Emin Çölaşan

Emin Çölaşan

Sözcü
Gündem 429 yazı 17 takipçi

Bunlar İmamoğlu'nu içeri atacak

Sevgili okurlarım Türkiye'de tanık olduğumuz utanç verici ve yüz kızartıcı olaylar sürüp gidiyor. Karşımızda 23 yıldan bu yana bir tek parti iktidarı var. Üstelik bu da yetmedi ki bir de tek adam sistemi icat ettiler! Neresinden bakarsanız bakın memlekette bütün işler karıştı, Arap saçına döndü. Hak, hukuk ve adalet kalmadı. Yasalarda yok ama bu ik

AKP ses verdi!

Sevgili okurlarım, geçtiğimiz pazar günü Türkiye'de hayat adeta durmuştu!.. Bu işin şakası yok, AKP'nin büyük kongresi yapılacaktı! Recep Tayyip konuşacak, birilerine rozet takacak ve işin sonunda da partinin önceden belli olan yeni kadroları seçilecekti. Beyefendi kürsüye çıktı ve konuşmasını yaptı. Söylemesi ayıptır, bendeniz de neler söyleyeceği

Sistem çökünce

Sevgili okurlarım, 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir olaya tanık oluyoruz... Sistem çöktü. Türkiye'de sistem bu uzun yıllar boyunca dört dörtlük değildi ama ilk kez çöküyor. Bunu yaşantımızın her dakikasında görüyoruz. Devletin elindeki bütün yetkiler tek adama devredildi. Tek adam ne derse, ne isterse o! Kanunlar onun bir tek imzasıy

Saray sofraları!

Sevgili okurlarım, Türkiye'de çok ilginç olaylara tanık oluyoruz. Böylesi bugüne kadar hiç görülmedi. Elindeki yargı gücünü sonuna kadar kullanan iktidar partisinin yarattığı baskı ortamı artı Saray sofraları! Sevgili okurlarım, Ramazan ayı başlamak üzere... Ve Türkiye'de dünyanın hiçbir Müslüman ülkesinde yaşanmayan olaylara tanık olmaya şimdiden

TRT!

Sevgili okurlarım hep aynı şeyi söylüyoruz, AKP iktidarı Türkiye'de mevcut kurumların büyük çoğunluğunu ele geçirdi... Ve bunlara çöktü. O kurumların tamamı şimdi iktidarın emrinde ve hizmetinde. Hepsini istediği gibi kullanıyor. Bunları söylerken yargıdan söz etmiyorum... Ama aklınıza gelen neresi varsa böyle. Diyanet, Vakıflar, Kızılay, RTÜK ve ö

İmamoğlu tutuklanır mı

Sevgili okurlarım, Türkiye'de çok ilginç olaylara tanık oluyoruz. Böylesi bugüne kadar hiç görülmedi. Elindeki yargı gücünü sonuna kadar kullanan iktidar partisinin yarattığı baskı ortamı artık şaşırtıcı boyutlarda. Türkiye bugüne kadar darbe ve suikast girişimleri dahil nice olaylara tanık olmuştu ama bugünkü tablo neresinden bakarsanız bir ilk...

Apo'nun dayanılmaz ağırlığı

Sevgili okurlarım, bizim güzel bir atasözümüz vardır... Ne oldum deme, ne olacağım de! Bu söz sanki Apo için söylenmiş gibi. İmralı'da bugüne kadar Türkiye'de hiçbir hükümlüye kısmet olmamış olumlu koşullarda ağırlanıyor. Ağırlanıyor demem boşuna değil. Geçenlerde DEM heyetine "Burada 12 metrekarelik bir odada yatırılıyorum" diye yakınmıştı. Bu iş

Yaşasın Filistin yaşasın Suriye!!!

Sevgili okurlarım, özellikle vurguluyorum ki bilenler bilmeyenlere anlatsın!.. Bizim memleketin sorunlarını, milyonlarca fakir fukara insanımızın dertlerini torbaya koyduk, unuttuk. Ne uğruna Suriye ve Filistin uğruna. Daha doğrusu biz unutmadık da, başımızdaki Tayyipgiller iktidarı unutturmaya çalışıyor. Beyefendi Malezya, Endonezya, Pakistan gezi

Bu saltanat bitecek

Sevgili okurlarım, Almanya cumhurbaşkanı birkaç gün önce Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu. Merak edip araştırdım. Öyle ya, koskoca Almanya'nın cumhurbaşkanı olduğuna göre mutlaka birden fazla uçakla gelip gövde gösterisi yapmış olması gerekirdi. Sonuçta, yanıldığımı anladım. Tek uçakla gelmiş. Makam araçlarını falan da getirmemiş. Bizimkini

Yargı gücüne sığınan siyaset

Sevgili okurlarım, Türkiye dün sabah yine garip haberlerle uyandı, İstanbul'da bazı CHP'li belediye başkan yardımcıları ile belediye meclisi üyeleri gözaltına alınmıştı. Ama daha da garibi vardı. CHP'nin Ankara'da yapılan son kurultayı için savcılık soruşturma başlatmış, Kılıçdaroğlu ile birlikte eski parti yöneticilerinden Akif Hamzaçebi ifadeye ç

Cumhurbaşkanlığını kaptırmayın da!

Sevgili okurlarım bu memlekette akıl almaz olaylar yaşanırken acaba CHP ne yapıyor!.. Günün birinci sıradaki sorusu budur. Muhalefet partilerinin karşısında bir tek şahıs var. Recep Tayyip. Bütün amacı geçmişte elde ettiği makam koltuğunu başkasına kaptırmadan durumu bir seçim daha idare edebilmek. İkinci bir amacı yok. Bir kez daha seçilmeyi başar

Bu meslekte 48 yıl...

Sevgili okurlarım, dün başkaları için değil ama benim için çok önemli bir gündü ve sizlerle paylaşmak istedim. Gazeteciliğe 7 Şubat 1977 günü ilk adımımı atmıştım. O günden bu yana tam 48 yıl geçmiş. Zaman nasıl da su gibi akıp gitmiş, insan farkına bile varamıyor. Bu uzun süre içerisinde gazetecilik dışında başka hiçbir iş yapmadım, başka yerlerde