Vahdettin İnce

Vahdettin İnce

Star
Gündem 254 yazı 2 takipçi

Ne olacak bu Amerika'nın hali

Trump'ın ikinci kez başkan olarak seçilmesinden bugüne kadar sergilenen davranışlar, kullanılan dil, insana ister istemez bu soruyu sorduruyor.Mesela Dışişleri bakanı geçenlerde alnına haç işaretini çizmiş vaziyette çıktı basının karşısına. Önce "birileri yapay zeka marifetiyle alnına bir kara leke sürmüş herhalde" diye düşündüm. Çünkü görüntü akıl

Dağ bize neyi anlatıyor

"Yeryüzüne insanları sarsmasın diye sağlam dağlar yerleştirdik" (Enbiya, 31).Hiç kuşkusuz ayetlerin ilk anda anlaşılan zahiri anlamları esastır her zaman. Dolayısıyla bu ayet yeryüzünün jeolojik yapısına dair bir hakikate işaret etmektedir. Ancak bunun yanında dinî nassların, özellikle Kur'an-ı Kerimin dilinin sembolik olduğunu da biliyoruz. Bu açı

Sykes Picot'un ikinci yüz yılıSosyolojik bölünme

Kaç keredir yazıyorum, şu Sykes Picot musibetini. Matruşka gibi, yüz yılda bir yeni bir boyutu ortaya çıkıyor. Bizim meşhur Lozan'ımızın gizli maddeleri gibi. Korkarım bir yüz yıl daha hayatımıza yön verecek. Belki de yüz yıllarca. Şimdiki aymazlığımız devam ederse.İlk yürürlüğe girdiği dönemde, İslam ümmetinin fiziki parçalanmasını öngörüyordu. Çü

Bin yıllık kardeşlik, yıkım sürecinden alnının akıyla çıkmıştır

Arapça bir kelime olan ve günümüz Türkçesinde "yorum" anlamında kullanılan "tevil" kelimesi sözlüklerde "bir şeyin ilk örneğine döndürülerek anlaşılması" şeklinde açıklanır. Ömrünü sözlüklerle geçirmiş biri olarak meseleleri tarihsel örneklerine döndürerek anlamlandırmak bende bir meleke haline gelmiş bu yüzden. Nitekim ne zaman iki yüz yıllık batı

Söz ola kese savaşı

Daha önce kelime, diğer bir ifadeyle söz ile su arasında benzerlik kuran oldu mu, bilmiyorum. Gerçi atalarımız farklı bir anlamı kast etseler de "söz büyüğün su küçüğün" diyerek böyle bir benzerliği kurmamıza kapı aralamışlar. Belki bu yüzdendir ben de her zaman, bir kelimenin, sözün bağlamı ile suyun içinde yer aldığı kap arasında, etki bakımından

"Şafiîlerin markete gitmesi haram"

Bu Çinlilerin bedduası tutuyor arkadaş. Ben Trump'ın yerinde olsam, Çinlilerle fazla dalaşmazdım. Ne öyle fazladan vergi koymalar falan. Alimallah bir beddua ederler, Meksika körfezini bir daha yüzerek bile geçemezsin. Bir kere "ilginç zamanlarda yaşayasın" demişler ("Tarkan" müellifi Sezgin Burak'a sormak lazım, Çin sarayını basan Kürşat için mi s

Kürdinsanı kazanmak

Ben doğarken meşhur Zilan katliamının üzerinden otuz kadar yıl geçmişti. Etrafta ne isyancılar vardı ne de rutin ve sık devriyeler dışında, onlarla mücadele eden güvenlik kuvvetleri. Ama destanlar dolusu, bilincin heybelerinden taşan kan kırmızı hikayeler vardı, iniltili, ah-u vahlı, kanlı, yaralı, hüzünlü, kederli cinsinden. O hadiselerde babasını

Trump'ın "Gazze'ye el koyuyorum" sözü, İsrail'in hezimetinin ilanıdır

Tarihte dar kapsamlı, küçük çaplı olmalarına rağmen, çığır açıcı, istikamet tayin edici, etkileri asırlar boyu süren olaylar vaki olmuştur. Mesela Bedir savaşı böyle bir hadisedir.Kur'an-ı Kerim, Bedir savaşını "ayrışma günü, iki topluluğun karşı karşıya geldiği gün" (Enfal, 41) şeklinde nitelendirir, öncesini tarihten sildiği, sonrasını ise tarihi

Seçmeli Kürtçe dersi

"Onlar söylenenleri dinleyip de en güzeline uyarlar" (Zümer, 18).Bu ayet, alimler, entelektüeller, aydınlar, medreseler, üniversiteler gibi bilgi üreten kurumlar ile devleti yönetenler arasındaki ilişkinin çerçevesini çiziyor. Buna göre olması gereken şudur: Aydınlar ve kurumlar, toplumun huzurunu olumsuz yönde etkileyen sorunlar hakkında kendi bil

"Rabbimiz, biz yenildik, yardım et"

Dünyanın bir liderlik sorunu var. Her yeni gelişme bu gerçeği biraz daha belirginleştiriyor. Özellikle Gazze'de yaşananlar. Malum İbn Haldun "insan, tabiatı gereği başkasının elinde olanı zorla alma eğilimine sahiptir" der ve "bu dürtünün saldırganlığa, zorbalığa dönüşmesini engellemek için insan aklı, devlet kurumunu icat etmiştir" anlamında bir d

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Şöyle yüz, yüz elli yıllık geçmişe bakmak bile yeterli bir fikir verebilir, savaşların çoğundan sonra dünya açısından hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmediğini görmek için. Birinci ve ikinci dünya savaşlarından sonra yaşanan değişim ve dönüşümler baş döndürücüdür mesela. Dünya, bundan önce kimsenin tahmin edemeyeceği değişimlere, dönüşümlere tanık

Anayasa da bir yere kadar

Zaman zaman bu köşede yeni anayasa mevzusuna dair yazılar yazıyorum, kendimce nasıl bir anayasanın hazırlanması gerektiğini anlatıyorum. Sosyolojiden, tarihten, toplumun kültüründen, dininden örnekler veriyorum. Fakat şimdi hepinizin huzurunda itiraf ediyorum. Ben aslında Ortadoğu denilen bu coğrafyada işlerin öyle ileri yasalardan ziyade büyük ölç