Asu Maro

Asu Maro

Milliyet
Yaşam / Magazin 207 yazı 0 takipçi

İşi gücü hikâye anlatmak

Bundan 30 sene kadar önceydi; (Radikal İki arşivimden tam tarihi buldum: 22 Aralık 1996 imiş) o sırada dört şehirde (İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Adana) beş oyunu sahnelenen Işıl Kasapoğlu'nu yakalayıp bir röportaj yapmışım. 'Yakalayıp' çünkü bir şehirde bir günden fazla durmuyormuş. O gün yeni kurulmakta olan Kocaeli Şehir Tiyatrosu'nun danışmanl

Umudu yeşerten gastronomi köyü

Bundan üç sene önce, 2021'in Nisan ayında, Hatay Samandağ Kadın Kooperarifi'nin girişimiyle Vakıflı'da kurulacak gastronomi köyünün temellerinin atıldığını okumuştuk. Tarihte 13 medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir Hatay, aklınıza gelen bütün dilleri, dinleri ağırlamış, "medeniyetlerin buluşma noktası", "kültür mozaiği" gibi kimi güzel tanımlar

İstanbul'un seslerinin peşinde

Tek bir kare görmeden duyduğumuz sesle yolumuz belli oluyor: "Konfüçyus der ki yeni gittiğiniz bir yerdeki kültürü, derinlikleri, sığlıkları anlamak için o yerin müziğini dinleyin. Müziğini dinlediğinizde o yerle ilgili her şeyi anlayacaksınız". Sonra mavi sular düşüyor perdeye. Boğazdan vapurla geçerken gördüğünüz denizin köpükleri olduğunu anlıyo

Kadının yaşı büyük olunca

İlişkilerde çiftler arasında kaç yaş fark olmalıdır, kaçtan sonrası "yok artık" dedirtir, kesin bir cevap yok elbette. İki taraf da yetişkinse zaten kimseyi ilgilendirmemeli. Sinir bozucu olan, burada da hayatın hemen her alanında geçerli olan çifte standart mekanizmasının tam gaz çalışması. Erkek büyükse 50 yaşa kadar yolu var, kimse sormaz. Kadın

Bir düzen nasıl oturtulur

Kadınlara dair bu toplumda yerleşmiş çoğunun gerçekle alakası olmayan bir takım inanışlar, yine kadınlar tarafından beslenip büyütülmeseler muhtemelen sonları gelecek. Misal, her kadın evlenmek ister, hepsinin emeli bir beyaz atlı (veya atsız, aslında koca çıtası çok yüksek sayılmaz) prens bulup nikâh masasına oturmaya ikna etmektir. Böylece 'dün

Yaşlanmayı durdurmaya dair

Birilerinde "Yeter artık, nedir bu bitmek bilmez yaşama arzusu, ölümlü olduğunuzu kabul edin işte" tepkisi yaratsa da sanıyorum çoğumuz karşımıza çıkan "Yaşlanmak tarih olacak" linklerine tıklıyoruz. Genelde de salatalığı sık suyunu iç, yoğurda zerdeçal koy gibi değerli öneriler çıkıyor altından. Ama biri var ki, gerçekten en iddialı cümleler en in

Bir kimya ve feminizm meselesi

Hayatta sık sık kimi alanlarda neden çok az sayıda kadına rastlandığı üzerine mini münazaralara girmişimdir. Hayli eskimiş bir tartışma tabii ama karşınıza kadınların 'o alanda' yetenekli olmadığı gibi bir argüman geldiğinde gene de tutamıyorsunuz kendinizi. Bilim olabilir bu alan, sanatın bir dalı olabilir; şiir olabilir, komedi olabilir. Gözlerim

Bir alışveriş bir iyilik

Bazı insanlar bu dünyayı başka canlılarla paylaştığımız, onların da yaşamaya - en az - bizim kadar hakkı olduğu gerçeğini kabul etmez, kendisini sırf insan olarak doğduğu için ayrıcalıklı zannederken bazılarına da doğanın, ağacın, bitkinin, hayvanın haklarını daha fazla savunmak düşüyor. Hatta kendisi kadar şanslı olmayan başka insanların da. Zaten

İnsanın kibrinden uzakta

Bir yazı daha kendi Ege sahillerimizde otururken Yunan adalarından birinde olsak çok daha az para harcayacağımızı konuşarak karşılamış bulunuyoruz. Dokuz günlük bayram tatilinde deniz kenarına gidebilen şanslılar için konuşuyorum elbette. Sadece perşembe günü Bodrum'a 20 bin aracın giriş yaptığı haberleriyle karşılaştığımıza göre çok da az olmayan

Bizi sevecek bir yapay zekâ

Bilmiyorum, belki de böyle böyle geçiliyor 'dinozor' saflarına. Teknolojik gelişmeler karşısında dehşete düşmeye, "yok artık" demeye, eski günleri özlemle anmaya başlayarak. İnsanların aralarına ekran engeli koymadan konuşabildiği, her masaya dört cep telefonu düşmeyen, kafaların öne değil birbirine dönük durduğu günler o kadar da eski değil üsteli

'Gonzo' gazeteci sahnede

Bu yazıyı kendisi yazıyor olsa muhakkak "Falanca da işi iyice abarttı" derdi ama ben bir öğrencisi olarak kendisinin iyi gazeteci olduğu kadar sahneyle de arasının iyi olduğunu biliyor ve hiç şaşırmadan söylüyorum: Gazeteci Tuğrul Eryılmaz tek kişilik gösterisi "Gonzo Tuğrul" ile sahnelere döndü. Evet, 'döndü', çünkü bu işi Bilsak Beşinci Kat'ta il

Kendi yolunu kendi aydınlatan

Artık bu "Yargı"ya dair yazacağım son şey olacak, çünkü diziyi izleyen - izlemeyen herkes ekibin Lütfi Kırdar'da seyircisiyle beraber bir şölene çevirdiği (ve geliri Türk Eğitim Vakfı'na bırakılan, iyilik dolu) 'veda'dan haberdar. Finali seven var, sevmeyen çok, bana sorarsanız hiçbir final bizi mutlu etmeyecekti, ben gecenin geride bıraktığı bir ş