Levent Yılmaz

Yeni Şafak

2025 biterken…

Önceki yılının sonuna doğru kaleme aldığım yazılarımda 2025'in çok kolay geçmeyeceğini yıl boyunca yapılmasını beklediğimiz faiz indirimlerine rağmen finansal koşullardaki sıkılığın süreceğini ve hatta aylık kredi büyümesine yönelik uygulanan kısıtlar nedeni ile 2025 yılının genelinde de finansmana erişimin zor olacağını ifade etmiştim. Açıkçası ön

Tasarruflar, beklentiler, fonlar…

Uzun bir süreden bu yana devam eden dezenflasyon programında artık sabırların zorlanmaya başladığı noktaya doğru geliyoruz. Bunun nedeni yüksek faiz ve finansal olarak sıkı koşullara rağmen enflasyonun bir türlü istenilen yere düşmemesi ve hatta dezenflasyonun yavaşlamasına ek olarak enflasyon beklentilerinin yeniden yönünü yukarı çevirmesi. Her ne

Faiz, enflasyon, beklenti…

Yıl sonu yaklaştıkça hem 2025'in muhasebesini hem de 2026'ya yönelik beklentileri konuşmaya başlıyoruz. Elbette bu yıl daha bitmiş değil ve açıkçası özellikle enflasyon tarafında bir türlü arzu edilen noktaya gelemedik. Hatta yıl sonu enflasyonu için yıl başında konuşulan hedeflerin çok uzağındayız. Elbette bunun nedenleri var ve tartışabilir ancak

Şirketlerden serzeniş!

Perşembe günü yayımlanan "Şirketler neden gayrimenkul alıyor" başlıklı yazımın tahminimden daha fazla ilgi gördüğünü itiraf etmeliyim. Üst düzey banka yöneticileri, meslek örgütleri başkanları ve reel sektörden sayısız dönüş aldım. Özellikle reel sektör temsilcilerinden gelen dönüşler tam bir serzeniş niteliğinde! Reel sektörün elindeki gayrimenkul

Şirketler neden gayrimenkul alıyor

Türkiye'deki şirketler genellikle verimsizlik ve kaynakları doğru yönetememekle suçlanır. Gereğinden fazla çalışan istihdamı, ihtiyaçtan daha büyük üretim tesisleri, vardiya sayısına değil makine sayısına bağlı büyüme stratejileri ve kurumsallaşma konusundaki dirençleri ilk akla gelen eleştiriler olarak sıralanabilir. Hatta dönem dönem kredi genişl

Yılın son Enflasyon Raporu ne mesaj veriyor

Dün Merkez Bankası yılın Enflasyon Raporu'nu açıkladı. Enflasyon Raporları, Merkez Bankası'nın en önemli iletişim araçlarından bir tanesi olduğu için her zaman ilgi çeker ve içeriği merak edilir. Son dönemde hedefler, tahminler ve gerçekleşmeler konusundaki tartışmalar yoğunlaştığı için bu raporların çok daha önemli hale geldiğini düşünüyorum.Bir ö

Dijital ekonomi, fırsatlar, tehditler ve ekonomi güvenliği

Hafta başında MÜSİAD Genel Başkanı Sayın Burhan Özdemir'in ev sahipliğinde "Dijital Ekonomi Buluşmaları" başlıklı toplantıya katıldım. Toplantıda hazır giyim, tekstil, ayakkabı ve inşaat malzemeleri sektörlerinden sivil toplum kuruluşlarından yöneticiler ve profesyoneller ile dijital ekonomi alanındaki gelişmeleri takip etme fırsatı buldum.Son döne

TÜİK'ten formül değişikliği ve Ekim enflasyonu sonrası senaryolar

Bir dönem siyasi tartışmalara da konu olan ve bana göre merdiven altı enflasyon hesapçılarının dezenformasyonu ile haksız yere eleştirilen TÜİK, enflasyon hesabında yeni yıl ile beraber çok önemli bir değişikliğe gidiyor. Ocak 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek güncelleme ile TÜFE'de halen kullanılan "2003=100" olan baz yıl artık "2025=100" olarak

Ekim enflasyon tahminleri ve yılın son faiz kararı

Yıl sonu yaklaştıkça enflasyon tahminleri ve enflasyon gerçekleşmeleri her zamankinden daha önemli hale geliyor. Özellikle bu yıl bu konu çok daha kritik bir duruma geldi. Zira uzunca bir süreden bu yana çok güçlü bir dezenflasyon programı uygulanıyor ancak enflasyon üzerindeki etkileri beklendiği ölçüde olmuyor. Elbette enflasyonun %85 seviyesinde

Merkez orta yolu tercih etti!

Geçtiğimiz hafta ekonomideki en önemli gündem maddelerinin başında Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun faiz kararı vardı. Zira hem Eylül ayında enflasyonun beklentilerin çok üzerinde gelmesi hem de ekim ayı enflasyonu için öncü göstergelerin yüksek seviyelerde enflasyona işaret etmesi bu ayki kararı her zamankinden daha önemli hale getirmişti