Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_vh7nd9s0lqqh94ahe8gb0uscl6, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Abdüllatif Uyan Köşe Yazıları -Sayfa 37 : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-920ddf-78b1b.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-920ddf-78b1b.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Abdüllatif Uyan

Türkiye

"Şeytan da sizden şikâyetçi!"

Tâbiîn'in büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretlerine, bir gün birkaç talebesi gelip;"Efendim, şeytan bize,'elinize geçen dünyâlıkları sıkı tutun, ileride lâzım olacak'diyor" dediler.Şikâyet ettiler.Hocaları onlara;"Şeytan da sizden şikâyet ediyor"buyurdu.Gençler şaşırdılar.Ve merakla sordular:"Ne diyor hocam""Şeytan bana,'Hak teâlâ, dünyâyı bana v

"Allah'tan korkan, kimseye zulmetmez!"

Tâbiîn'in büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretlerinin yanına bir müslüman geldi bir gün.Ve bu büyük zâta;"Efendim, kızımı isteyen çok kimse var, hangisine vereceğimi şaşırıp kaldım" dedi.Ona cevâben;"Kızını, Allah'tan korkana ver.Eğer kızını severse, zâten iyi davranır, mutlu olurlar. Sevmezse de üzmez onu. Çünkü Allah'tan korkan, kimseye zulmetme

"Bir gün sen de öleceksin!"

Tâbiîn'in büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretlerine, halîfe Ömer bin Abdülazîz hazretleri mektup yazdı.Nasîhat istedi.O da cevâp yazıp;"Yâ Ömer! Bir gün sen de öleceksin. Zulme, haksızlığa hiç fırsat verme. Zîra senin asıl vazîfen budur"buyurdu.Ve devam edip;"Kendi evlâdına nasıl davranıyorsan, milletine de öyle davran. Sen, Allah'ın emrine itâat

Derinde su vardı, ama

Tâbiîn'in büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretleri, büyük bir âlimdir.Ve velilerdendir.Bir kişi anlatıyor:"Biz bir grup Müslüman, Hasan-ı Basrî hazretleriyle hacca gidiyorduk.Çölde ilerlerkenşiddetli susadık!Ama "su" yoktu o yerlerde.Sonra bir kuyuya rastladık.İçinde "su" vardı.Ama çıkaramıyorduk.Zira kova ve ip lazımdı.Hasan-ı Basrî hazretlerine

Bir gün hepimiz öleceğiz

Tâbiîn'in en büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretleri, bir gün bir dostunun cenazesine gitmişti. Kabir başında ağlayıp çok gözyaşı döktü!Sonra başını kaldırıp;"Ey Müslümanlar! Sonunda hepimizin gideceği yer, işte şu mezar. Dünya konaklarının sonu olan bu kabir, âhiret menzillerinin ilkidir"buyurdu.Ve ekledi:"Bir Müslüman, madem bir gün şu mezara g

Ahirete hazırlan!

Tâbiîn'in büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretleri, nasihat isteyen bir gence;"Ahirete hazırlık yap evlâdım! Ecel, herkesi bir gün yakalar. Günahtan çok sakın ki, günahın karşılığı, o gün ateş olur!"buyurdu.Ve sordu ona:"Bir yılanı ateşte görsen ne yaparsın oğlum""Hemen kurtarırım efendim.""Öyleyse sen kendini de ateşe atma evladım! Zira cehennem,

Korkunç tehlikeler!

Tâbiîn'in büyüklerinden olanHasan-ı Basrîhazretlerinden, sevdiği bir genç nasîhat istedi.Ona sevgiyle bakıp;"Evlâdım! Sen Rabbinin emrini azîz tut ki, Allah da seni azîz tutsun. Bil ki, önünde çok korkunç tehlikeler var!"buyurdu.Delikanlı merak etti:"Ne tehlikesi efendim""Ölüm, kabir ve mahşer, sonra mîzan, sırat ve cehennem. Bu tehlikeli geçitlerd

"Evlenmek sünnettir..."

Behlül Dânâhazretleri meczub bir Hak âşığıdır. Bağdat'ta yaşadı, kabr-i şerîfi de Bağdat'tadır.Bir gün halîfe Hârun Reşid, Behlül Dânâ hazretlerine "Bana nasîhat eder misin" dedi.O da cevâben;"Allah'tan kork ve Onun Resûlü olan Muhammed aleyhisselâmın sünnetine tâbi ol"dedi.Hârun Reşid;"Çok güzel söyledin, şu hediyemi kabul et" deyip bir kese altın

Kime 'başarılı' denir

Behlül Dânâhazretleri meczub bir Hak âşığıdır. Bir gün bâzı kişilere;"Birinin çok nâdide inci mücevherleri olsa, bunları koyacak bir yer bulamaz. Üstelik hırsız çalmasın diye de türlü çâreler arar, hattâ bu yüzden uykusu kaçar, değil mi"diye sordu.Dinleyenler;"Evet" dediler.Behlül, onlara;"İşte îmânımız da böyle çok kıymetlidir, onu korumak için ti

"Mümine kibir yakışmaz!"

Halîfe Hârun Reşid hac yoluna çıktı bir sene. Dönüşte debdebe ve ihtişamla Bağdat'a giriyordu ki, Hazret-i Behlül önüne çıktı birden."Ey Hârun!"diye seslendi.Halîfe, yüzündeki perdeyi kaldırıp "Buyur ey Behlül, bir arzun mu var" diye sordu.Hazret-i Behlül;"Ey Hârun! Allah'ın Habîbi Beytullah'tan dönerken senin gibi yapmazdı"dedi.Halîfe sordu:"Nasıl