Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_c7mckrt0s7hil5nq58jo4eof0a, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Hakkı Yalçın Köşe Yazıları -Sayfa 26 : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-940726-8410e.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-940726-8410e.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Hakkı Yalçın

Takvim

Empati!

NELER gördük neler. Alkollü olarak kullandığı Porche marka otomobiliyle polis memurunu öldürdüğü halde sokaklarda fink atan zengin züppeleri gördük. Sokak ortasında genç kızı yere yatırıp taciz eden sırtlanları gördük. Küçücük kız çocuğunu katledenleri yargılamakta nazlanan hukuk sistemini de gördük, etiketli dolandırıcıların sorgusunun kim vurduya

Okkalı cevap!

İNSANLAR boyalı zeytinleri, içine her türlü pisliğin katıldığı peynirleri ve jelatinli yoğurtları yerken seslerini çıkarmıyor. Hamburgerlerin içindeki et ürünlerinin insan canına kastedecek kadar zararlı olduğu bilimsel olarak açıklanıyor. Çocuklara yedirilen keklere kibrit çakılsın, bakalım alev alıyor mu Aldatılmanın verdiği mutlulukla kendilerin

O çocuk bizdik!

EVET, gecekondular vardı, her yağmuru buyur eden çarpık çatılar ama içlerinde komşuluğun ve insanlığın her halini sergileyen insanlar vardı. Tren yollarının kenarlarında yüzyıllık incir ağaçları, kapıların önünde tenekeler içinde karanfiller vardı. Sokak çeşmelerinden mermer beyazlığında akardı sular, parayla satılmazdı. Her yerde güven içindeydi ç

Neyin barışı

TRUMP'IN Amerikan Başkanı olmasıyla dünyada bir şeylerin değişebileceğini ummak büyük yanılgılar doğurur. Ahlakı olmayan adamların barıştan söz etmelerinin güvenilir yanı yoktur. Ne yani, İsrail'in maşası olması ihtimal dahilindeki bir başkan, Ortadoğu'yu gül bahçesine mi çevirecek Dünyadaki barış Amerikan ekonomisinin sonu demektir. Ayrıca barış m

Bu hayat!

YAŞLI adamlar beyaz sakallarını okşayarak gençlere bir şeyler anlatırken, hayatın derin uçurumlarını işaret ederlerdi. "Malınız mülkünüz uçar gider, geride sadece isminiz kalır!" Hayat için bu kadar paralanmanın alemi olmadığını anlatan onurlu insanların yerini, mezarına kasa koymaktan bahseden zenginler aldı. Onlara biat ediyor hayat! Genç kızlar

Tarihi yenilgi!

KÖTÜLÜK her zaman vardı da bu kadarını beklememiştik. En azından kötü insanlara karşı toplumsal bir kalkan oluşacağını ummuştuk. Bu kadar çok kadın ve çocuk öldürülürken her şey olağan hale getirildi. Katillerin beynindeki barutlar ateşlendi, kötüler iyilerin hakkından geldiler, üstelik olay yerlerini terk etmediler. Hiçbirine bir şey olmadı. Kötül

Lösemili çocuklar

ÇOCUKLAR dünyadaki yalnız yolculuğumuza anlam katmamız adına en değerli varlıklardır. Güzelliklerini tarif ederken meleklerle bir tuttuğumuz, acılarını tarif edemediğimiz çocuklar. Ömrümüzün sonuna kadar ellerini bırakmadığımız ve ne acıdır ki kalplerde nefrete yer açılırken oturacak yer bırakmadığımız çocuklar. Lösemili Çocuklar Haftası'ndayız. O

Sokak çalgıcıları

AYDINLIĞIN perde perde çekildiği saatlerde, her akşam dertlerinden ağ örer balıkçılar. Babalar evlerine dönmektedir. Sofradan aç kalkıp tok gibi yatan anneler çocuklarını sevmektedir. Birazdan uykunun saati de vurur. Bulutlar sızar şehrin sokaklarından içeri, karanlıklar sokakları bölüşür. Kahkaha sesleri yankılanmaktadır lüks lokantalarda, yoksul

Balon!

ÇOCUKKEN elimizden kaçırdığımız balonların gökyüzünde nereye gittiğini merak ederdik. Abilerden biri söylemişti; "onları gökyüzünde melekler topluyor, cennet çocukları için." Çok hoşumuza gitmişti de bir daha kaçırdığımız hiçbir balonun arkasından ağlamadık! Bazen boyumuzdan büyük işlere karışırdık ama asla basketbol topuyla yakınlığımız olmadı, f

Dünyanın yaşı!

SÜREKLİ olarak birbirimize yaşımızı soruyoruz ya, bir de dünyaya sorsak "kaç yaşındasın" diye. Duymak istersek cevapları hazırdır. "Denizlerimi kuruttunuz, oksijen deposu ormanlarımı yakıp rezidanslara döndürdünüz, derimi yüzdünüz, zihin deliklerimi kapattınız ve kanla beslediğiniz topraklarımdan hala bereket bekliyorsunuz. Size verecek bir şeyim k