Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_ur19733l8ecchr2kkbrlqir1co, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Yesevizade Alparslan Yasa Köşe Yazıları : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-9575fe-84c5e.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-9575fe-84c5e.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Yesevizade Alparslan Yasa

Milat

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (232)

(Vakit, 12.2.1933, s. 1) Fanatik Kemalist Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun dâimâ ibretle hatırlanması gereken jenosidci başmakâlesi: "İnkılâbı Koruma Kanunu Değil, Bir 'İnkılâp Hıfzıssıhası' İlmi"… Kemalizme baş eğmiyen Sahîh Müslümanların toptan imhâ edilmesi lüzûmunu müdâfaa ediyor! *** "Mutlak Şef", tedhîşçi "Bursa Nutku"nu Sahîh Ezân Hâdisesi ves

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (231)

"Kafaları zul̃met dolu bir kaç softa artığı, İrticâ yılanı, bunlar Türk olamaz, bunlara l̃ânet bile az" "Bursa'da kafaları zulmet dolu bir kaç softa artığının türkçe ezan münasebetile irtica yılanının kımıldamasını andıran meş'um hareketlerini haber alan Zonguldak'lılar, çok büyük bir teessür ve nefret hissetmişler ve mürtecileri şiddetle tel'in e

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (230)

(Cumhuriyet, 7.2.1933, s. 1) "Dîn İnk̆ilâbcısı" Mustafa Kemâl'in resminin altındaki yazı: "Cumhuriyet Türkiyesinin Büyük Banisi ve Demireli Büyük Gazi'miz…" Yunus Nadi'nin başmakâlesinden: "…Cahil ve gafil halkı türkçe ezanla gûya dine muhalif hareket ediliyormuş diye kışkırtan birkaç kişi… […] Cumhuriyet Türkiyesinde dini fesat aleti ittihaz eder

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (229)

Bursa Müftüsü Nûreddîn Efendi de "Mutlak Şef"in gazâbına uğruyor, 4 ay hapis yatıyor ve işini kaybediyor Bu iki mâzûl̃a, bir üçüncü şahıs daha ilâve oluyor (5 Şubat 1933): Müftü Nûreddîn Efendi… Onun "kusûr"u da, câmilerde "Öztürkce Ezân ve Kâmet" tatbîkâtını sıkı şekilde tâk̆îb etmemekdir: "Müfti Efendi, ihmal ve terahisi [gevşeklik göstermesi] yü

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (228)

"Biz Müslümanlar, nîçin Yahûdiler ve Hıristiyanlar kadar İbâdet Hürriyetine sâhib değiliz" O günki gazete haberlerinden anlaşıldığına nazaran, 1350 Ramazan'ından (1932 Ocak-Şubat aylarından) beri, "Öztürkçe Ezân, Kâmet ve Tekbîr", adım adım bütün Memlekette tatbîkâta konulmıya çalışılmışsa da, hâlâ İstanbul'un ve başka şehirlerin bâzı câmileri bu t

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (227)

MATBÛÂTIN ESÂRETİNE DÂİR 9. MİSÂL: 1 ŞUBAT 1933'TE, BURSA'NIN ULU CÂMİ'İNDE, İKİ MÜ'MİN, SAHÎH EZÂN VE KÂMET OKUYUNCA, "EBEDÎ KUMANDAN", MATBÛÂTTA VE BÜTÜN TÜRKİYE'DE "İRTİCÂ"I TEPELEME SEFERBERLİĞİ BAŞLATIYOR Evvelâ Türkiye'de 1920'li, 30'lu Senelerde Tercüme Faâliyeti (Nazariye ve Kültürel-İctimâî Tahavvül) ünvânlı kitabımızda (Ankara: Kurtuba Yl

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (226)

MATBÛÂTIN ESÂRETİNE DÂİR 6. MİSÂL: "TOTALİTER ŞEFLİĞE" GİDEN YOLDA MÜHİM BİR MERHALE: TAN GAZETESİ NÂŞİRİ VE TRABZON MEB'USU ALİ ŞÜKRÜ BEY'İN KALLEŞÇE BOĞDURTULMASI Kâzım Karebekir'in Uğur Mumcu tarafından röportaj tarzında hazırlanan Hâtırât'ına nazaran, "14 Ocak 1923 günü, M. Kemal; Karabekir ve Fevzi Paşa ile [berâber] trenle İzmir'e giderken",

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (225)

(Akşam, 28.12.1937, s. 1) Her totaliter rejim, böyle tedhîş estirerek fikirleri baskı altında tutar… *** Hamdullah Suphi'nin büyük târihî kıymeti hâiz mektubu: Dil mezâlimini ve "Totaliter Şef" idâresinin içyüzünü gözler önüne seren bir vesîka Sadri Maksudi'nin 21 Mart 1938'de Üniversiteden azledildikden bir müddet sonra (üstelik yüksek bir maaşla

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve Hakîkî mensûbiyeti

Dünden devam (224) Filhakîka, "Denizbank", Türkcenin mantığı bakımından mânâsızdır, abes bir söyleyiştir, şîvesizlikdir; çünki bu takdîrde, "demir kapı" misâlinde olduğu gibi, deniz yâhud denizcilikle al̃âkalı banka değil de, "banka"nın kendisi "denizdir", "denizden yapılmıştır" denmiş olur. "Her şeyin en doğrusunu bilen" "Büyük Rehber"in bunları b

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (223)

"Bir zamanlar, Uydurma Dil aleyhinde bulunmak, vatan hâinliği gibi bir şeydi!" Elimizde, dil mevzûunda dahi bütün Memlekette ve bu meyânda matbûât, muharrirler, ilim adamları üzerinde estirilen tedhîşe şâhidlik eden çok kıymetli bir makâle var: Münir Süleyman Çapanoğlu'nun "Dil Fâciâmız" başlıklı makâlesi… Gazeteci, mütercim, matbûât târihimiz ve