Merakla beklediğimiz yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı kararı geçtiğimiz Perşembe günü yayımlandı. Karara göre PPK üyeleri politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan indirerek %38'den %37'e düşürdü.
Bu noktada hemen belirtmeliyim ki piyasa beklentisi 150 baz puanlık bir indirim olduğu halde ben bir önceki yazımda "PPK'da piyasa beklentisinin altında bir faiz indirimi gelme ihtimali olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor" diyerek piyasadan ayrışmıştım. Elbette 100 baz puanlık indirim konusu benim şahsi önerim değil Merkez Bankası'nın bugüne kadar yapmış olduğu sözlü ve yazılı yönlendirmeler neticesinde oluşan çıkarımımdı.
Peki Merkez Bankası'nın kararının arkasındaki dinamik ne olabilir Bu konuda PPK karar metninde yazılı olan ve olmayan konular var. Yazılı olan konu "talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğü" olarak ifade edilebilir. Zira bir önceki karar metninde "azalma" ifadesi yoktu. İkincisi ise "ocak ayı öncü göstergelerinin TÜFE'nin gıda öncülüğünde arttığı ve bunun da sınırlı da olsa ana eğilimi artıyor olduğu" şeklindeki ifade olarak belirtilebilir.
Yazılı olmayan konu ise yaklaşan Ramazan ayının gıda fiyatları üzerindeki etkisi. Bir önceki yazımda kısaca atıf yaptığım konuyu bugün biraz daha açacağım. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında Merkez Bankası blog sayfasında "Ramazan Ayı ve Gıda Enflasyonu" başlıklı bir çalışma yayımlandı. Bu çalışmanın bulgularına göre; gıda ve alkolsüz içecekler ile işlenmemiş gıda gruplarında hem Ramazan ayı öncesi hem Ramazan ayında hem de Ramazan ayından sonraki ayda belirgin fiyat artışları oluyor. Mesela işlenmemiş gıdanın gıda enflasyonunda Ramazan ayı etkisi %3,78 olurken aynı etki bir sonraki ay %2,71 oluyor.
Söz konusu etkiler kırmızı et, tavuk eti, bakliyat ve yumurta fiyatlarında dikkat çekici şekilde güçlü gerçekleşiyor. Bu etkiler ise toplamda manşet enflasyonu ilave 0,5 puan yukarı itiyor. Ayrıca tüm ürünlerde Ramazan ayına bağlı fiyat artışlarının kalıcı hale gelme eğilimi olduğu da gözlemleniyor. Yani fiyat yapışkanlığı yüksek bir durum ortaya çıkıyor.
Özetle PPK üyeleri Ocak ayındaki kronik görece yüksek enflasyon ve Şubat ile Mart aylarındaki Ramazan etkisinden endişe duymuş olacaklar ki daha "şahin" bir adımla piyasa beklentilerinin altında bir indirim yapmayı tercih etmişler. Ben Şubat ayında PPK toplantısı olmaması nedeni ile PPK üyelerinin ihtiyatlı tarafta kalmayı da uygun gördüklerini düşünüyorum.

26