Abdülbaki Çimiç

Yeni Asya

Fihrist Risalesi'ndeki Takriz mektubu üzerine… -1

Fihrist Risalesi sonunda bulunan Takriz mektubu hakkında farklı mülâhazalar olduğunu biliyoruz. Bu kısım ile alâkalı mülâhazalar bizlere de sual ediliyor.Takriz, klasik İslâm ilim geleneğinde bir eserin kıymetini, maksadını ve ilmî/imanî mahiyetini ortaya koyan takdir ve tasdik yazısıdır. Genellikle eserin müellifi dışında, eseri iyi tanıyan güveni

Fihrist Risalesi'nin ikinci kısmı

"Fihrist bakiyesinin te'lifi size havale edilmişti. Taksimü'l-a'mâl tarzında yapsanız iyi olur."1 Bediüzzaman'ın Fihrist bakiyesinin te'lifi dediği Fihrist Risalesi'nin ikinci kısmı olan Onuncu Şua'dır.Bu risalenin te'lifi konusunda Bediüzzaman şu izahları yapar. "Kardeşlerim; Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin

Yeni Asya için yapılan bir mülâkat

Bir üniversite talebesinden, e-posta adresimiz üzerinden, Yeni Asya cemaatiyle ilgili bir mülâkat yapmak istediğini belirten şu mesajı aldık:"Selâmün aleyküm hocam. İsmim Merve. Sakarya Üniversitesi Din Sosyolojisi alanında yüksek lisans yapmaktayım. Din-Devlet ilişkileri dersimiz kapsamında bir makale yazıyorum. Makalemin konusu Yeni Asya cemaatin

Fihrist Risalesi üzerine...

Fihrist Risalesi'nin birinci kısmı: On Beşinci Lem'aRisale-i Nur Külliyatı içinde Fihrist Risalesi, Külliyatın ana muhtevasını, te'lif maksadını ve metodunu tanıtan temel rehber hükmündedir. Fihrist'in birinci kısmını Bediüzzaman Hazretleri kendisi te'lif etmiş olup, hususan On Beşinci Lem'aya odaklanmakta; bu Lem'a'nın te'lif sebebi, muhtevası ve

Cemil insanlar, Çetin imtihanlar, Kara günler

Her insan aynı imtihana tâbi tutulmuyor. Bazı insanlar çetin imtihanlardan geçiriliyor.Rabbim onlar hakkındaki hikmetini böyle gösteriyor. Allah insana kaldıramayacağı bir yük de vermiyormuş. İnsanın manevî terakkîsi arttıkça imtihanı da şiddetleniyor. Bazı evliya-yı azîmeden olan zatlar dahi nefs-i emmâresinden kurtuldukları halde nefisleriyle müc

Uhuvvet hukuku

İmana ve Kur'ân'a hizmet etmek istersen kötülük edemezsin, sonra iyi dosttan ve kardeşten dahi kötülük görürsün. Bir nevi kader kötülük fiilinin cezasını başka bir fiil içinde verir. "Kader söylese, iktidar-ı beşer konuşmaz, ihtiyar-ı cüz'î susar."1Hem basîretli, ferâsetli ve her şeyin iyi ve güzel tarafına bakan adam kötülüklerin içinde de bir iyi

Nur-u Muhammedî (asm)

Ayet-i kerîmede Rabbimiz "Allah göklerin ve yerin nurudur (Onları varlık nuruna kavuşturandır.)"1 diye ifade eder.Peygamber Efendimiz de (asm) "Allah'ın ilk yarattığı şey benim nurumdur."2 buyurur. Ezelde Allah vardı, başka bir şey yoktu. Cenab-ı Hak ezelde mahlûkat için irade-i hayr diledi. Mahlûkatı vücuda getirdi. Nur-u Muhammedî kâinatın çekird

Çekirdekteki kuvvet...

Atomun merkezinde üç temel tanecik bulunur. Bunlar proton, elektron ve nötron olarak çekirdek kadrolardır.Atomun çekirdeğinde bulunan proton ve nötronda çok büyük bir kuvvet vardır. Nükleer santraller bu çekirdekteki enerjiyi ortaya çıkarır. Kalbin atım merkezinde de çekirdek hücreler yer alır. Kalbin çalışması için zarûrî olan elektriksel nuranî i

Ehl-i hakikat ve Hû lafzı…

Bediüzzaman Hüve Nüktesi'nde 'Hû' lafzında azîm bir sikke-i tevhid var olduğunu ispat ediyor.Kâinattaki her zerre söylediğimiz 'Hû' ile beraber 'Hû' diyor. Hava zerrelerinde 'Hû' zikr-i halkası teşekkül ediyor. Kâinatı 'Hû' sikke-i tevhidi kuşatıyor. Onun için "Lâ ilâhe illallâh" kelime-i kudsiyesini çok tekrar etmek lâzım. Hüve Nüktesi bu bakımdan

Dâire-i imkân ve dâire-i vücûb

Dâire-i vücûb, hiçbir zaman değişmeyen ve mümkinâttan olmayan âlemler, Allah'ın isimleri ve sıfatları gibi; yani ilâhlık dâiresi olarak bilinir. Dâire-i imkân ise, imkân âlemi; kâinat dâiresidir."İmkân, var olmakla olmamanın eşit olmasıdır. Yaratılan her şey imkân dairesinde yer alır. Yani var olarak gördüklerimiz olmayabilirlerdi veya çok daha far