Abdülbaki Çimiç

Yeni Asya

Çekirdekteki kuvvet...

Atomun merkezinde üç temel tanecik bulunur. Bunlar proton, elektron ve nötron olarak çekirdek kadrolardır.Atomun çekirdeğinde bulunan proton ve nötronda çok büyük bir kuvvet vardır. Nükleer santraller bu çekirdekteki enerjiyi ortaya çıkarır. Kalbin atım merkezinde de çekirdek hücreler yer alır. Kalbin çalışması için zarûrî olan elektriksel nuranî i

Ehl-i hakikat ve Hû lafzı…

Bediüzzaman Hüve Nüktesi'nde 'Hû' lafzında azîm bir sikke-i tevhid var olduğunu ispat ediyor.Kâinattaki her zerre söylediğimiz 'Hû' ile beraber 'Hû' diyor. Hava zerrelerinde 'Hû' zikr-i halkası teşekkül ediyor. Kâinatı 'Hû' sikke-i tevhidi kuşatıyor. Onun için "Lâ ilâhe illallâh" kelime-i kudsiyesini çok tekrar etmek lâzım. Hüve Nüktesi bu bakımdan

Dâire-i imkân ve dâire-i vücûb

Dâire-i vücûb, hiçbir zaman değişmeyen ve mümkinâttan olmayan âlemler, Allah'ın isimleri ve sıfatları gibi; yani ilâhlık dâiresi olarak bilinir. Dâire-i imkân ise, imkân âlemi; kâinat dâiresidir."İmkân, var olmakla olmamanın eşit olmasıdır. Yaratılan her şey imkân dairesinde yer alır. Yani var olarak gördüklerimiz olmayabilirlerdi veya çok daha far

Zâhir ve bâtında gidenler

Her şeyin biri zâhir, biri de bâtın; ya da biri dış, biri de iç olmak üzere iki ciheti var.Daire-i ism-i Bâtın ile dâire-i ism-i Zâhir, içice ve karşı karşıyadırlar. "Zâhir ile bâtın arasında müşâbehet [benzerlik] varsa da, hakikate bakılırsa aralarında büyük uzaklık vardır."1 Beşerin kısm-ı küllîsi, zâhirde gidiyor. Zâhire meftûn ve kışırda kalıyo

Kutb-u irşâd ve ahirzaman-3

İmâm-ı Rabbânî'nin haber verdiği, asırlardır beklenilen ve ahirzamanda zuhur eden kutb-u irşâdı ve vazifelerini Risale-i Nur'un zaviyesinden incelemeye devam ediyoruz.8. "O büyük zata ihlâs ile yönelen ya da o zatın kendisine yönelip haline teveccüh ettiği kişinin gönlünde bu yöneliş anında bir pencere açılır. O pencere yoluyla bu denizden teveccüh

Kutb-u irşad ve ahirzaman-2

İmam-ı Rabbanî'nin Kutb-u İrşad tespitlerini Risale-i Nur zaviyesinden değerlendirmeye devam edelim inşaallah.3. "Karanlık âlem, onun gelişinin nuru ile aydınlanır."1 İnsanlık zor ve karanlık dönemler geçirmeye başladığında Allah o karanlık âlemi Kutb-u İrşad'ın vesilesi ve ortaya çıkarılan Kur'ân'ın nurlarıyla aydınlığa çevirir. Maddî ve manevî zu

Mürşid-i A'zam ve Bediüzzaman-1

Müceddid; bulunduğu ve yaşadığı asrın en büyük âlimi ve evliyasıdır.Bu noktadan bakacak olursak, Bediüzzaman son asrın müceddidi olması hasebi ile, bulunduğu dönemin bütün aktab ve evliyalarının üzerinde bir konumdadır. Bu Bediüzzaman'ın şahsî kemali ve makamıdır. Risale-i Nurlar, bu zamanda mehdiyet makamını ifa ediyor ve insanların terbiye ve irş

Risale-i Nur'da Büyük Evliyâ(ra)

Büyük Evliyâ (ra) ile alakalı Şualar'da geçen ifadeler şöyledir:"Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm, gerçi Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma yetişmiyor. Fakat onun âli, enbiyadırlar. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın âli, Evliyâdırlar. Evliyâ ise, enbiyaya yetişemezler."1 "Ümmetimin âlimleri, İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir."2 sırrına ma

İnkibâz halleri

"Darlık (kabz) veren de, bolluk (bast) veren de Allah'tır. Siz (her an) yalnız O'na döndürülüyorsunuz."1İnsan bazen inkibâz hâlleri yaşar. Bediüzzaman "Rûhânî inkibâz inşâallah geçecektir."2 diye ümit veriyor. İnkibâz vaziyeti maddî ve mânevî havanın bozulmasıyla ârız olduğu gibi, insanın mânevî hastalıklara dûçâr olmasıyla da alâkalı olabilir. Ne

Ey Tâlib-i Hakîkat! - 2

Bediüzzaman, Tuluat'ta ehemmiyetli bir meseleye daha temas eder. Şöyle ki: "Sebeb-i ihtilâf-ı muzır, 'Bu haktır' düsturu yerine 'Yalnız hak budur'; ve 'En güzeli budur' hükmü yerine, 'Güzeli budur' hükmü ikâme edilmiştir."1 der.Bu noktayı Yirminci Lem'a'da şöyle izah etmektedir: "Ve haklı her meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek cihetin