Alaattin Karaca

Karar

Balıkçı, hey Balıkçı!..

Bu hafta Halikarnas Balıkçısı'ndan bahsedeyim. Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı malûm. Mehmet Şakir Paşa'nın oğlu.Cevat Şakir, bugün dahi bilinmeyen bir sebeple babası Şakir Paşa'yı 1914 Haziran'ında Afyon'da öldürmüş, bundan dolayı 14 yıl kürek cezasına çarptırılmıştır. Cinayetin sebebiyle ilgili rivayetler muhtelif.Onun Türk edebiyatında Halikarna

Ece Ayhan'ın şiirlerine dair birkaç ipucu

Ece Ayhan, İkinci Yeni'nin en sıkı, dili en çetrefilli şairidir; sözdizimini, tamlamaları, ekleri darmadağın eder, hatta kurallara uymayan zekice kelimeler türetir. Mesele "Mor Külhani"de "Dirim kısa ölüm uzundur cehennette abiler" veya "Topağacından aparthanlarda odası bulunamaz." der. Cehennet, hem cehennem hem cennet, aparthan ise apartman ve ha

Ahmet Mithat Efendi'nin damadı Muallim Naci

Yıllar önce Muallim Naci'nin "Ey Şehsuvar!.. Dur" şiirini okumadan, başlığına bakarak bir kahramanlık şiiri sanmıştım. Sonra Hikmet Feridun Es'in "Tanımadığımız Meşhurlar" başlıklı yazı dizisini okuyunca şehsuvarın asker değil, Ahmet Mithat'ın biricik kızı Mediha Hanım olduğunu öğrendim. Meğer mesele aşkmış, Naci o sıralar daha 14 yaşında olan ve h

Hüseyin Rahmi'nin bazı özellikleri...

Bu hafta da eski İstanbul'un kenar mahallelerindeki hayatı, insanları, onların inançlarını, geleneklerini, dillerini başarıyla anlatan Hüseyin Rahmi'den bahsedeceğim.O, Ahmet Rasim'le beraber, Ahmet Mithat Efendi'den gelen popüler roman çizgisinin önemli isimlerinden biri. Sonra Ercümend Ekrem, Osman Cemal Kaygılı gibi yazarlar bu çizgiyi -kaybolan

Dil âlimi Şemseddin Sami'nin hazin hayat hikâyesi

Bugünkü yazımda Tanzimat döneminin ünlü dilbilimci ve sözlükçüsü, roman ve tiyatro yazarı Şemseddin Sami'nin özel hayatına dair bazı bilgiler vereceğim. Bu bilgileri Hikmet Feridun Es'in 1945 yılında "Akşam" gazetesindeki yazılarından derledim. Es, 1944-45 yıllarında "Akşam" gazetesinde dönemin bazı ünlü ismimleri veya yakınlarıyla konuşmuş, bu yaz

Kışa, gribe, mangala, sobaya ve kalorifere dair...

Kış geldi ya grip baş köşede!.. Çoğumuza şöyle bir selam veriyor ve en az bir hafta yatağa seriyor.Eskiden gribe doktorlar enflüenza, vatandaş da vücudu paçavraya çevirdiğinden 'paçavra hastalığı' dermiş. Sermet Muhtar Alus, grip kelimesinin Batı dillerinde "tırnak atarak pençelemek" anlamındaki 'grippier' kelimesinden geldiğini yazıyor. Enflüenza

Siyaset ve yalan

ABD'de Vietnam Savaşı sürecindeki belgelerin bir büyük yalan olduğunun ortaya çıkması üzerine Hannah Arendt, "Siyasette Yalan Pentagon Belgeleri Üzerine Düşünceler" (Çev. İmge Oranlı- Berfu Şeker, Sel Yay., 2021) adlı çalışmasında siyasetle yalan arasındaki kadim münasebeti irdeler. Aslında George Orwell'in "1984"ünde de görüldüğü üzere özellikle

Ahmet Celal'in hâlâ süren dramı

Yaban", "Ateşten Gömlek"e göre sosyolojik ve psikolojik tahlilleri bakımından daha başarılı bir roman. Halide Edip'in romanı duygusal bir aşk öyküsü üzerine kurulmuştu, Ayşe eserde daima odak noktasında yer alan bir 'vatansever sevgili' tipiydi. Aşk, Milli Mücadele'nin önüne geçmişti. Anadolu birkaç figür dışında, -örneğin Keziban, Mehmet Çavuş- yo

Çağımdan memnun değilim fakat...

İnsan hayatın seviyesi değil artık ve ben çağımdan memnun değilim. Kendimin hizasında bana doğru ışıyarak akan bir zaman göremiyorum. Kendimi seviyorum, elbette yaşadıklarımın sahibiyim, pişmanlıklar veya yazıklanışlar içinde dönüp durmuyorum fakat insanın kendisine layık gördüğü bu yaşama biçimini de asla kabul etmiyorum. Şahsımı her türlü aidiyet

Halide Edip'in 'Ateşten Gömlek'i...

Bu yıl, Cumhuriyet'in 100. yıldönümüydüBir ara Milli Mücadele'yi konu edinen ilk romanlardan Halide Edip'in "Ateşten Gömlek"i (1922) ile Yakup Kadri'nin "Yaban"ını (1932) tekrar okudum. Bitirince ilk hükmüm her iki romanın da bir edebî eser olarak pek başarılı olmadığıydı.Önce Halide Edip'in "Ateşten Gömlek"i (Atlas Kitabevi, 1992) üzerinde durmak