. Geriye dönün bakın, CHP bu noktaya Ekrem İmamoğlu'nun yalan vaatleri, siyasete para sokması ve Özgür Özel'in de bunu meşrulaştırmak için sıklıkla "yalana" sar

Kılıçdaroğlu'ndan sert hamle

CHP'deki mesele artık bir kurultay kavgası değil, bir zihniyet hesaplaşmasıdır. Bir tarafta siyaseti makam, para ve güç ilişkisine dönüştürenler... Diğer tarafta ise partinin yüz yıllık hafızasının ayakta kalmasını isteyenler var. Kemal Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı bu yüzden sıradan bir konuşma değildi. O konuşma, CHP içerisinde yıllardır biriken öf

CHP'den yeni parti 'İKP'ye

Bugün CHP Meclis Grubu'nda yaşanacaklar CHP'nin ve CHP'den ayrılıp parti kurmak isteyenlerin bir anlamda "kaderini" belirleyecek. Eğer bugün de tıpkı CHP Genel Merkezi'ndeki gibi bir rezalet yaşanırsa -ki beklenti bu yönde- bunun anlamı şu: Artık bu iki yapı CHP içinde bir arada kalamayacak. Böyle bir durumda "hain" ya da Karayalçın'ın ifadesiyle "

CHP'liler yol ayrımında

CHP hiçbir dönem bugünkü kadar tarihi bir yol ayrımına gelmedi. İnönü-Ecevit, Ecevit-Deniz Baykal ya da Baykal-Kemal Kılıçdaroğlu dönemlerinde iç ve dış siyasette bazı farkları olsa da hiçbiri bugünkü kadar köklü bir ayrımın eşiğinde değildi. Özellikle Batı'yla ilişkilerde farklılıklar görülse de CHP'nin "Batıcı" kimliği İnönü döneminden beri çok d