Alaattin Karaca

Alaattin Karaca

Karar
Yaşam / Din 113 yazı 0 takipçi

Batı'dan alınan her teori Türk şiirine uygulanabilir mi

Edebiyat araştırmalarında yazar ve şairlerin edebi hayatı genelde şu evrelere ayrılır: Şiire başlama, taklit evresi. Bu evrede her şair şiire kendinden önceki örneklerden ve bilgiden yola çıkarak başlar. Ulaşabildiği ve imkanları nispetinde tabii. Ve genelde yetkin biri -bu bir öğretmen, bir akraba veya bir şair olabilir- onu şiir yazmaya teşvik ed

Peyami Safa'nın Şimşek romanında çatışmanın temel figürleri

Şimşek" (1923), Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"dan sonraki ikinci roman. Kanaatimce romancılığının temel özellikleri daha bu eserde kendini gösteriyor. Safa, sonraki çoğu romanında olduğu gibi "Şimşek"te roman kahramanlarının ruhsal dünyasına odaklanıyor, öyküyü madde-ruh, Doğu-Batı gibi iki gücün çatışması üzerine kuruyor. Psikoloji, en önemli ilgi

İnşacı şiir

1960'lı yıllardaki Türk şiirinin ana eğilimi ideolojiydi. 27 Mayıs Darbesi ve arkasından 61 Anayasa'sı, peşinden Nazım Hikmet'in şiirlerinin ve Ahmed Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim"in basılması, edebiyatta sol çevreye gelişme imkânı sağlamıştı. Bunu 60 kuşağının önde gelen şairlerinden Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Özkan Mert, Süreyya Berf

İsmet Özel'in şiirinde sosyalist ideolojinin izleri

İsmet Özel, 1974'te "Diriliş"te "Âmentü" şiirini yayımlayıncaya kadar 1960 kuşağının Toplumcu-Gerçekçi şairleri arasındaydı. Çünkü 1962'de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolduktan sonra sosyalizmi benimseyip o çevreye mensup oldu.Öncelikle şunu belirtmeliyim: Sol görüşlü yazarların hemen hepsi, 27 Mayıs Darbesi'nden sonraki siyasal-sosyal

Şehir, kolektif hafıza ve Yahya Kemal

Yahya Kemal, bir şehir şairi! Daha kestirme söylersek, İstanbul'un şairi. Çünkü şiirlerinin merkezinde İstanbul var. Ama hangi İstanbul'un ya da hangi şehir toplumunun şairiBu soruya şehirleri iki döneme ayırarak cevap verebiliriz. İnsanlar, yerleşik hayata geçtiklerinde başlangıçta 'geleneksel şehir'ler kurmuşlardı. Söz konusu şehirlerin üretim ve

27 Mayıs darbesinin sol edebi çevreye sağladığı imkân(!)

Hayati bir ameliyat sonrası, Allah'ın lütfuyla tekrar beraberiz. Zor bir ameliyattı. Her şeyden önce Allah'a şükrolsun! Ayrıca Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü'nde görevli Prof. Dr. Ümit Kervan ve ekibine teşekkür ediyorum. Doktorlarından asistanlarına ve hemşirelerine kadar büyük bir özveriyle çalışıyorlar ve bu hastan

'Yediçınar Yaylası' şematik bir köy romanı mı

Kemal Tahir, özellikle Türk tarihine ilişkin tezleriyle egemen çizgiden, yaygın görüşten ayrılan bir yazar. Okuduğum kadarıyla Türk milletini hem tarihî hem sosyolojik açıdan, oldukça geniş bir perspektifle kavramaya çalışıyor. Eserlerindeki Osmanlının, kendine özgü bir karakteri, âdeta genetik bir mizacı, devletin kanunlarına rağmen işleyen bir iç

Ağaoğlu'nun "Âşinâ Yüzler"i arasında tekinsiz bir temaşa

Samet Ağaoğlu, DP döneminin önemli şahsiyetlerinden biri. Babası Ahmet Ağaoğlu, İkinci Meşrutiyet'ten sonra Azerbaycan'dan Türkiye'ye gelmiş bir gazeteci-yazar, fikir ve siyaset adamı. Atatürk'ün emriyle Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer almıştı. Bu partinin kuruluş ve kapatılış sürecini "Serbest Fırka Hatıraları" adlı eserinde

'Seçilmiş Hikâyeler' ve 'Dost' dergisi sahibi Salim Şengil'in anıları

1947-57'de "Seçilmiş Hikâyeler", 1957-73'te "Dost" dergilerini çıkaran, aynı zamanda hikâyeci ve yayıncı bir isimdir Salim Şengil. 1950 edebiyat kuşağının tanınmasında payı vardır. İkinci Dünya Savaşı'ndan 1970'li yıllara değin uzayan yayın dünyasını, özellikle sol çevreyi iyi tanır. Bu yazıda Şengil'in "Anılarda Kalan Portreler" (Cem Yay., 1991) a

Şiirde siyasal rant, sığ sular ve melâlsiz inilti

Türk edebiyatı tarihine baktığımızda kimi şairlerin, şiirlerinden çok; daha doğrusu, şiir tekniği, imgelem, fikrî-hissî derinlik ve genişlik, dilin sınırlarını ve imkânlarını zorlamak, hatta âhenk bakımından değil de bir 'propagandist' bir 'ideolog' ya da 'hürriyet sembolü' vb. olarak tanımlandığı görülür. Örneğin Namık Kemal, bir 'vatan', 'hürriye

Yakup Kadri'ye göre Tevfik Fikret

Tevfik Fikret, Türk edebiyatında çok tartışılmış bir figür. Sebebi, şiirinden çok din, Osmanlılık ve Türklük hakkındaki fikirleri. Örneğin "Tarih-i Kadim"de Tanrı'nın, cennet ve cehennemin olmadığına dair düşünceler ileri sürdü hatta bu düşünceleri sebebiyle Mehmet Âkif'le de tartıştı. Babanzade Ahmet Naim bu eseri savunan Rıza Tevfik'e hitaben "Te

Yakup Kadri'nin hatıralarındaki Abdülhak Hâmit

Kiralık Konak"ta Hakkı Celis'i, "Ankara"da Neşet Sabit'i okurken hep Yakup Kadri'yi hatırlarım. Çünkü bu karakterler, Yakup Kadri'den izler taşır. Özellikle Balkan ve Birinci Dünya Savaşları, birçok aydında olduğu gibi Karaosmanoğlu'nda da milli duyguların uyanmasına vesile olmuş. Bu nedenle eserlerine yer yer milliyetçi düşünceler yansımış hatta k