İnanç Uysal

İnanç Uysal

Yeniçağ
Gündem 123 yazı 0 takipçi

Fatih değil Abdülhamit

Çok uzun zaman merak ettim aslında bir insan gerçekten Osmanlıcı olsa ve Türkiye Cumhuriyeti yerine Osmanlı'yı tercih etse, neden bu tercihin sembolü olarak mesela Fatih Sultan Mehmet Han'ı değil de Abdülhamid Han'ı seçer diye.Sanırım, epey bir zaman önce anladım ama ispat edebilmek açısından bugünlerin gelmesi gerekiyormuş. Düşünsenize tarihte çağ

Asıl sorun ne

Özlem Zengin vakasının temel olarak iktidar tarafından da rahatsız edici bulunmasının asıl sebebi ne olabilir diye düşünmeden edemiyorum. Kendisine siyasetin her tarafından ve her bileşeninden verilen tepkiler doğrudur ve haklıdır. Çözemediğim taraf orası değil.Ancak özellikle sosyal medyada ve medyada iktidara yakın, hatta çok yakın birçok isimden

Türk'le sorun ne ki

"Anadolu'ya sıkıştıran İngiliz güdümlü emperyalist ideoloji için de en uygun aparat Türkçülük olmuştu. Tamamlayıcı mukabili olan Arapçılık sayesinde de bu aziz milleti Anadolu'ya sıkıştırdılar. Arap çölleri deyip bize aşağılattıkları topraklara ise bizim kadar akıllı olamayan İngiliz'i, Fransız'ı, sonradan Amerikalısı gidip yerleşti"Bu cümlelerin s

"Kimin beklentileri görmezden gelindi"

Tarih 19 Mart 2021. Yeni Şafak Gazetesi'nin meşhur manşetini hatırlamayan yoktur. "Bu operasyonu kim adına çektiniz" Manşetin altındaki haberde o zamanın Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın da bir fotoğrafı yer almıştı. Aynı haberde yer alan spot ise şu şekilde idi: "Dünya, ekonomideki faiz etkisini azaltmaya çalışırken Türkiye'de Merkez Bankası,

Bu sefer Kartalkaya

Bir taraftan Özdağ ve diğer taraftan da Ekrem İmamoğlu meselelerinin okunma ve algılanma biçimi üzerinden değerlendirmeler yapıyor toplum. Aynı anda bu olaylarla ilgili olarak konsolide olmuş olan muhalefet tepkilerinin ölçümlemeleri yapılıyor. Öyle ki az tepki verdi, çok tepki verdi gibi tepkiler bunlar. Enteresan olan bu tepkilerimizin asıl kayna

Hafıza önemli

Aşağıdaki haber 2015 yılında, FETÖ'nün bir suç örgütü olarak kabul edilmesinin ardından yapılan bazı açıklamaları içeriyor. Bunların bir savunma mekaniznası olarak kullanılmasına şahsen karşıyım.Ancak siyasetin şu aşamada geldiği nokta bir hatırlatmayı hakediyor ne yazık ki. Hiç kimseye kefil olmam prensibi benim açımdan hala yerinde dursa da adale

Ülkücü Hareket kitabındaki tanıdık isimler!

Hakkı Öznur tarafından yazılan ve son eklemeleri ile 9 cilt halinde yeniden okuyucusu ile buluşan Ülkücü Hareket adlı kitapla ilgili olarak siyasiler ve gazeteciler tarafından birçok yorum yapıldı.Belirttiğim gibi kitabın tanıtımını yapan çok insan oldu. O günleri yaşayanların değerlendirmeleri bu açıdan elbette çok daha önemli. Ben ise kitabın ban

"Adaylığımı İbrahim Tatlıses istedi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan Güneydoğu Anadolu seyahati yaptı. Enteresan şeyler söyledi. Diyarbakır'dan Türkiye'den farklı bir ülkenin şehrinden bahseder gibi bahsetti. Belki de benzetme sanatına kurban gitmiş bir cümle idiSonra Esad ile ilgili olarak kullandığı ifadeler arasına Kemal Kılıçdaroğlu'nun adını kullandı. Dedi ki 'Fikri akrabalıkları olan Baas

Hiç kandırıldık mı

Dünyada sanırım çok uzun zamandır sadece ekonomi ve güvenlik meseleleri ile uğraşarak yaşıyoruz. Her sabah farklı bir gündeme uyanıyoruz. Oysa yüz yıldan fazladır biz aynı şeyleri konuşurken birileri de bizim sadece bunları konuşmamız için uğraşıyor. Daha önce defalarca 1980 den sonraki dünyanın bambaşka bir yer olduğunu söyledim, yazdım.Şimdi 20 O

Açık konuşmak daha iyi olabilir

Sanırım bazı şeyleri yanlış anlıyoruz, ya da yanlış anlatıyoruz. Türkiye'nin tarihin en güçlü döneminde olduğunun söylendiği, ülkede neredeyse hiç bir sorunun kalmadığını, Türkiye'nin bölgesel ve küresel alanda en güçlü oyun kurucu olduğunu kabul ederek başlayacağımız bir değerlendirme bizi bugünleri izah etmek konusunda çok zorluyor çünkü.Eğer yuk

TAKIM TUTAR GİBİ

Eskiden çok sık kullanılan bir tanımlamaydı, sorgusuz sualsiz kendi takımının yaptığı her şeyi kabul etmek ve övmek. Takımının yaptıklarında eksik gedik varsa da konuyu ya hakemlere havale ederdin ya da görmezden gelirdin. Artık çok kullanılmıyor olması durumun düzeldiğine işaret etmiyor ne yazık ki. Artık gereksiz bir hale geldi bu tanımlama. Her

"5 yıl içinde Suriye olmayacak"

Aşağıda bir kısmını alıntıladığım açıklamalar biraz uzun aslında ama, bulunduğumuz coğrafyada tesadüflere yer olmadığı konusundaki iddialara da uyuyor çoğunlukla. O sebeple üzerine yorum yapmak istemiyorum. Takvim burada en dikkat çekici bölümü oluşturuyor. Umarım içinde bulunduğumuz mecburiyetler ile kahramanlık söylemleri aynı şekilde anlaşılmaz.