Işıl Özgentürk

Cumhuriyet

Bavulum elimde geliyorum, beni de tutuklayın!

Sevgili okurlarım şeytan diyor ki pılını pırtını topla, al eline bavulunu Çağlayan Adliyesi'ne git. Doğru sorgulama bölümüne geç ve herhangi bir kapalı kapıyı aç, mutlaka içeride sorgu yapan bir savcı vardır, savcıya seslen: "Beni de tutuklayın!" Çünkü mutlaka birisi beni tanıyordur, yazılarımdan ötürü az sorguya gitmedim. Yapayalnız, sadece beni s

Hiçbirimiz masun değiliz!

Sevgili okurlarım biliyorum hepinizin içi yanıyor, benim de. Çünkü çoluk çocuk 78 insan gözlerimizin önünde cayır cayır yanarak öldü ve cesetler bir tavuk kamyonunun soğutucusuna atıldı. Soğutucunun üstünde kocaman bir kızarmış tavuk resmi vardı ve altta bir yazı: "Ağzınıza layık!" El insaf o kamyona bir branda çekmek hiç kimsenin mi aklına gelmedi

Vatan nasıl sevilir

Bugün bütün önemli işleri başkalarına bırakıp bir masal cadısı olmaya karar verdim. Masalın sonunda size bir sorum var, ben bu masalı biliyordum diye okumadan geçmeyin! Efendim, bir varmış bir yokmuş, çok eski zamanlarda bir Doğu ülkesinde bir hükümdar yaşarmış. Hükümdarın kaprisli, gösteriş meraklısı bir karısı ve henüz üç aylık nur topu gibi bir

Allah aşkına nedir bu kırmızı kart

Sevgili dostlarım ocak ayındayız ve yaşadığım kent (İstanbul) vallahi billahi bahara girer gibi. Meteoroloji kentteki silme cam kaplı yüksek binaları yok saydığı için ikide bir "Kar gelecek, felaket olacak" uyarısı yapıyor ve biz boş yere kar bekliyoruz. Ortaçağda asiller ve ruhban sınıfı, sadece sefere giderken adam yerine konulan fakirlerden kend

Canımı yakan fotoğraf

Sevgili okurlarım yeni yılın ilk yazısında sizleri üzmek istemiyorum ama bir fotoğraf canımı öyle yaktı ki kendi kendime bu ülkede, can yakmadan tek gün geçirilmiyor diye düşünmeye başladım. Fotoğraf Öcalan'la görüşen DEM Parti milletvekillerinin Devlet Bahçeli ile görüşmelerinden ama can yakıcı olan, 80'leri gören, türlü badirelerden geçmiş ve dah

Yazım Orhan Kemal ve Sabahattin Ali'den söz eder

Sevgili okurlarım şaşırdınız değil mi asgari ücret 22 bin 104,67 lira olarak ilan edilmişken, yani biz fakirlerin gırtlağına bir düğüm daha atılmışken, Orhan Kemal ve Sabahattin Ali, bu çok değerli iki yazar nereden aklıma geldi diye. Öncelikle Orhan Kemal'den başlamalıyım. Bilenler bilir çünkü o en çok işçilerin bitmeyen çilesini, büyük şehre iş i

Bitmeyen bir haykırış: Ben bir barış severim

Sevgili okurlarım yılbaşı telaşı içindeki İstanbul'da dolaşıyorum. Öyle AVM'lerde (hiç sevmem), büyük mağazalarda değil, Karaköy'ün kocaman hamsi tabağının 200 lira olduğu balıkçılarında, Anadolu Kavağı'nın arada sırada birilerinin geçtiği kış sokaklarında, torunlarına küçük de olsa hediye arayan anneannelerin alışveriş yaptıkları bütçeye uygun her

Sinemanın İstanbul'u neler anlatır

Sevgili okurlarım Türkiye Yazarlar Sendikası ve İBB'in elbirliğiyle ilerleyen aylar içinde sinemanın, romanın, kahvelerin, hikâyelerin İstanbul'un konuşulacağı bir proje başlatıldı. Projenin başlangıcı Sinemanın İstanbul'u oldu ve görev bana ve canım Sennur Sezer'in ve başkanımız Adnan Özyalçıner'in kızı, senaryo yazarı Ayşe Bengi'ye verildi. Moder

Halebo (Halep) ve bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Sevgili dostlarım, benim Halebo diye sevdiğim Suriye'nin kadim kenti Halep, Esad'a bağlı Suriye ordusuna karşı savaşan muhalif ve pek çoğu cihatçı örgütler tarafından ele geçirilmiş, kısaca burnumuzun dibindeki tıpkı Yugoslavya'nın parçalanmasına neden olan iç savaş gibi bir savaş sürüyor. Neyin ne olduğunu anlamak mümkün değil. Ben bir dış politik

Başımızın üstündeki kılıçlar

Sevgili okurlarım, zarların hileli olduğunu artık herkes biliyor; kaybolan çocukların sağlık ve porno sektöründe kullanıldığını, her köşe başında, her okulun girişinde en ucuz uyuşturucuların satıldığını, her gün bir başka il ve ilçeye kayyumların neden atandığını, okullarda tuvaletlerin bile temizlenmediğini, ansızın bir günde pek çok televizyon k