Avrupa, Amerika yanıyor. Kuraklık felaket. Derisi yüzülen, burun delikleri kapatılan tabiat ana, maddesel dünyanın teorilerini çökertecek son uyarıları yapıyor. Elini verince kolunu isteyen, meyveyi verince ağacı isteyen insanın harisliğine bunlar ne ki! 'Küresel ısınma' ifadesi dünyanın birçok kesiminde sadece konferans konusudur.
Toplum bilincinin oluşması için öncelikle medyanın ve dünyayı yönetenlerin bu ruha sahip olması gerek. Oysa bütün dünyada 'tüketim çılgını toplum projesi' daha çok getiriyor. Küresel ısınmanın sebepleri, sonuçları ve çözüm yolları hakkındaki bilgiler, bir otomobil markası kadar ilgi uyandırmıyor. Sera gazı emisyonuna sağladığı katkının bile farkında olmayanlar, aşırı sıcaklarda açıyor lüks cipinin klimasını "yemişim küresel ısınmayı" diyor! Çocuklarını benzine ateş üfleyen ejderhalara teslim ederken, gelecekte kim kimi yiyecek bilmiyor!
30 yıl önce yapılan araştırmaya göre dünyada iklim değişikliklerinin önüne geçebilmek için kişi başına 10 bin fidan dikilmesi gerekiyordu. Yakılan ormanlara dikilen oteller ve lüks binalar çıkılacak yolculuğa da gösteriyor, beklenen finali de.
Dünya plastik cenneti. Duygular bile plastik. Amerika'da kullanılmayan eşyaları geri dönüşüm bahanesiyle toplayan ünlü markaların o malları imha ederken denizleri çöplük olarak kullandığını gördüm. Milyonlarca elektronik üründen oluşan manzaraya 'felaket' olarak baktım. Bunlar 'kullan at' sisteminin şirketlere daha çok kazandırmak için yaptığı üretimin bedeli.
Karbondioksiti en çok emme görevi üstlenen denizlere bile sahip çıkmayan, karbondioksit oranının yükselmesiyle mest olan alçakları herkes görüyor da kim ne yapıyor Para tutkusunun küresel ısınmanın kapısını ardına kadar açtığını herkes biliyor da ne oluyor! Dünya yeni savaşların beşiğinde tıngır mıngır sallanırken, ormanlar cayır cayır yanarken, yangının külleri gözlere dolacak, çöllerin sıcak tülü de insanların boynuna dolanacaktır. Ne acıdır ki olan çocuklara olacaktır.
Yapay zeka inşa ettiği gezegende hayal ordularını çocukların üzerine sürerken, bizler hala tarla sürmenin hayalini kuruyoruz. Ormanlarımız yanarken, 'yeni bir otel alanı daha açıldı' diyenleri gördükçe kahroluyoruz da bizim duygularımız kimin umurunda. Ruhu kurak insanlar şimdiki zamanın en değerli canlısı sayılırken!

11