M. Latif Salihoğlu

Yeni Asya

Ey kardeş, kopma!

Her devrin kendine has öne çıkan tesirli bir çağrısı, mesajı, hitabı var. Misâl: Ey oğul! Ey kardeş! Gel! Gör! Bak! Dinle! Söyle! Sor! Korkma! Kopma! Gitme! Çekinme! İlerle! VesaireBir de, kıyamete kadar bütün devirlerde hükmünü icrâ ve ispat eden bir çağrı var: Oku! Evet, Kurân'ın ilk emri, ilk vahiy, gelen ilk İlâhî mesaj "İkra!", yani "Oku!" şek

Yetki Şûrâ'da, sorumluluk Ömer'de

Burada "Şûrâ'dan maksat "Meclis"tir; Ömer'den maksat da "Reis", yani "Devlet Başkanı"dır.Hem "Halife-i mü'minin", hem de "Reisicumhur" makamını birlikte deruhte eden Hz. Ömer (ra) zamanında Kuzey Afrika'daki Berberi kabilelerinden sevindirici bir teklif gelir. Adâlet timsali Hz. Ömer'e bildirilen teklifin mahiyeti özet olarak şudur: - Kabile ve to

Frengî ikizler: Türkçülük ve Kürtçülük

Yüzyılı aşkın bir zamandır, "Frenk illeti" de denilen ırkçılık sebebiyle bu vatanda kardeş kanı dökülüyor. (Cebrî ve kanlı kanunlar: 1916'da "Aşairi İskân Kanunu, 1925'te Takrir-i Sükûn Kanunu, 1935'te Tunceli Kanunu.)Aynı illetin yoğunluk kazandığı dönemlerde (1980-90'lı yıllar) yaşanan kanlı çarpışmalar, Org. Doğan Güreş'in ifadesiyle "düşük yoğu

Necip Fazıl ve siyaset

Objektif bir nazarla, Necip Fazıl'ı iyi bildiğimi, yakından tanıdığımı tahmin ediyorum. Onu kendine "üstad" kabul eden CB Erdoğan kadar şiirlerini ezbere okuyamıyor olabilirim; ama, onun tarif etmiş olduğu siyasetin mahiyetini yakînen bildiğimden eminim.Bazı kitaplarını ve gazete yazılarını okudum, çıkarmış olduğu dergileri inceledim; şiirlerini fa

Suriye ya batar, ya çıkar

Suriye'nin durumu son derece hassas ve kritik bir noktada.Eski hâle dönmesi muhâl. Şu hâliyle kalması da aynı şekilde muhâl. Çünkü, bölge ve dünya aktörleri gözünü bu coğrafyaya dikmiş vaziyette. Her biri kendi menfaatini düşünerek yeni stratejiler üretiyor. Bu durumda, Suriye ya Suriyelilerin olup adım adım durulmaya-düzelmeye doğru gidecek, ya iç

Bahar ortasında kış havası

Nisan ayı, bahar mevsiminin ortasında yer alır. Bugün de Nisan ayının tam ortası olan 15. gün.Ne gariptir ki, baharın ortasında yurdun birçok yerinde hâlâ kış havası yaşanıyor. Yüksek kesimlere lapa lapa kar yağıyor. Etraf beyaza bürünüyor. Yer yer dondurucu soğuklar meydana geliyor. Çiçek açan kayısı ve badem ağaçları bundan büyük zarar görüyor. Ç

Titanik, Trump, Netanyahu...

Günün Tarihi: 14 Nisan 1912Türkiye ve dünya vatandaşları olarak ABD Başkanı Trump'a kızıyoruz. İsrail Başbakanı Netanyahu'ya karşı lebâleb öfke doluyuz. Haklı olarak tabiî... Peki, "günümüz Titaniki" olan bu iki şahıs ve müttefiklerine kızmak, öfkelenmek dışında ne yapıyoruz Yahut ne yapabiliyoruz Yapabildiğimiz güvenilir tek şey, adı geçen ceberru

Güç ve korku paranoyası

Burada öncelikle hangi korkudan söz ettiğimizi belirtelim. Çünkü, korkular çeşit çeşittir. Bunların başında İlâhî korku, yani "Allah korkusu" gelir ki, bu her kul için gerekli olmakla beraber, bu yazının konusu değildir.Öte yandan, ölüm-hastalık-düşme-yaralanma korkusu var ki, o da "hıfz-ı hayat" için verilmiş; yoksa, hayatı azaba çevirmek için değ

Beşinci Şuâ'daki Serasker

Günün Tarihi: 10 Nisan 1950Yetmiş beş sene önce bugün ölen Mareşal Fevzi Çakmak'ın (1876-1950) mahiyetini bilmeyen, bugünkü "Dinci-Türkçü Koalisyon"un mahiyetini, fikrî ve siyasî temellerini de bilemez. Kur'ân okuduğu ve dindar birisi olduğu bilinen Fevzi Paşa, hayatının son ânına kadar da Kemal Paşa ile İsmet Paşa'nın elinde bir nevi oyuncak gibi

Yatıştırma vazifesi

İnsanlık tarihinin belki de en "geçimsiz" çağında yaşıyoruz.Rekor seviyedeki boşanmaların, aile bireylerinin birbirinden koparcasına uzaklaşmaları, bu acı gerçeğin en bâriz bir göstergesi. Aile fertlerinden tutun toplumun en geniş dairelerine kadar görünen aynı geçimsizlik-uyumsuzluk hâli, akıllı hamiyet sahiplerini derinden derine düşündüyor; ayrı