Ünal Bolat Tüm Yazıları

578 yazı (11 - 20 arası) listeleniyor

Kuş bakışı İnegöl'ü seyrettik...

"İnegöl'e dönüşte arabayı bir tamirciye götürüp kabloları elden geçirtmemi söyledi..." Komşumuzun köyüne yaptığı iftar davetini kırmayıp İnegöl'den hareket etmiştik ama yolda benim eski model otomobil arıza yapmasın mı Ne yapsam ne etsem bir türlü çalıştıramıyordum. Tek tesellimiz köye de az kalmıştı. Hava çok sıcak olduğu için diğer üç yolcuyu y

09.04.2019
4 0 0

"Arızanın sırası mı şimdi.."

"Doğal güzelliğinden, verimli topraklarından bağ ve bahçelerinden anlatır dururdu..." Marmara'nın incisi Yeşil Bursa'nın güzel ilçesi İnegöl'de Hükûmet Tabipliğinde 1981 yılı Haziran ayında göreve başlamıştım... İnegöl'ü bilmem anlatmaya gerek var mı Bir tarafını Uludağ'a dayamış, bir tarafı alabildiğine yemyeşil, birçok meyve ve sebzenin yetişt

08.04.2019
2 0 0

"Benim annem nerede"

"Gelen adamın kucağında ağlamaktan gözleri kızarmış, minik kız çocuğunu hatırladım..." Dışarı çıktığımda, ben alnıma biriken teri silerken çaresizliği yaşıyordum. Dışarıda büyük bir korku ve endişe; bir o kadar da umut içinde bekleyen baba, kapı açılır açılmaz kucağında uykuya yenik düşmüş minik çocuğuyla yerinden bir ok gibi fırlamıştı... Gözünü

07.04.2019
3 0 0

Ah büyük mecburiyet!

"Adamcağızın yanında bulunan üç dört yaşındaki kız çocuğu da dikkatimi çekmişti..." O yıllar hastanelerin uzmanlık isimleri ismi şimdiki gibi güncellenmemişti. Örnek olarak Kadın Doğum Uzmanlığının adı "Nisaiye" idi. İç Hastalıkları Uzmanına "Dâhiliye Mütehassısı" deniliyordu. Genel Cerrahinin ismi de "Hariciye" idi. Türk Edebiyatında Peyami Safa'

06.04.2019
3 0 0

Tuhaf bir yalnızlık!..

"Eşlerinizin sizden beklediği birazcık sevgi birazcık ilgi, ne olur bu ilgiyi onlardan esirgemeyin!.." Siz şu anda bu yazıyı ne hâlde okuyorsunuz bilemiyorum ama ben evimde yalnızlığa terk edilmiş bir duyguyla yazıyorum... Önceleri, beyimin şefkat ve ilgisinden mahrum iken, bu ilgisizliğe şimdi oğullarım da ortak oldu. Hâlbuki ben onları, binbir t

05.04.2019
2 0 0

Fayda vermez pişmanlık!..

"Yıllardan beri içimde hiç küllenmeyen pişmanlık ateşi, beni her geçen gün yakıp kavuruyor..." Ben, varlıklı sayılacak bir ailenin kızıydım. Yirmi yaşıma geldiğimde, annem babam yerine işlerimi kendime danışıyor, "zevkler ve renkler danışılmaz" diyerek, müstakbel eşimi kendim beğenmeye çalışıyordum. Evleneceğim kimsede aradığım özelliklerin içinde

04.04.2019
2 0 0

Evliya diyarı İstanbul

"Diyeceksiniz ki bu mahalle nerede Tabii ki evliyalar yatağı İstanbul'un şirin Fatih ilçesi..." İstanbul'un Fatih ilçesinde geçen çocukluğumu anlatmaya bugün de devam ediyorum... O gelenek ve göreneklerimizi yazarken gerçekten duygulandım. Çiroz uskumru ve küçük palamutlar kurutularak yapılırdı. Biz onu salataya katardık. Annem iri palamut veya

03.04.2019
3 0 0

O zamanlar marketler yoktu

Kandil geceleri çocuklar ellerine kâğıt fener alırlar ve evleri gezerek bahşiş toplardı. Çocukluğumun semtini, mahallemizdeki sosyal hayatı ve geleneklerimizi anlatmaya devam ediyorum... Kandil geceleri çocuklar ellerine kâğıt fener alırlar ve evleri gezerek bahşiş toplardı. "Yağ parası, mum parası, akşam oldu kandil parası" diye bir tekerleme sö

02.04.2019
2 0 0

Karagümrük'ün mert gençleri

"Kandil geceleri Karagümrük çocukları ellerine kâğıt fener alırlar ve evleri gezerek bahşiş toplardı..." Karagümrük Karabaş Mahallesi, ismini, bahçesinde Karabaş (Kurrabaşı) Veli'nin türbesinin bulunduğu Karabaş Camii'nden almıştır. Bahçesinde çitlembik ağaçları vardı ve bahçesinde oynardık. Sonra caminin karşısında, şimdi yerine apartmanlar dikil

01.04.2019
2 0 0

Bir ihmal bin pişmanlık!..

"O minare ne yazık ki hayatımıza unutulmayan acı bıraktıktan sonra tamir edilecekti..." Evimiz köyümüzün tam ortasında, gürül gürül akan ırmağın hemen bitişiğindeki eski câmiye komşuydu. Bakımsızlıktan yıpranmış caminin yana yatmış minaresi, sanki çaresizlikten boynunu bükmüş garip bir kimseyi andırıyordu. Uzun yıllar tamir görmemişti. Ama bakımsı

31.03.2019
3 0 0