Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

Takvim
Gündem 486 yazı 4 takipçi

Ruh kuraklığı!

Afrika ülkelerinin Dünya Kupası'nda futbolun önde gelen ülkelerine karşı gösterdiği organik mücadeleyi görünce keyif alıyorum. Kaybetmeleri bile rakiplerin kazanmasından değerli. Onlar tarih boyunca sömürülmüş ve kasten yoksul bırakılmış ülkeler. "Afrikalı gibi çalışıyor, Arap gibi yiyor" sözünün açılımına bakarsanız, Afrika'nın verdiği mücadelenin

Hafıza!

Yapay zekanın buruşuk şarkılarının yanında, boş tenekeyle kurumuş ağaç dalı ne güzel orkestra olur. Hele bir de eşlik eden sokak şarkıcısı varsa, alın size doğal sanatın kralı. Yapay zekanın yaşlanma ihtimali yoksa, hayat tecrübesi denen gerçekle de uzaktan yakından ilgisi yok demektir. Hoplaya zıplaya müzik dünyasına uşaklık eden sistemin, birbiri

Yürüyüş hali!

İnsanlar yürüyordu sokakta. Açlar, toklar, bitik olanlar olmayanlar cümlesi. İşi olanlar olmayanlar, hayattan umudu kalmayanlar. Yoksullar, orta halliler, dertli oldukları her halinden belliler. Kimileri bir deniz kıyısına gider gibi kimileri ayaklarının götürdüğü yere gider gibi yürüyordu. Kendilerini bağımsız hissedenler de yürüyordu, bakımsız ol

Gelecek!

Bir okulun duvarındaki cümle dikkatimi çekti. "Çocukları yaşadığı zamana göre değil, yaşayacakları zamana göre büyütmek gerekiyor." Kendi kendime "eyvah" dedim, "nostaljik düşlerim zan altında!" Çünkü bu gerçeğe bakınca; benim geçmişe dönük yazılarımın çocuklara bir faydası olmadığı ortada! *** Sonra yürürken düşünmeye başladım. Çocukları yaşayacağ

Kadir İnanır

Tanımaktan onur duyduğum özel biriydi Kadir İnanır. Yıllarca fotoğrafını çektim, söyleşiler yaptım. Kendi doğrularına hiç yanlış yapmayan keyifli bir adamdı. "Hiddetini en çok, sevincini en az gösteren biri olarak biliniyorsun" diye sorduğumda aldığım cevabı hatırlıyorum. "Evet, çünkü dürüst bir adamım ben." Yüzündeki sert hatlara karşılık "sineman

Özel bir kadın!

İyilikte doktora yapmış bir kadındı. Delikanlı yıllarımın geçtiği mahallenin orta yerinde bütün gün dolanır, kendi kendine akıl almaz sözcüklerle bir akıl sergisinin içinden geçerdi sanki. "İnsanın en değerli gücü hayal gücüdür" diye bir sözünü not ettiğimi hatırlıyorum. Öldüğünü ve sessiz sedasız gömüldüğünü duyduğumda çok üzülmüştüm. Ölmeden yıll

Gözüm arkada!

Mutsuz ve kötümser bir dünyanın içinde mutlu olmak için sebep üretiyorum. Haber izlemiyorum, siyasetle işim yok. Çocuklara bakıyorum, teknolojiyle yanlışlarla ve korkuyla büyütülen çocuklara. Çocukları korumak mazideki yıllar kadar kolay değil artık. Yalanların midyesinden sahte inci çıkaran arsızlar ülkesinde çocuklara kapatılan yolların nasıl açı

Bizim kuşak!

Oturduğum parkta kucağındaki torununu gezdiren bir arkadaşıma çocukların yarınları için duyduğum endişeyi özne yapıp, maziye düşkünlüğümü anlattım. "O günler geçti" dedi. "Geçti ama iz bıraktı" dedim, ardından da "bugünlerde bir çocuğun okul fiyatının kaç milyon olduğundan haberin var mı" diye sordum sustu. Ardından da noktayı koydum, 'geçti dediği

Düşkünlük!

İnsanlık ölmüş ama herkes bilmiyor. İnsanlık bir görüntünün üzerine gömülmüş ama herkes görmüyor. Çünkü kimsenin işine gelmiyor. Yaşlı bir adam, "bu mu sizin teknolojiniz" diyor. Kime diyor Yapay zekaya kurban olanlara, nostaljiye dil uzatanlara! *** Ben de diyorum ki; "alçaklara itibar gösterilirken bizlere yükselmek düşer. Karanlıklar her yanımız

Gerçek babalar!

Teknoloji ve paranın özne olduğu hayatta en değerli gerçektir yalan. Ben kula kulluk etmeyen, Allah'ın kendisine bahsettiği insani değerleri hiçbir şartta terk etmeyen, çocukları ve kadınları incitmeyen babaları sevdim. Küçüklerine el veren, hayat otobüsünde hala büyüklerine yer veren, erkekliğini silahla değil yüreğiyle gösteren babaları. *** Ben

Satış işlemleri!

Para bütün kötülükleri güçlendirdi. Hayatın içinde kendini pahalıya satmak diye bir tabir vardır ki bunda mücadelenin onuru mevcuttur. Ama şerefini satmak diye bir şey vardır ki "ciğer üzerinden bile" beş para etmez! Yıllar önce gariban bir adamı yazmıştım da günlerdir aç kalan adam kolundaki sıradan saati bir tas çorbayla takas etmek için Sirkeci'

Yıldızların altında

Feleğin çarkından çektiği bilete amorti bile çıkmamıştı delikanlının. Kendi halinde bir yaşam sürüyordu da sistemin ağaları beyleri izin verirse, insanca bir yaşama kulaç atmak istiyordu. Kaç zamandır bir kızı seviyordu. Kız da kendisi gibi işçi, bir tekstil atölyesinde makineci. Ailesi, Allah'ın izniyle sevdiği kızı istemeye gittiğinde, "Ne iş yap