MUSTAFA KEMÂL'İN DEĞİŞMEZ HÂRİCİYE VEKÎLİ DR. TEVFİK RÜŞTÜ ARAS: ONİKİ ADA, YUNANİSTAN'A VERİLMELİDİR!
Bütün Kemalist Totaliter Rejimin Anadolu Adaları'na dâir zihniyet ve siyâsetini ifâde eden bir makâle, Mustafa Kemâl'in değişmez Hâriciye Vekîli, Cemâatdaşı Tevfik Rüştü Aras'ın kaleminden çıkmıştır: "Oniki Ada"... Neşreden, aynı Cemâatten Sertel'lerin Tan gazetesidir. Târih, 25 Temmuz 1945...
Mezk̃ûr makâlenin en canalıcı iki pasajı, rahmetli Kadir Mısıroğlu'nun Lozan Zafer mi, Hezimet mi ünvânlı eserinde (1973: II/392-393) nakledilmiştir. (Makâlenin tamâmına ulaşmak için İnternet üzerinden günlerce yaptığımız araştırmalar bir netîce vermedi. Onun üzerine, pek zengin bir kütübhâne ve arşive sâhib bulunan, kıymetli araştırmacı ve müellif, kadîm dostumuz İsmail Hacıfettahoğlu'na mürâcaat ettik. Sağ olsun, 25 Temmuz 1945 târihli Tan gazetesinde mezk̃ûr makâlenin münderic olduğu iki sayfayı hemen aynı gün bize ulaştırdı. Bu târihî vesîkanın gün ışığına çıkmasına yardımı ve zahmetleri için kendisine candan teşekkür ediyor, Rabb'imizden, feyizli ömrünün uzun olmasını niyâz ediyoruz.)
Aras, bu makâlesinde, İtalyanların idâresi altında bulunan Oniki Ada ahâlîsinin hemen hemen tamâmının Rum olmasını mesned göstererek, Adalar'da Rum Cemâatinin muhtâr ("otonom") bir idâresinin têsîs edilmesinin hakkâniyetli olacağını müdâfaa etmektedir. Ona nazaran, bu muhtâr idâre, "tam istiklâl esasına" müstenid olacak, Yunanistan'la sıkı münâsebet hâlinde bulunacak ("Yunanistan'la berâber yürüyecek"), vatandaşları gönüllü olarak Yunan Ordusunda askerlik hizmetini îfâ edecek ve nihâyetinde, Oniki Ada, halkının hür irâdesiyle Yunanistan'a iltihâk edecekdir; ki bu da "kıymetli" bir netîcedir... Bu gâyeye mâtûf olarak: "Yunanistan kral naibi Damaskinosun bugünlerde bu adaları ziyaret etmesini ve oralardaki muvakkat askerî idarenin, İngiliz kumandanı general Alexandre'ın emri altında kalmak suretiyle, Yunan askerî kıtalarına verilmesini" memnûniyetle karşılıyor...
"Yunanistan ile Türkiye'nin birbirini ikmâl ettiğini" (dîğer tâbirle, tamâmladığını) iddiâ eden Aras, Oniki Ada hakkında Enosis tarafdârlığıyle de iktifâ etmiyor, İngiltere, Yunanistan ve Türkiye'ye, ik̆tisâden kıt imk̃ânlara sâhib olan Oniki Ada'nın Rum halkının kalkındırılması ve huzûr içinde yaşaması için müştereken tedbîr alma vazîfesi de yüklüyor...
(Tan, 25.7.1945, s. 1) (Kıymetli araştırmacı muharrir ve müellif İsmail Hacıfettahoğlu kardeşimin arşivinden -8.4.2026-)
"Mutlak Şef"in değişmez Hâriciye Vekîli Tevfik Rüştü Aras'ın, Cemâatdaşlarının gazetesinde, "Oniki Ada"nın Yunanistan'a ilhâkını müdâfaa eden başmakâlesi...
***
Makâlenin bir başka ibretâmîz vechesi, ("Mutlak Şef"in "zâhirî tarafsızlık" siyâseti îcâbı) 1930'lu senelerde, Faşist İtalya'yle dostluğu göklere çıkaran bu zevâtın, şimdi, "dünyanın huzurunu ihlâl eden faşist politikacıların ikinci cihan harbinde yere serilmiş olması iyiliklerinden olarak, Adalar'ın, İngiltere tarafından Faşist işgâlinden kurtarılmış olmasından" bahsetmeleridir... Dîğer taraftan, bu Marksist-Kemalist siyâsetcinin aklına göre, Adalar'ın "Faşist İtalya"nın elinden alınıp Yunanistan'a teslîm edilmesi, bizim de alkışlamamız gereken bir "kurtuluş" imiş!
Kemalist Rejimin Adalar siyâsetinin içyüzünü anlamak bakımından gâyet ibretâmîz ve bu cihetle büyük târihî kıymeti hâiz olan bu makâlenin tamâmını ik̆tibâs ediyoruz:
Aras'a göre memnûniyet verici bir gelişme: "Oniki Ada'daki muvakkat askerî idârenin Yunan askerî kıt'alarına verilmesi"
"Lozan muahedesiyle İtalyaya terkedilmiş olan dünya güzeli Rodos ve İstanköy adalariyle bu camiaya dahil olan diğer adaların faşist işgalinden kurtarılmaları sayesinde on iki ada namiyle yâdolunan içlerinden Meis gibi bazı küçükleri Anadolunun karasuları içinde olan yerlerin de yeni talii meselesi milletlerarası siyaset masası üstüne gelen işler arasına girmiş bulunuyor.
"Gazetelerimizde yayınlanan haberlerden Yunanistan kral naibi Damaskinosun bugünlerde bu adaları ziyaret ettiğini ve oralardaki muvakkat askerî idarenin, İngiliz kumandanı general Alexandre'ın emri altında kalmak suretiyle, Yunan askerî kıtalarına verildiğini de öğreniyoruz.
"Samimî dostumuz olan Yunanistanla aramızdaki deniz hududiyle ilgili bu iş etrafında Yunanistanın [ve] bu adaları kurtarmış olup bizimle de bir ittifak muahedesi yapmış olan İngilterenin hükûmetimizle ne gibi temaslarda bulunduklarını bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey varsa o da Rodos'ta pek mahdut bir Türk azlığından başka bütün bu adalar sakinlerinin umumiyetle Rum ve Ortodoks oldukları ve ayni zamanda bu adaların Anadolu yanında bulunduklarıdır. Bu iki vakıa ve hakikati gözönünde tutmıyarak oniki ada için ileri sürülecek her türlü mütalâa objektif sayılamaz. Memleketimizin komşumuz Yunanistanla en sıkı dost olmalarına ne derece taraftar olduğumu ve bu iki memleketin beraber olmalariyle biribirini ikmal ettiklerine inandığımı ve bu kanaatimi iş başında ve iş dışında geçirdiğim siyasî ömrüm boyunca her yerde ve her münasebetle müdafaa ettiğimi ve edeceğimi herkes bilir.

35