Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 761 yazı 1 takipçi

"Dünyâya oyun için gelmedik!"

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri çocukken, akranları gibi sokaklarda oynamıyordu.Arkadaşları sordu:"Sen niçin oynamıyorsun"Cevâbında;"Biz bu dünyâya oyun için gelmedik ki" dedi.Gençliğinde Hire'ye gitmişti.Orada, "Yâkub-i Çerhî" adını işitti birinden.Görmeden sevdi onu.O sevgiyle yandı, tutuştu.Ve görmek için çıktı evden...Huzûruna girince, Onu çok se

İyilik ve ihsânları öyle çoktu ki...

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, hocası Yâkub-i Çerhî hazretlerine, üç ay hizmet etti.Ve "icâzet" aldı ondan.Başkaları, senelerce hizmet ettikleri hâlde bu nîmete kavuşamamışlardı.Bir gün, bu zâta geldiler.Bunun sebebini sordular.O büyük zât da;"Çünkü o; yağını, fitilini hazırlamış olarak geldi. Biz sâdece yakmak için 'ateş' verdik. Siz de onun gibi

"Efendim, kul hakkı neden zordur"

Türkistân'ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerine, bir gün bâzı sevdikleri gelip;"Efendim, bu yüksek dereceye nasıl kavuştunuz" diye sordular.Şöyle anlattı:"Benim, tasavvufla hiç ilgim yoktu.Evliyâlık nedir, bilmiyordum.Hiçbir tasavvuf kitâbı da okumuş değildim.Ama bir hasletim vardı.Darda kalanların yardımına koşardım.Dost düşman

"Haram, ateş gibidir evlâdım"

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin zamânında bir genç vardı ki, bu büyük velîyi çok severdi.Ama bâzen nefsine uyup günah işlerdi.Yine bir gün şeytana uyup günah olan bir iş yapıyordu.Bu zâtın sesini duydu.Ve toparlandı birden...Zîrâ büyük zât, o gence;"Dur, sakın yapma! O iş günahtır" diye seslenmişti.Etrâfına bakındı.Kimseyi göremedi.Oradan hocasını

"Allah diyen mahrum kalmaz"

Türkistân'ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin bir talebesi vardı.Bu zâtın emriyle gittiği bir ticâretten dönüyordu ki, yolda bir grup harâmîyle karşılaştılar...Kervan, kıymetli mallarla doluydu.Ama hiç endîşe etmedi.Kendi kendine;"Beni, üstâdım gönderdi. Öyleyse bir şey olmaz" dedi.Gözlerini kapadı."Yâ Rabbî! Hocamın hürmetine

Her görüştüğü kimseden duâ isteyen zat...

Türkistan'ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin kabr-i şerîfi Semerkant'tadır.Gençliğinde her görüştüğü kimseden duâ isterdi.Kim olursa olsun...Bunu âdet etmişti kendisine.Bir gün buğday satın alır bir köylüden.Parasını ödeyip ayrılır.Ancak üç gün sonra ayılır.Kendi kendine;"Eyvâh!.. Ben o köylüden duâ istemedim. Belki de saadet

Tıraşın yarısında kalkıp giden zat!

Konya'da dünyâya gelen Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün berberde tıraş oluyordu.Tıraşın yarısında kalktı.Ve hızla bir yöne gitti.Berber merak etti hâliyle.Niçin böyle acele gittiğine bir mânâ veremedi.Ancak yarım saat geçti.Birden geri gelip oturdu yine berber koltuğuna.Berber tıraşa başlayıp;"Merak ettim efendim. Az önce âcil olarak kalkıp git

Bir duası kâfiydi

Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün bir köye uğramıştı.Birisi, bu zata gelip;"Efendim, benim babam şu anda çok hastadır. Ayağa kalkamıyor. Bir ziyaret etseniz" diye rica etti.Büyük Velî kabul etti.Vardı hastanın yanına.Biraz konuşunca, bozuk bir itikada saplanmış olduğunu anladı.Çok üzüldü!Ve o kimseye;"Hastalıktan şifa bulursan, bu bozuk itikatta

Büyüklere danışmak mühim...

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerine, sevdiği bir tüccar gelerek;"İzin verirseniz ticârî bir sefere çıkacağım" diye arz etti.Büyük velî;"İyi olur. İnşallah çok para kazanır ve âfiyetle geri dönersin" buyurdu.Adam da ayrıldı.Sonra bir tanıdığına rastlayıp, ona da sordu bu işi.O kimse de;"Bana soruyorsan, gitme" dedi.Kafası karıştı.Ama yine de çıktı o sefer

Alacaklılardan kaçantüccar!..

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin Ebül Kays adında tüccar bir talebesi vardı.Bu kişi, bu büyük zâtın ismini duyduğu, ama kendisini henüz görmediği günlerde gemiyle mal getiriyordu.Derken fırtına çıktı denizde.Ve gemi suya gömüldü.Kendi de aynı gemideydi.Bir tahtaya tutunup zor çıktı kıyıya.Ama mal ve para nâmına hiçbir şeyi kalmamıştı adamcağızın.Üste

"Duâya ihtiyâcım var efendim"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna bir gün sevdiği bir tüccar gelip;"Efendim, duâya çok ihtiyâcım var, izniniz olursa para kazanmak için sefere çıkacağım" dedi.Büyük velî onu dinledi.Ve sabırdan bahsedip;"İnsan, başına gelen her türlü belâya sabredip şikâyet etmemesi gerekir" buyurdu.Adam bir şey anlamadıNiçin böyle söylemiştiSormaya da utandı

"Yâ Rabbî! Sen onları affeyle"

Seyyid Ebül Vefâ hazretleri bir gün bâzı talebesiyle Dicle kenarına gitti.Sohbet esnâsında karşıdan bir geminin geldiğini gördüler.Gençler gülüp eğleniyordu.Sesleri tâ onlara geliyordu.Talebeler kızdılar .Hocalarına dönüp;"Efendim, şunlar ne hayâsız kimseler. Duâ buyurun da Allahü teâlâ onları kahretsin" dediler.Ebül Vefâ hazretleri, ellerini duâya