Ünal Bolat

Ünal Bolat

Türkiye
Yaşam / Okur Soruları 625 yazı 1 takipçi

Sosyete dilencisi

"Niye inkâr ediyorsun kardeşim, bal gibi de Şevket'sin... Kırk yıllık arkadaşımı bilmem mi ben"Dinimiz dilencilik yapmayı haram kılmıştır. İzzet sahibi olun zelil olmayın demiştir. Pek çok ayet ve hadiste bu konu açık açık belirtilmiştir. "Veren el alan elden üstündür" bunu bilmeyen duymayan yok gibidir.Şevket benim gibi sade bir yaşantısı olan ail

Kalbini bıraktığın yer

"En ağır imtihan geri dönüşteymiş. İstanbul'a yuvamıza döndüğümde bunu hissettim"Hacca gidiş hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum. Kâbe-i şerifi karşımda ilk gördüğümde nutkum tutulmuştu. İlk duamın ne olacağına karar verememiştim. Ne diyeceğimi ne söyleyeceğimi bilemez düşünemez hâldeyken zihnimde Hazreti İbrahim aleyhisselâmın o meşhur tesl

Kelimeler boğazımda düğümlendi

"Kalbi Mekke'de asılı kalanlar için, bir hatıra, esasında bir yaşanmışlık hatırasıdır bu..."Tam bir sene önce hac mevsimi yaklaştığında içim içime sığmıyordu. Takvimler o mübarek günü gösterdiğinde, ömrümün en büyük hayali için yola düşenlerden birisi de bendim... Önce gönüllerin şifası, bir türlü doyamadığım Medine karşıladı bizi.Âlemlerin Efendis

"Ya Rabbi sen yardım et"

"Sen yeter ki samimiyetle iste. Yüce Allah yardıma komutan değil komutanlar gönderir."Yıllar önce yaşadığım askerlik hatırama bugün de devam ediyorum... Bölük komutanıma "Hallederiz komutanım ama on gün izne ayrılmam lazım" dedim. Sonra da nasıl yapacağımı hiç bilmediğim bir işe giriştim. İzmir Bölge Müdürümüze telefonla durumu anlattım. O bana bab

"Bunlar bize neler yapmış!"

"Bir büyüğümün 'bedeli ödenerek alınan kitap daha değerli olur' sözünü hatırlıyordum..."Hatırama devam ediyorum... Birkaç gün sonra bölüğümdeki arkadaşlarımla çay sohbeti sırasında karargâhta namaz kılacak bir yer bulamadığımı ve Türkiye Gazetesi Bürosu çalışanı olduğumu usulünce anlattım. Sağ olsunlar bana hemen namaz kılacağım bir oda ayarladılar

Uyanınca "hayırdır inşallah" dedim

"Gazete dağıtıcısı olarak iki sene çalıştıktan sonra askerlik için İstanbul Tuzla'ya gittim."Mühendislik diplomamı aldığımda, kendisiyle ilk defa 17 yaşında tanıştığım ve uzun yıllar Türkiye Gazetesi Ege Bölge Müdürü olan Ziya Yalçın Bey'in yanına giderek, çalışmak istediğimi söyledim. Mühendis olduğumu biliyordu. Yine de "ne iş yapmak istiyorsun"

Sekizinci kişi ne yapıyor

"Bu milletin hemen her alanda sekizinci kişilerine ihtiyacı var. Hem de hiç olmadığı kadar..."Çocukluğum, babamın görevi dolayısıyla bir köyde geçti. Bilenler bilir, eskiden köylerde şimdiki gibi insanlara boş vakit geçirtecek meşguliyetler yoktu. Hatta bazı köy kahvelerinde oyun dahi yoktu. Soğuk havalarda is ve kestane kokan sobalar, çıtırtıların

Gördüğüne göre öfkelenmek!

"Öyle ki kapı kapanırken metrobüsten içeri girmeye çalışmış kaba saba biri sanılmıştı"Metrobüs durağında kapı hizasında bekleyen genç kız, gelen metrobüse binmekle binmemek arasında kararsız duruyordu. Metrobüsün kapısını tıkadığının farkında değildi. Oraya gelen beyefendi ise kızcağızın bineceğini zannederek arkasında beklerken nezaketen de kızcağ

"Beni gazeteye abone yap"

"Ben senin inanarak içten teklifine ve isteğine hayran olduğum için abone oldum."Babamla ilgili hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum... Babam dostlarıyla birlikte köylerde akupunktur satmak için ilk defa gittiğimde, yeterince dua bilmememe rağmen ilk vakit namazımı onunla beraber kılmıştım. O gün benim de hayatımın değiştiği gün olmuştu. Erte

Cömertliğinin sınırı yoktu

"Hayat rüya gibi geçmiş, 14 Temmuz gecesi babamın ebedî âlem yolculuğu başlamıştı..."Hatırama bugün de devam ediyorum... Babamın cömertliğinin bir sınırı yoktu. Cebindeki son kalan parası bile olsa birini sevindirmek için hiç düşünmez, onu hemen harcardı. Sevdiklerini mutlu etmek için onlara aldığı herhangi bir şeyin bir kere beğenilmiş olması onu

En derin baba sevgisi

Şair bir şiirinde; "Sizin hiç babanız öldü mü Benim bir kere öldü, kör oldum" diyor!..Oysa ben onu tanıyana kadar zaten körmüşüm de haberim yokmuş. 26 yaşımda onunla yeniden görmeye başladım. Üstadın bir şiirinde dediği gibi;"Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum!/Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum."'Kız çocuklarının babalarına olan sevgisi

Şefkat öyle bir dildir ki...

"Hayattan çok büyük beklentisi olmayanın, çok büyük derdi de olmazmış" derler...İnsan kendi kalitesini kendi belirlermiş. İşte bu muazzam bir adalet. Şefkat öyle bir dildir ki, sağır da duyabilir, kör de görebilir. İnsanları şefkatle karşılamalıyız. Yazdıklarımızın kolay anlaşılabilmesi için gerçek hayattan birkaç örnek vereceğim: Cihazımın aparatı