Haşmet Babaoğlu

Sabah

Aynada kendimize bakmaya sıra gelecek mi

Seçimden, partilerden, siyasetten çok konuştuk ya iki haftadır, yine konuşuruz tabii... Hayat pahalılığından konuştuk... Daha çok konuşuruz, bitmeyecek çünkü ama bizi bitirecek. Yaşadıklarımız sıradan gelişmeler değil, bir büyük dönüşümün başlangıç safhaları... Ama insana da bakmak, konuşmak gerek... Sana, bana, ona... Bize bakmak ve konuşmak... S

Geçiştirilen geçmiş ve gelecek

Bilirsiniz... Uykudan uyanmak istemiyorsanız... Davul çalmak fayda etmez... Hele zihninizin uyanışıysa mesele... Dünyaya ve yaşadıklarınıza; daha doğru deyimle size "yaşatılanlara" bakışınızdaki sarhoşluğa son vermeniz gerekiyorsa... Battaniyenin konforunu terk etmek zordur. Uyanmak, anlamaktır çünkü... Toparlanmaktır... Cesaret ister... Söyleyin

Tam o noktadan başlayın!

Yapmayın şunu!.. Verimli deyimleri, anahtar niteliğinde kavramları bozuk para gibi harcamayın! İçi boşaldığında iş işten geçmiş olur; deyim koflaşır, kavramlar bulanır; pişmanlık fayda vermez... "Algı operasyonu" deyimi de öyle... Psikolojik savaş yöntemlerinin; modern medya politikalarını anlamanın anahtar terimlerinden... Ama öyle yersiz kullanıl

Sahnedeki denge bozulur mu

Birbirlerinden memnun iki düşmanın kurdukları dengeyi görmeyen göz var mı Hiç sanmam! Peki bu denge bozulur mu Nasıl Ne zaman Anlamışsınızdır... İsrail ve İran'dan söz ediyorum... Geçen yüzyılın şahit olduğu en büyük dengeye bakalım... Soğuk savaşın danışıklı çıkar ilişkisine... Nükleer başlıklı füzeler mi bozdu bu dengeyi Hayır! Küba krizi mi Kor

Bayram tatilinde halk dersleri

Yaşadığı çevreyi dünyanın tamamı sananlar var... Eh, çok iddialı laflar edilmiyorsa, gülünür geçilir böyle şeylere... Fakat bu kafayla ülken hakkında da fikir yürütüyorsan... İstanbul gibi bir kenti oturduğun semtten ibaret sanıyorsan... Orada dur! Keşke bayramda yaşananlara bakıp "halk dersleri"ni baştan ele alsak... Gördük işte!.. "Hani herkes İ

Dalgıçlık zamanı...

İnsan tamam değildir ve bu onun tabii özelliğidir. Dertler, acılar, kırgınlıklar insan için var; sevinçler, ferahlıklar, coşkular da... Lakin eksiklik bakidir. Bardağı doldurma çabamız (ki ne güzeldir!) asla boşluğu ortadan kaldırmayacak... Ölüm tamamlayacak. Psikoterapi bir "tamamlama" yalanı olmaktan kurtarılmalıdır. Psikoterapi yalnızlaştırılmı

Bilmiyor muyuz sanki!

Bu düzenin süremeyeceğini; bizim tarafımızdan sürdürülemeyeceğini; bu türden becerilerimizin çoktan kaybolduğunu nereden anlıyoruz "Sürdürülebilirlik" teriminin moda olmasından tabii ki... Ekranlara çıkan işadamlarının, ünlülerin ve çaresiz uzmanların yerli yersiz "sürdürülebilirlik"ten söz etmeleri gerçeği anlatmıyor mu Yazın duvarlara... Sürdüre

Kulak ver!

Gelecek gelmeden önce endişeyi gönderir... Sana değişimin hoşluğunu; geleceğin sürprizlerle dolu olduğunu anlattılar hep... Oysa şimdi hissediyorsun ki... "Gelecek zaman" senin hayallerine dudak büken, bugününü horlayan ve senin dilini konuşmayan bir "yabancı" sanki... Ne yapmalıyım, diye soruyorsun... Her seferinde "sayfalarını atlayarak okuduğun

İçimizdeki karanlık... 3 Cisim Problemi

"Uygarlığımız artık yol açtığı problemleri çözemiyor..." Fizikçi Ye Wenjie'nin ağzından dökülen bu söz şu sıralarda ortalığı kasıp kavuran "3 Cisim Problemi" adlı diziyi izlerken zihninizde sürekli çınlıyor... Tespit doğru... Peki dışarıdan müdahale dışında bir çözüm yok mu "Dışarısı" neresi Günümüz insanının aklına bu durumda hep uzay ve uzaylıl

Bir dünya savaşı nasıl çıkar

28 Haziran 1914'te Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve eşi Saraybosna'da suikaste uğradı ve öldürüldüler. Birinci Dünya Savaşı'nı tetikleyen olay budur... Okul çocukları da, tarihe hiç ilgi duymamış yetişkinler de biliyorlar. "Eh, koskoca Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun veliahtını Sırp teröristler öldürünce elbette bir savaş çıkar" diye öğ