Ali Apaydın

Cumhuriyet

Eğitim mücadelesi içindeyken

İnsanlık olarak tarihin uzunca bir döneminde, insan teklerinin büyük çoğunluğun eğitim almadığı bir süreç yaşadık. Ve eğitimli birkaç insanın binlerce yıl boyunca Dünya'yı referans alarak her şeyin onun etrafında döndüğünü düşünmesinden dolayı bugünkü eğitim dilimizi de bu insanların terimleri üzerine kurmak zorunda kaldık. Nitekim, bugün Dünya'nın

İlkeler ve politikalar

İnsan teklerini, insanlığın bir üyesi olarak konumlayarak insanlık tarihine bağlayan bir etkinlik olan politika, insanlığın geçmişi, şimdisi ve geleceği arasında adil ve doğru bir ilişki kurma çabası olduğu ölçüde bir anlam taşır. Her gerçek politikanın en nihai analizde ifade ettiği şey tam da budur. ünkü gerçek bir politika, bir toplumun demokrat

Direnenleri anlamak!

Aydınların faşizm karşısındaki konumlanışı, basit bir kahraman-hain ikiliğinden çok daha karmaşıktır. Ancak bu karmaşıklığa faşizm dönemlerinde asla olmayan gri bölgelerde hareket etmeyi seçenleri anlamak için değil, direnişi seçenleri anlamak ve onlardan bir şeyler öğrenmek için bakmak gerekir. Faşist rejimler, açık zulümle razı edemeyeceğini bild

Felsefesizliğin faturaları

İnsanlık tarihinin en yüksek teknik bilgi birikimine, en hızlı bilgi erişim araçlarına ve görünürde en yaygın "eğitimli" nüfusuna sahip olan dünyamız paradoksal bir şekilde adalet, barış ve refah yerine açlık, savaş, şiddet ve terör üretiyor. Artık teknolojik ilerlemeyle insanlığın ilerlemesinin aynı şey olmadığını fazlasıyla anladık. İnsanlığın me

Cumhuriyet için Cumhuriyet!

1990'ların Muğla'sında, bazı lise öğrencileri arasında özel bir espri ritüeli yer etmişti. Üzerinde kafa yordukları bir sorundan, ister istemez "işte asıl mesele" dedikleri "ülkenin durumu"na geldikleri o kritik anda, içlerinden biri kaşını kaldırıp şu can alıcı soruyu sorardı: "Bu ülkeyi biz mi kurtaracağız" Ve bunun üzerine geri kalanlar yekpare

MESEM Mezarlığı

Arda, başı bir sac büküm makinesinde 16 dakika sıkışarak can verdi. Erol Can, üzerine devrilen sunta blokların altında kalarak; Umut Eren ve Alperen, çalıştırıldıkları inşaatların asansör boşluğuna düşerek öldüler. Bir elektrik panosunun tamirine koşulan Eren, panodaki kaçak yüzünden hayatından oldu! Murat Can bir inşaatın sekizinci katından, Ulaş

'Tutarsızlığın Tutarsızlığı'

21. yüzyıl Türkiye'sinde kendi içinde kısmen ayrışan cumhuriyet karşıtı politik çizgileri ilk kez birleşmiş bir şekilde buluyoruz karşımızda: AKP, MHP, DEM, PKK ve diğerleri... Durup durup varoluşsal bir tehdit algısı yayarak politikasızlığı politika olarak dayatan ve sahteliği apaçık olmasına rağmen "Terörsüz Türkiye" adlı bir süreç var edip sözde

Bir metnin 'yapı'sı

İçinde 969 kez "Hatırladığım kadarıyla", 774 kez "Bilmiyorum", 691 kez "-mışlar, -mişler, -muşlar" gibi ifadelerin geçtiği yaklaşık 3800 sayfalık bir metin okuyacağınız söyleniyor. Ne tür bir metin okumayı beklersiniz Kuşkusuz, bu denli yoğun belirsizlik ve dolaylı anlatım ifadeleri içeren bir metnin akademik bir çalışma, örneğin bir doktora tezi o

Düşünme aralıkları açmak için

Politika üretimi, derinlemesine düşünülmüş temel ilkeler etrafında şekillenen bir süreçtir. Bugün ülkemizdeki politika üretimleri böyle bir süreç olmaktan çıkarılıp anlık gelişmelere verilen tepkilere hapsedilmeye zorlanıyor. Kasıtlı olarak yapılıyor bu: faşizm meraklısı bir iktidar ve şürekasının zihinleri allak bullak ederek 'demos'u (halkı) tesl

'Sahtelikler Tiyatrosu' iflasın eşiğinde

Politik sahnelerde çoğu zaman gerçek ve sahte puslu bir hâlde bulunur. Ülkemizde de böyle oldu. On yıllardır, gerçek ve sahte olan bu puslu hal sahnelenip durdu. Bir Sahtelikler Tiyatrosu kuruldu, senaryolar yazıldı, oyunlar oynandı. Ancak bugün pus kalktı, gerçek ve sahte apaçık ortada! Kendilerini sol olarak sunanların, nasıl birer emperyalist ma