Zamanın kıymeti

Zamanı harcayan ile zamanla yarışan insan arasındaki uçurum, acaba kaybedilen çocukluk saflığında mı başlıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, zamanın insan hayatındaki en kıymetli varlık olduğunu ve nasıl kullanıldığının kişinin karakterini belirledğini ileri sürer. Çocukluk saflığında kaybolan temizliğin zamanla ilişkimizi nasıl şekillendirdiğini sorgulamakla bu argümanı destekler. Peki, çalışkan insanın temiz yürekli olup olmadığını nasıl ölçebiliriz?

Dünyadaki en kıymetli şeylerden biri de zamandır. Paradan daha kıymetlidir hatta. Fakat bazen nereye harcayacağımızı bilemez, vaktimizi ziyan ederiz.

Tembelin zamanı boldur. Ona göre vakit bitmek tükenmek bilmez. Nakit zengini olamasa da vakit zenginidir, o. Eli boş gönlü hoştur. Müsriflik yapar, durur. Zamanını lüzumsuz işlere saçıp savurur.

Çalışkan insan zamanla yarışır. Başını kaşıyacak vakit bulamadığı için boşa harcayacak zamanı da yoktur. Her yerde dakik davranır. Ömrünü dolu dolu geçirir.

Zamansa hâlimize göre değişir. Bir bakarsın su gibi akar, nasıl geçtiğini anlayamaz insan. Bazen yel gibidir; uçup gider bazen de yıl gibidir yerinde sayar.

Her işin de bir vakti vardır:

Vakti gelmeden önce çiçek açmaz.

Ağaç yaş iken eğilir.

Demir tavında dövülür.

Zamanla ilgili kurallar net ve serttir.

Vakitsiz öten horozun başı kesilir.

Kimse vaktinden çalanları sevmez.

Zamanla yarışırız, fakat zamana karşı koyamayız. Kimi yaralarımızın iyileşmesi için zamana bırakırız.

Vakti saati gelince ömür de yarış da biter. Sanki göz açıp kapamış gibi oluruz. Ne bir saniye erken gelir ne de bir salise gecikir, ölüm. Kimilerimiz veda etmeye bile vakit bulamaz...

İmamı Rabbani hazretleri buyurdu ki:

"Vakit keskin kılıç gibidir."

Vaktinizi aldım, kusura bakmayın.

Rumuz: "Gölge"

ŞİİR

Boncuk dizen çocuklardık

Temiz yürekli, boncuk dizen çocuklardık biz.

İncir ağaçlı duvar, taşlık yolu keserdi.

Dedem orda öksürse, gülüşmeyi keserdik.

Temiz yürekli, boncuk dizen çocuklardık biz.

Kem gözlerden uzaktık, yalan dolan bilmezdik.

Sırça köşklere giden yolda hülyalar dizdik.

Yıldıza ışık satmak için gökleri gezdik.

Temiz yürekli, boncuk dizen çocuklardık biz.

Puanlı giysi, pembe toka, yerde kilimlerle,

Naylon bebek, sapsarı saçlar, pul pul simlerle,

Meridyen kadar geniş, büyük tebessümlerle,