Hz. Hasan'ın (ra) hilâfetten ferâgatı

Peygamber Efendimiz (asm), nakl-i sahih-i kat'î ile, ferman etmiş:

"Bu iş nübüvvet ve rahmetle başladı, sonra rahmet ve hilâfet hâlini alacak, sonra ısırıcı saltanat şekline girecek, sonra da ceberût ve fesâd-ı ümmet azgınlık meydan alacak."1deyip, Hazret-i Hasan'ın (ra) altı ay hilâfetiyle, Cihar yâr-ı Güzînin (Hulefâ-i Râşidînin) zaman-ı hilâfetlerini ve onlardan sonra saltanat şekline girmesini, sonra o saltanattan ceberut ve fesad-ı ümmet olacağını haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış."2 Bu hadisin de sırıyla Hz. Hasan (ra) Efendimiz, İslâm târihinde Beşinci Halîfe olarak kabul edilir. Babası Hz. Ali'nin (ra) şehadetinden sonra Kûfe'de halkın biatıyla halîfe seçilir. Bazı İslâm târihçileri ve âlimleri, Peygamber Efendimiz'in (asm) "Hilâfet benden sonra otuz sene sürecek, ondan sonra da saltanat şeklini alacaktır."3 hadisine dayanarak, Hz. Hasan'ın (ra) yaklaşık altı aylık hilâfet süresini "Hulefâ-yi Râşidîn" döneminin devamı ve tamamlayıcısı olarak kabul ederler.

Hz. Hasan (ra) hilâfetten niçin çekilmiştir

Hz. Hasan'ın (ra) hilâfeti Muaviye b. Ebu Süfyan lehine bırakmasının temel sebepleri vardır.

Birincisi: Müslümanlar arasında kan dökülmesini engellemek için hilâfetten çekilmiştir. Cemel ve Sıffîn savaşlarında Müslümanlar arasında çok büyük acılar yaşanmıştır. Hz. Hasan (ra), daha fazla kan dökülmesini ve İslâm toplumunun (ümmetin) tamamen bölünmesini önlemek için kendi hakkından vazgeçmiştir. Yani altı aylık beşinci halifelikten ferâgat etmiştir.

İkincisi: Ümmetin birliğini sağlamak için. O dönemde İslâm dünyası Şam ve Kûfe merkezli ikiye bölünmüş vaziyetteydi. Hz. Hasan (ra), İslâm birliğini sağlamak adına barışı savaşa tercih etmiştir.

Üçüncüsü: Peygamber Efendimiz'in (asm) müjdesini gerçekleştirmek için. Hz. Muhammed (asm), torunu Hz. Hasan (ra) için henüz küçükken, "Bu benim oğlum seyyiddir. Umulur ki Allah onunla Müslümanlardan iki büyük grubu barıştıracaktır"4 buyurmuştu. Hz. Hasan (ra), bu manevî mirasa uygun hareket ederek sulhu seçmiştir.

Dördüncüsü: Fitne kapısını kapatmak için. Müslüman toplumu içindeki fitnenin dine ve devlete verdiği zararı görmüş, dünyevî saltanattan ziyâde manevî saltanatı tercih ederek Müslümanların selâmeti için ferâgat etmiştir.

Risale-i Nur zaviyesinden Hz. Hasan'ın (ra) ferâgati

Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur'da bu konuyu işlerken Hz. Hasan'ın (ra) ferâgatini şu cihetlerle değerlendirir: