Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Yeni Akit
Kültür-Sanat 671 yazı 0 takipçi

Bir millet köklerini sahiplendikçe yaşar

Bugün Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemizin savunma sanayiinden dış politikaya, terörle mücadeleden, millî iradenin tahkimine kadar ortaya koyduğu bağımsızlık iradesini, 15 Temmuz darbesinin ket vurmak istediği aşikârdır. Çünkü o gece verilen mücadele, bir darbe teşebbüsünün bastırılması değildi. Ülkemizin bağımsızlık ve isti

Milletimizin de devletimizin de yüzü ağardı

Kimdi Ecevit! Bugüne geldiğimizde, dün bize tepeden bakıp, akıl dağıtan Avrupalılar, bugün güçlü Türkiye'nin ev sahipliğinde ağırlandılar ve ülkemizin nereden nereye geldiğini gördüler. * Sefil bir geçmişten muhteşem bir devreye geçtik. Sefillik yıllarında sadece ekonomiden değil, toplumun bölünüp parçalanması gibi nice garabetler yaşadık. Tekrar b

Nurettin Topçu'yu anlamak

Bugün hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın tüm hayallerini yıllar önce Nurettin Topçu bu kitabında yazmıştır. İstanbul'un fethini Topçu kadar anlatan münevverimiz azdır. Hamaset yapmadan, tarihin derinliklerinden getirdiği hakikat halkalarını birbirine bağlamayı bilen her insan, İstanbul'un fethi ve Osmanlı Devleti ile bugünü mezcederek, ke

Cumhuriyet tarihi boyunca milli iradenin temsili

NATO toplantısı, devletimiz ve milletimiz açısından muhteşem bir gövde gösterisiydi. Milli iradenin tecellisinin hakiki manada neşvünema bulmuş haliydi. Medeniyetimizin ve insaniyetliğimizin mayasında yer alan misafirperverlik ve beylik örneği muhteşemdi. Bu halden memnun olmamak, sevinmemek mümkün değil. Elbet öküz altında buzağı arayanlar oldu ve

Azap Osman ve Kızı

Azap Osman da Yusuf ustaya varır: -"Yusuf usta! Fransız ve Ermenilerin zalimliklerine karşı elimde ne silahım ne barutum var, ne olur bana yardım et" der. Tüfekçi bu istek karşısında çaresizdir. Çünkü elinde yeterli tüfek ve mermi yoktur. Halk sadece silahsızlıkla değil, açlıkla da mücadele etmektedir. • Aradan bir müddet geçtikten sonra Azap Osman

Vatan sevgisi imandandır

"Bugün sabahın erken saatlerinde İzmir, Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, din ve devlete ihanettir, vatana karşı irtikâp edilecek cürümlerin Allah ve tarih önünde affı imkânsız günahtır. Cihad, tam manasıyla teşekkül etmiş, dini farz olarak karşımızdadır. Silahımız olmayabilir, topsuz-tüfeksiz sapan taşlar

Güherçile ve Barutçu Cafer Usta

O yılara gitmeden bugüne dair şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Özellikle savunma sanayiinde yaklaşık 80 yıl dışa bağımlı kaldık. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan'ın millet iradesiyle iş başına gelmesiyle, bugün savunma sanayiinde geldiğimiz nokta, dünyaya parmak ısırtmaktadır. Sadece devletimize ve milletimize karşı mensubiyet ve mesuliyet hissi

Yeni vakitlere doğru

Kendisini 1976 yılında yayın hayatına başlayan ve zatımın yetiştiğim sene Ankara Selanik Caddesindeki Mavera Dergisi bürosunda görmüş ve tanımıştım. Ondan sonra da ağabey ve kardeşliğimiz vefatına kadar sürmüştü. Derginin çıkacağı günü iple çekerdik. Çünkü o zaman Yedi Güzel Adam'ın en az altısı orada olurdu. Rahmetli Nuri ağabeye pek rastlayamazdı

Siyasetçinin otostopçusu

Siyaset sanatı her şeyden önce düşünen insan ister. Devletine, milletine, tarihine, medeniyetine yabancı siyasetçiden düşünen siyasetçi çıkmaz, menfaatperest siyasetçi çıkar. Muhalefet kanadında olup bitenlere baktığınızda nice böyleleri görülebilir. Ülkemize, devletimize, milletimize karşı yapılan bütün işleri anlamak yerine sadece küfretmektedirl

Zalimlerin azınlıkta iyilerin çoğunlukta olması

İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'nin kararlı duruşu ve millet devlet bütünlüğüne olan inanç yüklü samimiyeti kendini gösteriyor. Adalet Bakanımız Akın Gürlek'in de kararlılığı, milletimiz nezdinde umut vermeye devam ediyor. • Biz dünyada kendi devletini kuran tek milletiz. Bu sebeple hiç devletsiz kalmadık ve yaşamadık. Yaşamamız da mümkün değil.

Devlet ve siyaset münasebetinde mesuliyet ve mensubiyet

Siyaset ise menfaatlerin değil, mesuliyetlerin titizlikle yerine getirildiği bir ahlak sahasıdır. • Selçuklu ve Osmanlı devlet yönetim sisteminde, devlet idarecilerine dair kavramların çoğu; güçten değil, yükten bahseder. Yük olan idareci yerine, yük alan idareciden söz eder. Bugün muhalefetin bütünü, devlete de millete de yük olmakta ve devlet hes

Hattat Hafız Yusuf Tavaslı

Köylerde ve kasabalarda ölen insanların cenazeleri ortada kalır, ne yıkayacak ne de defnedecek imam yoktur. • Mesela Yusuf Hoca 4-5 yaşında (1940) "Tanrı Uludur" diye ezanı ilk duyduğunda şaşırdığını söyler. Ezanların aslı gibi okunması, milletin Kur'an öğrenmesi, dinini öğrenmesi için kendisine söz verir. Yıl 1950'yi gösterdiğinde, Türkiye'de yeni