"Yâ Rabbî, borcumu ödemeyi nasipeyle"

Hayve bin Şüreyh'in mucizevi duası borçlu adamı kurtardı; peki, duanın gücü ile kendi çabamız arasında dengeyi nasıl bulmalıyız?

Abdüllatif Uyan
01.04.2026
46
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Hz. Muhammed'in ahlaki değerlerini takip etmenin dünya ve ahiret mutluluğunun anahtarı olduğunu savunuyor. Bunu, Hayve bin Şüreyh'in duasının bir fakiri borçtan kurtardığı rivayet üzerinden örneklendiriyor. Ancak, maneviyat ve uygulamalı etik arasında gerçekten böyle doğrusal bir ilişki var mıdır?

Mısır'da yetişen meşhûr fıkıh âlimlerinden Hayve bin Şüreyh hazretleri, 158 (m. 774) târihinde vefât etti.

Bir sevdiği anlatıyor:

Fakîr bir adam vardı.

Bir gün Kâ'be-i şerîfe geldi.

Tavafını yaptı...

Ve ellerini açarak;

"Yâ Rabbî! Çok borcum vardır, bunları ödemeyi bana nasip eyle" diye duâ etti...

Sonra uyudu.

Rüyâsında;

"Borcunu ödemek istiyorsan, Mısır'da Hayve bin Şüreyh'e git, sana duâ etsin!" denildi.

O da Mısır'a gitti.

Ve bu zâtı buldu.

Selâm verip yanına oturdu ve tam derdini ona açacaktı ki, o anda dört bir yanı "çil çil altın"la doldu.

Hazret-i Hayve;

"Allahtan kork, borcun kadar al, fazlasını alma" dedi.

O da borcu kadar aldı.