Mahmut Övür

Mahmut Övür

Sabah
Gündem 556 yazı 9 takipçi

Bağıra bağıra gelen operasyon

Hep yazıyorum, son yıllarda CHP'li belediyelerde garip bir ekosistem oluştu. Küçük büyük fark etmiyor, akıl almaz bir zenginleşme ve yolsuzluk furyası var. CHP'liler, "Sadece bizim belediyelerde mi yolsuzluk var" diye kızıyor ama bu savunma hem utanç verici hem de haklı değil. Kuşkusuz geçmişte de bugün de birçok belediyede yolsuzluklar oldu ve olu

'Çıplak arama' ve 264 milyonluk ihale

Bir siyasi ekip, siyaset yolculuğuna para ve yalanı bulaştırmışsa eskilerin deyimiyle abad olmaları mümkün değil. Bugün CHP'de yaşanan kaosun, şaibenin, yolsuzluk iddialarının asıl nedeni bu. Geriye dönün bakın, CHP bu noktaya Ekrem İmamoğlu'nun yalan vaatleri, siyasete para sokması ve Özgür Özel'in de bunu meşrulaştırmak için sıklıkla "yalana" sar

Kılıçdaroğlu'ndan sert hamle

CHP'deki mesele artık bir kurultay kavgası değil, bir zihniyet hesaplaşmasıdır. Bir tarafta siyaseti makam, para ve güç ilişkisine dönüştürenler... Diğer tarafta ise partinin yüz yıllık hafızasının ayakta kalmasını isteyenler var. Kemal Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı bu yüzden sıradan bir konuşma değildi. O konuşma, CHP içerisinde yıllardır biriken öf

CHP'den yeni parti 'İKP'ye

Bugün CHP Meclis Grubu'nda yaşanacaklar CHP'nin ve CHP'den ayrılıp parti kurmak isteyenlerin bir anlamda "kaderini" belirleyecek. Eğer bugün de tıpkı CHP Genel Merkezi'ndeki gibi bir rezalet yaşanırsa -ki beklenti bu yönde- bunun anlamı şu: Artık bu iki yapı CHP içinde bir arada kalamayacak. Böyle bir durumda "hain" ya da Karayalçın'ın ifadesiyle "

CHP'liler yol ayrımında

CHP hiçbir dönem bugünkü kadar tarihi bir yol ayrımına gelmedi. İnönü-Ecevit, Ecevit-Deniz Baykal ya da Baykal-Kemal Kılıçdaroğlu dönemlerinde iç ve dış siyasette bazı farkları olsa da hiçbiri bugünkü kadar köklü bir ayrımın eşiğinde değildi. Özellikle Batı'yla ilişkilerde farklılıklar görülse de CHP'nin "Batıcı" kimliği İnönü döneminden beri çok d

Bambaşka bir Türkiye var

Siyasetteki kısır çekişmeler, koltuk savaşları, ihanetler hipnoz etmiş gibi hepimizi öyle etkisi altına almış ki, Türkiye'yi siyasetten ibaret sanıyoruz. Oysa bambaşka bir Türkiye var ve siyasetin o dar dünyasını aşalı çok oldu. Artık küresel arenada söz sahibi bir Türkiye'den söz ediyoruz. Sıfır Atık Vakfı'nın İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzen

Kılıçdaroğlu-Özel 'gizli' görüştüler mi

CHP içinde o kadar çok kavga, gürültü oldu ki, artık kullanılmayan, yıpranmayan siyasi kavram kalmadı. "Kılıçlar çekildi, bomba kulis, son düello, ipler koptu" gibi aklınıza gelen her kavram onlarca kez kullanıldı içi boşaltıldı. Siyaset tatsızlaştı. Geçmişte çok kullanılan "abi" formülleri de tükendiği için en ufak bir "diyalog" çabası bile artık

Kılıçdaroğlu'nun ilk hamlesi

Şu sıralarda "iki CHP var" dense de yasal olarak tek CHP var ve Kemal Kılıçdaroğlu adım adım o CHP'yi yeniden kurguluyor. Bir anlamda ittihatçı gelenek sürüyor. Parti tabandan değil, tepeden örgütleniyor. Önce Merkez Yönetim Kurulu oluştu, ikinci adımda Yüksek Disiplin Kurulu devreye girecek. Son noktayı ise Parti Meclisi koyacak. Karşı tarafta ise

CHP'nin FETÖ'yle hesaplaşması

Rakipleri kabullenmese de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geri dönüşü amiyane tabirle muhteşem olmasa da siyaseten "sarsıcı" oldu. Daha ilk günden Özgür Özelİmamoğlu ekibinin korkuya kapılması, Özel'in hızla kendini grup başkanı ilan etmesi, yapılamayacağını bildiği hâlde ısrarla kurultay istemesi ve Anıtkabir'de "ergen siyasetçi" gibi dav

Kılıçdaroğlu kimleri şaşırtacak

Bugün sadece CHP tarihinde değil Türk siyasi tarihinde bir ilk yaşanacak. Cumhuriyetin ilk partisi CHP'de, aynı anda toplumun karşısına "iki CHP" çıkacak. Genel merkezde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Güven Parkı'nda ise kendisini Grup Başkanı ilan eden Özgür Özel... Özel'in ne diyeceği pek merak edilmiyor çünkü biliniyor. Ama 3 yıl sonra "a

Özgür Özel ve Sanchez farkı

CHP'lilerin klasik yaklaşımıdır, ne zaman siyasi bir aktör hakkında yolsuzluk iddiası ortaya atılsa ya da gösteriye kaçan şatafatlı bir karşılama yapılsa Batılı siyasetçileri örnek gösterilir ve "istifa" çağrısı yapılır. Ancak iddia kendileriyle ilgiliyse gözler kör, kulaklar sağır olur. Alın "mutlak butlan" sayılan eski CHP yönetimini... O yönetim

Talimat İmamoğlu'ndan

Her şey gözümüzün önünde oldu. Yargı aylardır beklenen bir karar verdi ve Ankara'daki yüzyıllık CHP'nin Genel Merkezi deyim yerindeyse savaş alanına döndü. Genel merkezin girişi iki otobüsle kapatıldı, hem de CHP'nin cumhurbaşkanı adayına oy vermeyen Adnan Beker'in otobüsüyle. İçeride ise masalardan, sandalyelerden oluşan barikatlar kuruldu; kum to