Yaşar Değirmenci

Yeni Akit

İtikadımızı ve zihniyetimizi gözden geçirelim!

İnsan fıtratına uygun bir itikat ve zihin inşasına ihtiyacımız var. Yaşadığımız her olayın peşinden sürükleniyoruz. O hâle geliyoruz ki selin önündeki kütük, rüzgârın önündeki yaprak gibi olmaktan kurtulamıyoruz. Zihnî ve itikadi yapımızı âcilen gözden geçirmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak sadece bilim, teknoloji ve ekonomik kalkınma ile insanlığın

Kemalistlerde yeni müfredat paniği ve Erol GÜNGÖR'den dersler

Okul öncesinden lise son sınıfa tüm eğitim kademelerinde yürütülen yeni müfredat süreci kapsamında, Bakanlık bünyesindeki ilgili birimlerde komisyonlar oluşturulması, komisyonların akademisyenler, eğitimcilerin, eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin aralarında olduğu geniş katılımla düzenlenen çalıştaylarda, müfredatın yol haritasının belirlenmesin

Asıl derdimiz dertsiz insanlar!

İmkânlar arttıkça, o imkânlarla bir şeyler yapabilme heyecanı-şuuru zayıflıyor. Konfor ve rehavet bizleri dünyevileştiriyor. Öyle bir noktaya geliniyor ki bütün imkânlar önüne serilse kendi nefsinin prangalarından kurtulmadığı için insanoğlu o imkânların birini bile kullanamıyor. Nefse esaret, insanı önce nefsine köle eder, sonra hürriyetini verir.

Eller bayram eder ben düşünürüm

Dinimiz, imanımız, mukaddeslerimiz, millî manevi değerlerimiz; Türk milletinin ortak değeridir. Şahısları putlaştırmayın! Ezberlediğinizezberlettiğiniz kavramları ne zaman öğreneceksiniz Ne zaman kafanızdaki şablonun (demokrasi, laiklik, inkılap, vs.) dışına çıkacaksınız Kendi değerlerinizi yaşamasanız bile ne zaman öğrenip, sloganlardan kurtulaca

İran tehlikesinin boyutlarını kavrayabilmiş değiliz!

Gazze'de soykırım bütün hızıyla devam ediyor! Ama biz bir haftadır bir tiyatro izliyoruz İsrail ile İran arasında! İsrail-İran valsini. Altını çizerek hatırlatıyorum yeniden: İsrail'in İran'ın Şam Büyükelçiliği'ni bombalamasını şiddetle kınamak gerekiyor! Ama bunun bir oyunun parçası olabileceğini de aslâ gözardı etmemek önemli. Çok büyük bir tehl

Yalan Söyleyen Tarih Utansın!

Merhum Mustafa Müftüoğlu'nun 70'li yıllarda okuduğum tarih kitaplarının başlığı, bugünkü yazımın başlığı. (Önemli Olaylar, Tarihi Gerçekler adıyla Başak Yayınları'nda yeniden basıldı. Mutlaka okunmalı.) Çok dertli tarafımız; eğitimimizin son yüzyıldır bize ait olmayışı. Yetişen nesillerin de Batı uşağı olarak yetiştirilmesi, Öyle ki vatanını, devle

Kendimize gelelim! Özümüze dönelim sabır ve şükrü hayatımıza yerleştirelim

Ahlaksız ve manasız "Cinnet uygarlığı"nın krizden krize sürüklediği insanlığı bu krizden kim kurtaracak Teknolojinin, paranın, şanın, şöhretin, şehvetin insanlığın dengesini bozduğu asrımızda yerinden koparılan değerleri yerine kim koyacak Toprağın yerini ziftin ve betonun aldığı bir çevreye rengini kim verecek Ailelerin dağılmaya yüz tuttuğu, içk

AK Parti özeleştiri yaparken Kemalistleşme ve sekülerleşmeyi de sorgulayabilecek mi

Seçimlerin Ramazan ayında yapılması, Ramazan'ı gölgede bıraktı. Seçim sonuçları da herkes tarafından ilmi, fikri olmaktan ziyade ideolojik veya partizanca yazıldı, çizildi. Siyaset üstü fikri ve dini yazılara ağırlık versem de bu hususa da temas etmem gerekiyor. Siyasi başarı insan unsurunda düğümleniyor. İnancımız başta olmak üzere, geleceğe iliş

Müslüman olarak yaşamak ve Müslüman olarak ölmek

Hayat yolculuğumuzda sevinçlerle hüzünler, tebessümlerle gözyaşları hep iç içedir. Hüzünlü umutları besteleriz zaman zaman. Korku ile ümidi, ifrat ile tefridi, hayal ile gerçeği, varlık ile yokluğu bünyemizde taşırız hep. Bu bazen "sınav"a dönüşür. Bazen âlim tarafımız, bazen ârif tarafımız, bazen de cahil tarafımız galebe çalar bu "imtihan dünyası

Bayramlarımızı "Bayram" yapalım!

Bizleri Ramazan Bayramı'na ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Müslümanlık bilincimizi yenileyen, millet olma irademizi diri tutan; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı pekiştiren, rahmet ve bereket dolu müstesna günler olan Ramazan ayını yaşadık. Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa da inançları ve ideall