Işıl Özgentürk

Işıl Özgentürk

Cumhuriyet
Yaşam 101 yazı 3 takipçi

Allah aşkına nedir bu kırmızı kart

Sevgili dostlarım ocak ayındayız ve yaşadığım kent (İstanbul) vallahi billahi bahara girer gibi. Meteoroloji kentteki silme cam kaplı yüksek binaları yok saydığı için ikide bir "Kar gelecek, felaket olacak" uyarısı yapıyor ve biz boş yere kar bekliyoruz. Ortaçağda asiller ve ruhban sınıfı, sadece sefere giderken adam yerine konulan fakirlerden kend

Canımı yakan fotoğraf

Sevgili okurlarım yeni yılın ilk yazısında sizleri üzmek istemiyorum ama bir fotoğraf canımı öyle yaktı ki kendi kendime bu ülkede, can yakmadan tek gün geçirilmiyor diye düşünmeye başladım. Fotoğraf Öcalan'la görüşen DEM Parti milletvekillerinin Devlet Bahçeli ile görüşmelerinden ama can yakıcı olan, 80'leri gören, türlü badirelerden geçmiş ve dah

Yazım Orhan Kemal ve Sabahattin Ali'den söz eder

Sevgili okurlarım şaşırdınız değil mi asgari ücret 22 bin 104,67 lira olarak ilan edilmişken, yani biz fakirlerin gırtlağına bir düğüm daha atılmışken, Orhan Kemal ve Sabahattin Ali, bu çok değerli iki yazar nereden aklıma geldi diye. Öncelikle Orhan Kemal'den başlamalıyım. Bilenler bilir çünkü o en çok işçilerin bitmeyen çilesini, büyük şehre iş i

Bitmeyen bir haykırış: Ben bir barış severim

Sevgili okurlarım yılbaşı telaşı içindeki İstanbul'da dolaşıyorum. Öyle AVM'lerde (hiç sevmem), büyük mağazalarda değil, Karaköy'ün kocaman hamsi tabağının 200 lira olduğu balıkçılarında, Anadolu Kavağı'nın arada sırada birilerinin geçtiği kış sokaklarında, torunlarına küçük de olsa hediye arayan anneannelerin alışveriş yaptıkları bütçeye uygun her

Sinemanın İstanbul'u neler anlatır

Sevgili okurlarım Türkiye Yazarlar Sendikası ve İBB'in elbirliğiyle ilerleyen aylar içinde sinemanın, romanın, kahvelerin, hikâyelerin İstanbul'un konuşulacağı bir proje başlatıldı. Projenin başlangıcı Sinemanın İstanbul'u oldu ve görev bana ve canım Sennur Sezer'in ve başkanımız Adnan Özyalçıner'in kızı, senaryo yazarı Ayşe Bengi'ye verildi. Moder

Halebo (Halep) ve bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Sevgili dostlarım, benim Halebo diye sevdiğim Suriye'nin kadim kenti Halep, Esad'a bağlı Suriye ordusuna karşı savaşan muhalif ve pek çoğu cihatçı örgütler tarafından ele geçirilmiş, kısaca burnumuzun dibindeki tıpkı Yugoslavya'nın parçalanmasına neden olan iç savaş gibi bir savaş sürüyor. Neyin ne olduğunu anlamak mümkün değil. Ben bir dış politik

Başımızın üstündeki kılıçlar

Sevgili okurlarım, zarların hileli olduğunu artık herkes biliyor; kaybolan çocukların sağlık ve porno sektöründe kullanıldığını, her köşe başında, her okulun girişinde en ucuz uyuşturucuların satıldığını, her gün bir başka il ve ilçeye kayyumların neden atandığını, okullarda tuvaletlerin bile temizlenmediğini, ansızın bir günde pek çok televizyon k

İnciyim inciyim illegal dolandırıcılıkta birinciyim!

Sevgili dostlarım, yazıma başlarken önemli bir not düşeceğim: Hepimiz biliyoruz ülkemizde milyar liralık cirosu olan büyük şirketler vergi ödemiyor. Geçip geçmediğimiz köprüler, yollar için hepimiz kuzu kuzu para ödüyoruz. Milyar dolarlık karapara aklayanlar serbest dolaşıp muhteşem hayatlarına devam ediyorlar, yenidoğan çeteleri gün geçtikte çoğal

Teşekkürler Mustafa Taviloğlu

Sevgili okurlarım hafta içi kendinize bir gün ayırın ve o gün özellikle en rahat ayakkabılarınızı giyin, üstünüz de sıkı olsun ve günün erken saatlerinde kapıyı çekip çıkın.Eyüp Sultan'a gidiyoruz. Size en yakın ulaştırma araçlarını araştırın, ben Haliç vapurunu tercih ettim çünkü eski İstanbul insanı büyülüyor. Eyüp Sultan'da inin ve yüz metre ile

Başımız dönüyor...

Sevgili okurlarım öyle bir gündemimiz var ki başımız dönüyor. Ve ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Öcalan'a çağrılar devam ediyor. Erdoğan ve çevresi öylesine karışık bir plan uyguluyorlar ki neyin ne olduğunu anlamakta epey geride kalıyoruz. Ne oldu birden Narin olayı, kadın cinayetleri (Ki bu konuda ekim ayında bir rekor kırmışız. 30 gün içinde tam 48

Dubai çikolatası ve yeni bir kaosa nasıl dayanacağız

Sevgili okurlarım, bugün pazar. Size iç açıcı düşlerden, hayallerden bahsetmeyi çok isterdim ne yazık ki haftada tek bir gün sizlerle buluşabiliyorum bu da benim içimde bir yaradır. Neyse bugün de canınızı biraz sıkacağım. Günün olayları; Ekrem İmamoğlu'nun 29 Ekim konuşması ve hemen ardından Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in evine şafakta ba

Can Yücel yaşasaydı bizleri nasıl azarlardı

Geçen gün fotoğraflara bakıyordum birden Can Baba karşıma çıktı. Gülmeye başladım ve kendi kendime düşündüm bugünlerde yaşasaydı bizi nasıl azarlardı. Can Baba için bir saygı duruşundan sonra sıkı bir beyin fırtınasına geçelim. Fırtına diyorum, bilinen odur ki Can Baba tüm heybetiyle ağzını açtığında öyle kıytırık meltem filan esmez, basbayağı fırt