Alaattin Karaca

Alaattin Karaca

Karar
Yaşam / Din 101 yazı 0 takipçi

Mevlânâ'nın yokluk kapısı, Andre Gide'in 'Dar Kapı'sı

Mevlânâ'ya ait;Ey gönül! Sana bu yolu lâfla, dedikodu ile vermezler.Yokluk kapısından geçmeden vuslat yüzü göstermezlerOnun kuşlarının uçtuğu havada kanat çırpmadıkçaSana hiçbir zaman kol-kanat vermezler.şeklindeki rubaîyi okuyunca, aklıma Andre Gide'in "Dar Kapı"sı (Çev. Buket Yılmaz, Timaş, 2019) geldi. Daha önce yazmıştım bu romanla ilgili. Ama

Neşati'nin aynası

Geçen hafta Neşati'nin bir gazelinden örnek vererek insanın kendi masalını yıkması ve mahiyetini idrak etmesi üzerinde durmuştum. Önce şunu belirteyim: Tasavvufa göre insan, küçük harfle bir 'varlık'tır; ama Varlık'tan, Birlik'ten tecelli eden bir varlıktır. Mahiyeti budur. Ancak bunu idrak etmek, mahiyetini görmek, kendini bilmek -aslında kendini

Körleşme ve aynada iskeletini görmek

İnsan, en çok da kendine kördür! Bir duvar, ne demeli bilmem, bir masal örer kendine, yaşadığı süreçte Sonra o masalın etrafını çevirir, ortasına bir taht kurar, oturur. Kendi inşa ettiği yalana inanır. Ondan olsa gerek, İsmet Özel bir yazısında "Herkes kendi masalını yıkmalı" diyordu. Kolay mı Değil! İnsanın zamanla, giderek pekişen, kemikleşen, k

Var olmak gurbet mi sürgün mü

John Milton, "Kayıp Cennet" (Çev. Enver Günsel, Pegasus, 2020) adlı şiir kitabına "İnsanoğlunun ilk itaatsizliği ve yasak ağacın Tadı ölümcül olan meyvesi dünyaya Ölüm ve acı, hepimize keder getirdi hep Cennet'in kaybıyla birlikte, büyük insan gelene kadar Anlat bakalım Gökkubbenin Perisi" dizeleriyle başlar. Âdem'in, Havva ile birlikte Allah'ın em

Hatıralar arasında...

Kimi kez hatıra okumak dinlendirici oluyor, bir devri, bazı şahsiyetleri, hatta bir şehri soluyor sayfalarda tekrar insanBu hafta elime aldığım ilk hatıra kitabı Orhan Karaveli'nin "Görgü Tanığı" (Doğan Kitap, 2010) adlı kitabıydı. 1930'lu yılların Ankara'sını soludum önce, Samanpazarı'nda beyaz kireç badanalı bir ev, Sahibinin Sesi markalı gramofo

Turgut Uyar'da masumiyet arayışı

Turgut Uyar'ın şiiri, temelde iki zıt kutup üzerine kurulmuştur. Daha ilk kitapları "Arz-ı Hal" ile "Türkiyem"de bu zıtlık kendini hissettirir. Enver Ercan da bunu görmüş olmalı ki, şairle yaptığı bir söyleşide "İlk iki kitabınız, daha sonraki şiirlerinizden teknik ve temalar yönünden çok ayrı gibi görünmekle beraber şiir serüveninizin ip uçlarını

Granada, Elhamra, granat, la'l ve nar

Bir arkadaşım yazınca; Granada, Elhamra derken tarihin derinliklerine, şiirlere, türkülere kadar gittim. Kelimeler böyledir, peşine düştüğü insanı önce sözlüklere, sonra inançlara, mitolojiye, hikâyelere, türkülere, şiirlere götürürGranada'ya baktım önce. Biliyorsunuz Granada İspanya'da bir şehir. Endülüslüler aynı şehre Elhamra demişler. Kelime bü

Han Kang'ın cılız isyanı

2024 yılı Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Güney Koreli yazar Han Kang'ın nasıl bir yazar olduğunu merak ediyordum. Sadece yazarı değil, dünyadaki edebi zevki, beğenilerdeki, biçim ve içerikteki değişimi de görmek istiyorum. Bunun için Türkçe'ye tercüme edilen eserlerini aldım, önce "Vejetaryen"i (Çev. Göksel Türközü, April, 2024) okudum.İlk izlenimim

Yahya Kemal'in şehri

Turgut Uyar bir şiirinde "İstanbul coğrafyada ışıksız bir şehir" der. Peki Yahya Kemal'in İstanbul'u "Işıksız bir şehir" miydi İşte bu soru Yahya Kemal'in 'Modernist bir şair' olup olmadığını da ortaya koyacaktır. Bilindiği üzere Beyatlı 1 Kasım 1958'de vefat etti. Öldüğünde İstanbul'u 'kör kazma'lar didik didik etmiş ve o kadim şehri yıkmıştı. Ama

Teleskopun gördüğü ve göremediği...

İsmet Özel, "Yıkılma Sakın" adlı şiirinde "yaşamak bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki." der. Kastettiği ve tercih etmediği, ona hiç de dokunaklı gelmeyen nasıl bir hayattır.. Bu soruya bir nebze "sen o baygın sevgilerin adamı değilsin" dizesiyle cevap verir. Şaire dokunaklı gelmeyen o "baygın sevgiler"le kirlenmiş yaşamdır. Baygın sevgiler nedir

Mazi mi hâl mi, gerici mi ilerici mi..

Kanaatimce Türkiye'nin; Türk modernleşmesinin, Türk sanatının en büyük sorunlarından biri, içinde var olduğumuz ve içimizde var olan geleneği -bu kimi kez dini inançlar, düşünceler ve pratiklerdir, kimi zaman geleneksel müziktir, kimi zaman Divan edebiyatıdır, kimi zaman kılık kıyafetlerdir vs.- ilerlemenin 'engel'i olarak görerek, sırf onları kald

Anadolu irfanı ve Nuri Bilge Ceylan'ın 'Bir Zamanlar Anadolu'da' filmi

Çok tekrarlanan bir sözdür 'Anadolu irfanı' Anadolu insanının kendine has idrak tarzı denebilir kısaca. Nedir, nasıl elde edilir Soyuttur. Ariflikle tanımlanır genelde. Arif olan anlar derler. Okur-yazarlıkla, eğitimle edinilen 'bilgi' ve 'görgü' değildir kastedilen. Bir tür 'iç görü' olsa gerek!Aziz dostum İbrahim Kiras, cumartesi günü "Anadolu ir