Ali Ferşadoğlu

Ali Ferşadoğlu

Yeni Asya
Yaşam / Din 396 yazı 1 takipçi

İktidar vahşi kapitalizmi 'dindar ekonomi' diye yutturuyor!

İktidar istibdata, despotizme, tahakküme büründü, "dindar" diye göründü!Enflasyon ve zam dalgası aileleri perişan etmiş. Buna buldukları kılıf ne dine, ne dindarlığa, ne insanlığa sığar: "Bütün dünyada enflasyon ve fiyatlar arttığı için Türkiye'de de artıyor!" Oysa, dünyada doğalgaz (Rahmangaz) yüzde 32 düşmüş, Türkiye'de yüzde 38 artmış! Yalanları

Haydi anne-babalar şimdi de aşı-ı imân takvimi!

Bebek ve çocuklar için aşı ve takvimi çok önemli. Her ebevyn buna dikkat eder, etmek zorunda! Zira, aşı, bebek ve çocukları pek çok hastalığa karşı korur.Karma aşı (difteri, boğmaca, tetanos) 2, 4 ve 6. aylarda başlanır. 18 aylık, 3 yıl sonra, 6 yaştan büyüklere ise sadece Difteri ve Tetanos aşısı uygulanabilir. Bu aşılar çok önemli ve takvimlerine

Önce üzüldüler, sonra çok sevindiler!

İnsan acelecidir, acı çekmek istemez; hazır zamandaki lezzeti ister.Oysa acı ve acılılar lezzet verir! Dolayısıyla şimdi şer, kötü gibi görünen belâ, musibet, hastalık, sıkıntılara üzülür, yeise, düşer, ümitsizliğe kapılır. Halbuki, şer, kötü gibi görünen hadise ve meselelerin arkasında nice güzellikler saklanmış olabilir. Kilolarca altın külçesi a

Ey 2024'ün hayvansever hayvan hakları savunucuları!..

Hayvan hakları hakkında kanunların çıkarıldığı 2024 Türkiye'sinde ve dünyada köpek, kedi, ve av hayvanları katliamları devam ederken 1400 yıl geriye, miladî 11 Ocak 630'a gidelim; gördüğümüz tüm insanlığın vicdanını harekete geçirecek dünya ve ukba çapında bir tablodur:Muhammed-i Arabî (asm) 10 bin kişilik ordusuyla Mekke'nin fethine giderken yolun

"Allah müstebitlerin belâsını vermez mi"

İstibdat, despotizm, zorbalık, cebir, baskı, tahakkümdür. Sadece yönetimde değil, sistem müstebit olunca hayatın her katmanında kötü sonuçlarını gösterir. Dehşetli, vahşetli istibdat örneğinden birisi şu:Adam kalbinin en derinliklerinden hiddet, öfke ve nefretle belâ yağdırıyordu: "Allah müstebitlerin de müstebitleri destekleyenlerin de belâsını ve

Kurtların kuzuları yeme bahaneleri

Kurt kuzuya bağırmış: "Niçin suyumu bulandırıyorsun" Kuzu, "Allah insaf versin, ben aşağıdayım, nasıl bulandırabilirim" Kurt, "Geçen sene bulandırmıştın!" Kuzu: "Daha altı aylığım, hayatta bile değildim!" Kurt: "O zaman anan bulandırdı!.."Güçlüler zayıfları ezmek için "kurt kuzu" taktiği kullanırlar. Bunu güçlüler, özellikle dişli devletler yapar.

Peygamber olmazsa göz hakikati tam göremez!

Ruh ve bedenimize takılan harika duyu, duygu, âlet ve cihazlardan bediî sanat, harika güzellikleri tefekkür için gönderildiğimiz anlaşılıyor. "Dünya ve içindeki varlıklara hangi göz ile bakılacak, nasıl tefekkür edilecek; faydalı ve zararlı maddeler; tehlikeli, yasak bölgeler nedir İşte bu hususları, insanlığın nûrânî kılavuzları olan resul, nebî,

Bir sözü kaynağı bilinmedikçe hadis diye nakletmek doğru olmaz

Nuray S. H., "'Ahirzamanda gelecek kardeşlerim Nur yiyecekler, Nur içecekler, Nur konuşacaklar, Nurdan hanelerde oturacaklar. Bilmiyorum onlar mı bana daha yakın, yoksa siz mi' şeklindeki söz hadîs mi" diye sordu."Böyle bir hadîs var!" diyen ve bu sözü Peygamber Efendimize isnad eden kimse, kaynak belirtmek mecburiyet ve mükellefiyetindedir. Aksi h

"Kim" ve "Niçin" sorularının cevaplarını ara!

Yaratılış ve varlıkların sırları akıl-irâde ve şuûrla çözülür. Hayvanlar, yaptıkları işlerin idrakinde değil. Meselâ, arı ürettiği bal; inek verdiği süt; güneş saçtığı ısı, ışık; toprak verdiği mahsülden habersizdir. İnsana kâinatın ince sırlarını araştırıp çözebilecek, varlığı "ilâhî" perspektiften görebilecek göz; hâdiselerin perde arkasını anlay

Bu ne be, değiştirmek vecîbe!

Hepimiz, nasıl bir rejim, nasıl bir sistemde yaşadığımız gerektiğini "Siz aklınızı kullanmaz mısınız"1 mealindeki ayetden hareketle düşünelim miHak dağıtamayan, haklıları ve haklarını darmadağın eden adalet sistemi mefluç, davaları yıllarca çözemeyen Adalet Bakanlığı'mız ne düşünüyor! Talebeleri eğitemeyen, doğru, ilmi bilgiye ulaştıramayan, eğitim

Huzur ve mutluluğu yakalamak ister misiniz

Sosyolojinin pek de kaale alınmak istenmeyen önemli tesbitlerinden birisi şudur: Kanunların etkin olması için beşerüstü bir güce dayanmalıdır. Zira, insan, kendi cinsinden olanların yaptığı kanunları pek kaale almaz. Şöyle düşünür:O da insan, ben de insanım. Neden benim gibi bir beşerin kanunlara uyayım, o benim kanunlarıma boyun eğsin! Bu gerçek,

"Problem ve haksızlıklar karşısındaki tavrımız ne olmalı"

Bir kardeşimiz, "Sıkıntı ve haksızlıklar karşısında nasıl hareket etmeliyiz" diye sordu.Evvela, meselelere indi, hissi, nefsi yaklaşmamalı. Zira, "Nefis ve hevâ ve his ve vehim bazen aldatıyorlar."1 Öyle ise, Kur'an "ölçülerini" veren Risale-i Nur zaviyesinden bakmalı. Saniyen, unutmayalım ki, "Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzır mâniler