Ahmet Özdemir

Yeni Asya

Günahtan Cehennemin inkârına giden yol

Günah işleyen kimse Cehennemi inkâr eder miHer bir günahtan Cehennemin inkârına bir yol vardır. Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım: Cehennem azâbını netice veren büyük bir günahı işleyen bir adamın ruh halini düşünelim. İşlediği günahla Cehennem azabı arasında hemen bir irtibat kurar. Günahların cezalandırılacağı yer Cehennemdir. Cehennem azabı

Hüsn-ü zan beslemek

Hüsn-ü zan, güzel sanma, bir kimsenin veya olayın iyiliği hakkındaki vicdanî kanaat demektir. Bunun karşılığı sû-i zandır.Herhangi bir kimse hakkında körü körüne "pek iyi bir adamdır" diye hükmetmek, hüsn-ü zannı kötüye kullanmak olacağından iyi karşılanmamıştır. Onun bunun durumlarını araş- tırmak, kusurlarına muttali olmak arzusu da tecessüs deni

Tevbe ve istiğfar etmek

İslâmiyette, tevbe ve istiğfara büyük önem verilmiştir.Kur'ân-ı Kerîm'de tevbe ile ilgili pek çok ayet yer almaktadır. İşte onlardan bazıları: "Ey Mü'minler! Hepiniz Allah'a tevbe ediniz ki, korktuğunuzdan emin, umduğunuza nail olasınız!" (Nûr Suresi: 31.) "Kim kötülük eder veya günah işleyerek nefsine zulmeder de sonra Allah'tan af dilerse, Allah

Sünnete ittiba etmek

Sünnet, Resulullah'ın (asm) yüksek hal, söz, tavır ve tasvipleridir. O, Kur'ân-ı Kerim'in yaşayan modelidir. Hz. Aişe'ye (ra) Resulullah'ın (asm) ahlâkı sorulduğunda, "Kur'ân ahlâkı" olarak cevap verilmiştir.İlmihal kitaplarında Peygamber Efendimizin farz ve vacip olmayarak yaptığı işler sünnet olarak gösterilmiştir. Bediüzzaman sünnet-i seniyyeyi

Acaba şeytanlar ne yerler, ne içerler

Bunu kendi aklımızla bilmemiz mümkün değildir. Ama Peygamber Efendimizden (asm) nakledilen bazı rivayetler bize bu konuda ışık tutmaktadır. Şöyle ki:Şeytanlar, besmelesiz başlanan yemeğe ortak olur. "Kişi evine döndüğünde, içeri girerken ve yemek yerken besmele çekip Allah'ın adını zikretse, şeytan yardımcılarına 'Size burada gecelemek de yok, akşa

Kur'ândaki kıssaların gayesi

Kur'ân kıssalarının en önemli maksatları arasında şunları sıralayabiliriz:1- İman esaslarını ispat etmek ve açıklamak. 2- Vahiy ve peygamberliği ispat etmek. Resul-i Ekrem (asm) Efendimiz ümmî idi. Yani bildiğimiz gibi okuma ve yazma bilmiyordu. Onun Yahudî ve Hıristiyan din adamlarıyla oturup konuştuğu da görülmemiştir. Buna rağmen Kur'ân-ı Kerîm'

İbretli bir kıssamız var

Hz. Eyyub (as); önceleri servete, mala ve çocuklara sahip zengin bir kimseydi. Allah, Eyyub'u (as) bunlarla imtihan etti.O ise; Allah'ın verdiği nimetlere şükür etmekten bir an bile geri kalmadı. Bir zaman sonra Allah, verdiği nimetleri, onun elinden teker teker geri aldı. Bunun sonucunda malını, ailesini ve çocuklarını kaybetti. Çok geçmeden ağır

Nefis nedir

Nefis lügatta, hayat, ruh, can, insandaki bedenî canlılık; yeme, içme, şehvet gibi biyolojik ihtiyaçlara duyulan tabiî istek olarak açıklanır.Nefis şehvet, gazap, fazilet gibi şeylerin kaynağıdır. Kötü vasıfları, nitelikleri kendisinde toplayan, kötülüğe sevkeden, şehevî istekleri kamçılayıp hayırlı işlerden alıkoyan güçtür. Nefis kelimesinin iki

Zaman yönetimi karşısındaki engellerimiz

Allah kısa bir sûreye, zamanın bir bölümünü ifade eden asra yeminle başlamaktadır.Her insanın kendine göre bir hayat çizgisi vardır. Bu çizgide zaman zaman kırılmalar olur. Bunların tamiri bazen uzun zaman alır. İnsanların kendilerine göre hedefleri vardır. Hedefler önemli- önemsiz, küçük-büyük, yakın-uzak gibi tasnif edilebilir. Bir ömür bunların

Dünya Risale-i Nur okuyor...

Bediüzzaman, sevenleri veya sevmeyenleri tarafından yıllarca yakından takip edilmiş.Zaman olmuş kimlerle görüştüğü, neler yaptığı, neler konuştuğu merak edilmiş. Hatta hakkında günlük zabıt (rapor)lar tutulmuş ve sıralı üst makamlara aksatılmadan ulaştırılmış. Raporlar üzerinde beyinler patlatırcasına çalışmalar yapılmış. Said Nursî, yıllarca çeşit